Sadece ona selam

Peygamber Efendimizin Mucizelerinden biri de kendisini gören ağaçların ve dağların selam vermesi mucizesidir. Hz. Muhammed (s.a.v) işinden dönüp evine gitmekte olan bir göçebeye rastladı. Ona “Daha hayırlı işe dön” dedi. Selam ve Selamı Yaymak – Riyâzü’s Sâlihîn. Selam; Allah’ın cc 99 güzel isminden biridir. ... (s.a.v.) ona, “Ve aleykes-selâm ve rahmetûllah; ve berekâtûh» diye mukabelede bulundu.Bir başkası da, «Esselâmû aleyke ve rahmetûllahi ve berekâtûh» diye selâm verince peygamber de ona sadece, “Ve aleyke» diye ... Kenzül Arş duasını Kadın üzerinde taşırsa kocası ona ikram eder. Kenzül Arş duasını okursa Cinden, insden ve şeytandan, sancı ve hastalıklardan emin olur. Kenzül Arş duasını okursa kayıp ise ailesine sağ, salim kavuşur: Kenzül Arş duasını okuyan için cin, melek istiğfar ederler. Ömrü bereketli olur. Dostlarıma selam vermekten korkuyorum onlardan selamıma cevap alamayacağımdan korkuyorum.Cevap: a)yeni görüştüğüm herkese selam veriyorum. b)günaydın canım ya da iyi günler diliyorum. c)Bazen idarecilerimizden bir kaçına istemeyerek selam veriyorum. d)Genelde herkese selam vermeye ya da sadece gülümsemeye çalışıyorum.Cevap ... Selam teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı greeting. Greetings from Brazil! - Brezilya'dan selamlar! I give greetings to everyone. - Ben herkese selam veriyorum. hi! And if you see Tom, say hello to him for me. - Ve Tom'u görürsen, Ona benim için selam söyle. In case you see him, please say hello to him for me. Selamı yaymaya çalışmalıyız. Eshab-ı kiram, farz sevabı kazanmak için, sokağa çıkarlardı. (Bir arkadaş, bana selam verir veya ben ona selam veririm de farz sevabı alırız) derlerdi. Uzaktan geçen arkadaşa da selam vermeli, el kaldırıp ağzımızla da (Selamün aleyküm) demeliyiz. Sadece işaretle selam olmaz. Ona selamımı söyle, onun gözlerinden öp ve ona benim onun gözlerinden öptüğümü söyle, sen ki beni sadece anlayan sen, selam söyle ona selam... 19:15 - Doğduğu gün, öleceği gün ve dirileceği gün ona selam olsun. 19:33 - 'Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün selam ve emniyet benim üzerimedir.' 19:47 - İbrahim şöyle dedi: 'Selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü o, bana çok lütufkârdır.' Sahi bir gün bir yerde karşılaşırsanız ona, bende hâlâ bir yerde saklı olduğunu söyleyiniz. Ve biliniz ki bir kadın, sadece sevdiği adamın yanında güzeldir. Ve unutmayınız efendiler; kadınlar, sadece güvendikleri adamların yanında özgürdürler. Hepinize selamlar olsun; ona, gönlümün en ince yerinden hasretle… Ümmetinden ona gelen hediyeleri tek tek sunmak için. Bir milyar insan, hergün, her namazda ona hediyeler sunar, rahmet duaları eder. Birçoğu bununla da yetinmez. ... Ama onun sadece dualarla kazandığı sevaplar saymakla bitmez. Onun için edilen rahmet duaları tükenmek bilmez.

İLİŞKİ, HAYAT, KİŞİLİK SORUNLARI HAKKINDA

2020.09.17 02:37 LairdLion İLİŞKİ, HAYAT, KİŞİLİK SORUNLARI HAKKINDA

Selam beyler, umarım iyi gidiyordur her şey. Öncelikle bu post uzun olacak, vakti olmayan dostların uğraşmasına gerek yok. Tercihim hayat tecrübesi çok olan abilerimin cevap vermesi aslında. Troll davranacaklar da postu okuduktan sonra zaten ciddi şekilde cevap verirler diye umuyorum, pek taşşak geçmelik bir havada değilim. Şimdiden teşekkür ederim.

Genel olarak sorunlarım çok küçük yaşlarda başladı. Maddi anlamda ailem tamamen dipteydi diyebilirim. Orta okulun yarılarına kadar da aynı şekilde devam etti; okula haftalık bir kaç lirayla giderdim, o şekilde bir durum. Tabii bu durumda pek fazla bir şey alınarak, mutlu mesut yetiştiğimi söyleyemem. İki halam, yatalak bir babaannem ve ebeveynlerim ile büyüdüm. Anne ve babam sinir hastalıklarından dolayı yıllardır bir psikiyatri doktoru ile yakınlar, küçük yaşlarda çoklu kişilik bozukluğu ile tanıştım; o doktor sağ olsun ilerleyen yaşlarıma kadar ağır ilaçlar kullanmamı engelledi. Lakin zaman geçtikçe ben bozukluğa alıştım, dışarıya bunu yansıtmayı kestim. Beni tanıyan çoğu kişi bu bozukluğu bilmez bile, o derece kapattım kendi içime. (Bilmeyenler için çoklu kişilik bozukluğu birden fazla kişiliğiniz olmasına sebep oluyor. Çoğu vakada kişilikler birbirinden bağımsız, hatta anıları bölünmüş halde oluyorlar. Benim durumum bundan bir nebze farklıydı, tamamını açıklayacak enerjim yok maalesef :) .) Neyse, orta okulda görebileceğiniz en itici tiptim, erken ergenliğe girmemden kaynaklı boyum çok erken attı, tüm yüzüm sivilcelerle doldu ve daha kötüsü büyük bir burnum vardı. Ama nasıl bir burun, yüzümün yarısını kaplıyordu neredeyse. E bu durumlardan dolayı çoğu kişinin dalga geçtiği bir tiptim; tüm bunlar birleşince bir zaman sonra pasif agresiflik tanısı da konuldu. Orta okul benim için en boktan dönemlerimdi belkide. Ama önemli olan kısım bu değil, sadece fikriniz oluşsun diye açıkladım.

Orta okulda, gittiğim dershanede bir kız ile tanıştım. O dönemde çoğu kişinin ağzının suyu akardı kızı görse ama hem bozukluğum sebebi ile hem de o dönemler hiçbir şey umurumda olmadığından yakın birer arkadaş olduk. Cidden söylüyorum, hayatımda gerçekten güvendiğim tek insan oldu. Ve aklımdan bir kez bile sevgili mevzuları, cinsellik falan geçmedi. Dediğim gibi bütün erkeklerin bir ortamda gözünü alamayacağı bir tipti ama benim için öz kardeşim oldu. Zaten tek çocuk olduğumdan her zaman yalnız büyümüştüm, kafamda dönen sesler ve gördüğüm şeyler yüzünden hiç kimseye değer verecek enerjim olmazdı. Neyse, bir ortamımız vardı bizim. Bu kız da normale göre fiziği daha göze çarpan ve crop-top gibi açık şeyler giymekten çekinmeyen biriydi. Normalde bu arkadaş grubum ile bir alakası yoktu bile, aynı kursta idik ama kursta toplasan 40-50 kişi olduğundan millet tanışıyor eninde sonunda. Zamanla o kız da bu gruba girdi ve herkes toplu muhabbet etmeye başladı, yakınlaştı derken adına D diyeceğim bir arkadaş ve ortamdaki neredeyse çoğu erkek kızın arkasından ileri geri konuşmaya başladı. Bir süre sonra kızın yüzüne bile sekreter, orospu falan dediler. Ben de D'yi bir köşeye çekip bu konuyu konuştum. Yaptığını açıkladım, yanlış olduğunu söyledim. Ve açıkça bir daha yaparsa belasını sikeceğimi de ekledim. Neyse, gülüp geçti falan, konu kapandı. Aradan bir kaç gün geçti, yine kıza kaşar dedi ben de çıkışta bunu bir marangoza sokup yumrukladım. Çenesi yerinden çıkıyordu neredeyse, o derece bir durum. Sonra kıza da olayları anlattım ve böyle tiplerle konuşmasını istemediğimi, ya beni ya da ortamı seçeceğini söyledim. O da ''Bana kimse kimin yanında olacağımı söyleyemez diye bir cevap verdi. Ben de pekala dedim, siktirip gittim. Sonraki bir ay hayatımın en boktan dönemiydi. Bu durum benim hayata bakış açımı tamamen bozdu. Gerçekten, bu olaydan sonra bir daha kimseye güvenemedim ve güvenmeyeceğim. Aynı zamanda oldukça kötü bir kriz geçirip sabah çarşafım kanlı, sırtım tırnak izleriyle uyanmama da sebep oldu; bundan sonra çoklu kişilik bozukluğum iyice hayatımı sikti.

Anlattığım olaydan sonra dediğim gibi kimseye bir güvenim kalmadı. Okuldaki ortam bok gibiydi, ailem maddi olarak çöküyordu, bundan dolayı manevi olarak da sorunlar ortaya çıkıyordu. En sonunda halam babama, babam halama saldırdı; çok fazla detaya girmek içimden gelmiyor bu konuda, kusuruma bakmayın. Tipim desen zaten iğrençti, bunalmıştım her şeyden. Hayatımın en ağır dönemini geçirdim, kafama silah dayayıp uyuduğum geceler oldu. Lakin zaman her acıyı bastırıyor bir şekilde işte. İşin sonunda lise başladı, ben de tamamen değiştim. Yüz yapım, vücudum da aynı şekilde çok abartı bir duruma geldi. Küçüklüğümle şu anımı yan yana koysam benzetemezsiniz, o derece. O dönemden sonra hayatımda isteyip elde demediğim kimse olmadı. Bundan sonra da olacağını düşünmüyorum açıkçası. Lakin, lisede bir sevgilim oldu. Yaklaşık 1,5 yıl devam etti ilişkim. Görebileceğiniz en doğal ilişkiydi belki de. Altı ay boyunca mükemmel ilerledi, lakin zaman geçtikçe sorunlar beni boğmaya başladı. Lakin onun üzerine yine devam ettim. Altı ayın üzerine sekiz, dokuz aydan fazla işkence çektim ama bırakamadım. Her şeyimi verdim. Zaten lise başlangıcı benim hayatımın ters döndüğü bir dönemdi. Maddi olarak muazzam bir hale geldim, manevi sorunlar umurumda olmadı, notlarım zaten her zaman çok yukarıdaydı vs. Bu kız benim belki de gerçekten sevip değer verdiğim tek sevgilim oldu. İşin sonunda dayanamayacak noktaya gelmiştim, psikolojim iyice bok yolundaydı ve kızın benim ona verdiğim değerin bir gramını geri vermediğini düşünmeye başlamıştım. En sonunda uyarmama rağmen bir kaç şey daha yaptı ve o anda kesip attım. O ana kadar o kadar fazla kez ayrılacağımı söylerdim yakınlarıma ki, bilemiyorum yani... O noktadan sonra kıza karşı hiçbir şey hissetmedim, ne öfke, ne kin, ne umut. Kesip attım sadece. İlerleyen altı ayda kız acı çekti, sonunda unuttu gitti. Kıza da E diyeceğim buradan itibaren.

Bunun üzerine kardeşim dediğim bir çocuk altı, yedi ayın sonrasında bu E ile ilişkiye başladı. O da koymadı, sonuçta kızın hayatını siktiğimi hissediyordum/hissediyorum hala. Onun üzerine yine ciddi bir ilişki yapmayı denedim ve yanı şey ile sonuçlandı. Ben kızı sıktım, her şey rayına oturana kadar her şeyimi ortaya koydum ve düzeldiğinde ben de tükenmiştim, sıkılmıştım. O da ufak bir şey yaptı ve ondan da ayrıldım.

Şu an yine aynı boku yiyorum. Ciddi ilerleyen bir ilişkim var ama bunaldım. Her şeyi yoluna sokmuş olsam da yine tükendim. Lakin fark etmeye başlıyor insan; ben tükenip dursam da işin sonunda kıza yine üzülüyorum. Doğru düzgün konuşsam anlamayacağına yine eminim. Lakin artık bu tarz ilişkiler yürütecek bir kişi olduğumu düşünmüyorum. Her anlamda dengesiz birisiyim. Kafamın içinde bir milyon şey dönüyor. Gece üzgünüm, sabah sikimde değil, akşam çöküyorum. Böyle bir döngünün içindeyim. Artık aynaya baktığımda kim olduğumu anlayamıyorum. O kadar fazla harcadım ki kendimden, o kadar ödün verdim ki aslında kim olduğumu bilemiyorum. Yoruldum ben dostlar. Gerçekten bunaldım. Hem bu durumdan; nasıl kendime tekrar döneceğimden hem de bu ilişki konularını ne yapacağımdan bihaberim. Bu anlamda benzer şeyler yaşamış olanlarınız vardır eminim. Fikirleriniz, yorumlarınız önemli benim için.

Burada anlatmadığım bir çok şey de var, hala beni etkileyen. Namaz kıldıran birinden bir anda inancını kaybetmiş bir insana dönüşmemden tut, egoist birinden kendine saygısız birine dönmeme kadar binbir konu var daha. Her şeyi yazamadım, yazamam da. Şimdiden yardımcı olan, fikir veren herkese teşekkür ederim. Esenlikler.
submitted by LairdLion to KGBTR [link] [comments]


2020.09.13 18:56 Bukalemun_Dede Feridun'a özel hikaye-PART 2

Uyandığımda her şey farklıydı. Bu hisle uyandığımı daha önce hatırlamıyordum. Hemen üstümü giyindim ve en güzel parfümümden sıktım. Kütuphaneye gitmek için yola çıktım. Heyecandan kalbim çarpıyordu. İndim ve kütuphaneye girdim. Tam karşımdaydı. Yavaşça yaklaşıp selam verdim. Başını kaldırdi ve beni gördü. Aman tanrım adeta bir savaşçı meleğe benziyordu. İzin alıp yanına oturdum. İkimiz de bir şeyler okuyorduk fakat ben kitaptan çok ona bakıyordum. Birkaç saat aralıksız çalıştı ve sonra eşyalarını toplamaya başladı. Bana hoşçakal dedi ve gitti. Hemen peşinden kalktım ve bu sefer ben durakta onun yanına gittim. Nereye gittiğini sordum. Hafifçe tebessüm etti ve şelalenin oraya fotoğraf çekmeye gittiğini söyledi. Ona eşlik etmeyi teklif ettim. Çok tatlıvolduğumu ama bunu yalnız kalmak için yaptığını söyledi. Paramparça olmuştum. Tamam diyerek gülümsedim fakat içim kan ağlıyordu. Birden sinirlendim ve "Ben de geliyorum!" diye bağırdım. Şaşırdı. Hayır diye ısrar etti. Çok üzüldüm ve özür diledim. Bir an çok kızmıştım. Sadece bunu gerçekten istediğimi söyledim üzgün bir şekilde. O da bana üzüldü ve tamam diyerek kabul etti. Birlikte fotoğraf çekmeye gittik. Cennette gibiydim. Eğlenip şakalaşıyor birbirimizi hafifçe ıslatıyorduk. Ben dengemi kaybedip suya devrildim. Korkup o da yanıma geldi. Ben sudan çıkınca 10 saniye bakışıp aynı anda kahkaha atmaya başladık. Çok eğleniyorduk. Karaya çıktık. Otururken ona dönüp tüm cesaretimle ondan hoşlandığımı söyledim. Suratı düştü. Peki dedi. Onun için her şeyi yapabileceğimi söyledim. Yavaşça yaklaştı ve elini 2 bacağımın arasından yere koyarak dibime geldi. Nefesini hissederken sihirli kelimeleri duydum "Benimle gel" elimden tuttu ve beni çekti. Çantasından toz gibi bir şey çıkardı ve gözümü kapatmamı söyledi. Tozu yavaşça üstüme döküp bir şeyler fısıldadı. Sonra hadi evime gidelim dedi. Otobüse bindik fakat oturacak yer yoktu. Bana bakarak gülümsedi ve kalçasını bana yasladı. Küçücük ve yumuşacıktı. Tadını çıkar dedi. Uzun süren bir sürtünmenin ardından doruk noktasına geldim. Tam boşalacakken benden ayrıldı. Evine varmıştık. Çok sinir olmuştum ama evde onunla birlikte olabilirdim. Kapıyı açarken evde kimse yok rahat ol dedi. İçeri girdik ve girer girmez beni duvara yasladı. Yumuşacık dudaklarıyla beni öperken kalçalarına dokunuyordum. Yatak odasına gittik. Yavaşça kulağıma eğildi ve birden bağırdı
TEN ZORA ASKERLERİ DÖNÜŞ
duf duf duduf duf duf du du du duf duf du duf duf
birden her yer parladı adeta cehenneme ışınlanmıştık neler oluyor derken bir sallantı oldu LORD TEN ZORA gelmişti yaklaşık 50 santim uzunluk ve 10 santim kalınlıkta yarrağını damarlarından tutuyordu. Bu ne diyecekken kızın burada olmadığını fark ettim. Lord Ten Zora bana bir şey yaptı. erimiş gibiydim beni tek eliyle kavradı ve yarrağını götüme sokmaya çalıştı 4 metrelik gri bir devin elinde yarrağını yemek üzereydim. Bana yavaşça sokmak için dikenli diliyle beni yaladı ve sokmayı denedi girmez diye bağırıp acı içinde kıvranırken tüm yarrağını bana soktu. şerefsiz bana büyü yapmıştı. adeta lastik olmuş 4 metrelik bir devin damarlı yarrağını yiyordum. boşaldığında kusacak gibi oldum ve tüm deliklerimden döl aktı beni yere bıraktı ve her yerimden döl sızıyordu nefes alıp göz kırptıkça göz yaşı gibi döl akıyordu ne oluyor derken ikinci posta başladı beni o gün tam 42 kere sikti artık galaksi liderinin tasmalı orospusu oldum
submitted by Bukalemun_Dede to KGBTR [link] [comments]


2020.08.26 22:14 AUSSIETRIBECHIEF Koca götlü alt komşumu nasıl siktim

Selam beyler size hikayemi anlatacağım,
üniversite tercihimde konya'dan bir üniversite çıktı (adı lazım değil) arkadaşımlarım da whatsapp grubunda hep ''üf akpli götleri ne güzel he sonunda sen de anlayacaksın'' demişlerdi ben de geyik sandım güldüm hep ama sonradan hiç gülmemem gerektiğini anlayacaktım. Üniversite yakını yurt bakındım fakat kirada oturmak daha konforlu geldiği için üniversiteye yakın bir ev tuttum. Ailemle birlikte kiralayacağımız eve karar kıldık ve sonunda ailemle beraber o eve geldik.(eşya vs için araba lazımdı) eşyaları yukarı taşırken merdivenlerde bir göt gördüm aman tanrım, kadın sanki bir at olarak dünyaya gelmiş sonradan insana evrilmişti. tek kelimeyle, cidden ''inanılmaz'' bir götü vardı. az daha zorlasam ikea lambalarına benzetebilirdim. neyse işte eşyaları babam ve abimle taşıdıktan sonra annemin yaşlı göz yaşlarıyla ile beni uğurladılar. ilk günüm odaya alışmakla geçti, bir süre sonra aklıma yakınlardaki bir starbucks'a gitmek geldi ve yola çıktım. yolda ne göreyim, koca götlü alt komşum da aynı starbucks'taydı. götü o kadar büyüktü ki sandalyeden düşmemek için habire ağırlığını ortalaması gerekiyordu. bunu bir güzel kestikten sonra fark etmiş olmalı ki yanıma geldi. hemen durum değerlendirmesi yaptım, starbucks'taydı, başörtülüydü ve giyebileceği en dar pantolonu giyiyordu. demek olmalı ki zengin ve seks peşindeydi. sonra bu duruma ithafen '' Mizâc-ı âlîniz eyidir inşallah '' dedim ve kadın sanki saniyelik ereksiyon geçti. bundan sonra o da selamlaştı ve oturdu. benle flört edermiş gibi konuştu benden hoşlandığı belliydi. ayrıca elinde yüzük olmadığını fark ettim, bu ''çok iyiye'' işaretti. konuşmayı bitirdik ve kendi evlerimize gittik, giderken göz kırpmayı da ihmal etmedi. evde gizlice çektiğim götüne 31 çektim sonra da yarın okula gideceğim için erkenden yattım. okula giderken kızın evinin önüne baktım ve ondan başka hiç kimsenin ayakkabısı yoktu, tam bir orospu olduğunu bildiğim için ve kendi ideolojik çıkarlarım doğrultusunda onu bu akşam sikebileceğimi varsaydım. üniversiteye gittim, sınıf gayet hoştu. çoğu akpliydi ve bu durumdan pekte şikayetçi değildim lakin arada onlarla taşşak geçiyordum. bir tane chpli arkadaş buldum, gayet yakınlaştık ve erkekti. ona yeterince güvendikten sonra koca götlü komşum'dan bahsettim. anlattıklarımdan hayrete düşmüştü ve ona bir bomba daha patlatacaktım ve patlattım. ona bu akşam o karıya gitmemizi teklif ettim o da hayli memnun bir biçimde kabul etti. okul bitti ve eve yürümeye başladık, merdivenlere vardığımızda akpli kadının kapısının önünde iç çamaşırı duruyordu, bu işareti algıladık ve evine gittik. kapıyı açtıktan sonra kadın sadece fileli çorap giyer halde bulunuyordu. kıyafetlerimizi çıkardı ve arkadaşımı yalamaya bana da handjob yapmaya başladı. yeterince yaladıktan sonra onu arkadaşımla arkalı önlü siktik, sıra am yalamaya gelmişti. ben bu olayda pek tecrübeli olmadığımdan ilk arkadaşım yalasın dedim ve kadın arkadaşımın kafaısna oturdu ve arkadaşım amını yalamaya başladı. 5 dakika geçmişti hala daha kadın durmuyordu. arkadaşımın bacağının titrediğini fark ettim ve kadına durmasını söyledim ama beni itti, sonra arkadaşımın kafasında adeta zıplamaya başladı. korkmaya başlamıştım, kadının götü o kadar büyüktü ki arkadaşımın kafası gözükmüyordu. bir daha arkadaşımından kalkmasını istedim hatta çektim ama yok, kadın durmuyordu. 30 dk. geçtikten sonra kadın 3 kat hızlandı, göt korkusundan pılımı pırtımı toplamaya çalışırken bir ''pat'' diye ses geldi. arkama baktığımda arkadaşımın kafası kan içinde, beyni kadının am şeklini almıştı. öylesine korktum ki anında evime koştum, eve vardığımda polisi aradım. polise kavga sesi duyduğumu söyledim çünkü bu işe bulaşmak istememiştim. siren sesleri geldi, kadınla azıcık konuştular ve apartmanı terk ettiler. bu korkuyla sabaha kadar uyumadım, sabah'ın 5 civarlarında telefonuma bir mesaj geldi. kayıtlı olmayan bir numaradan gelmişti. o kadın olduğu varsayımını yaparak mesaja baktım. bir video olduğundan yüklenmesi biraz uzun durdu. kadın masturbasyon yapıyordu, sonra arkadaşımın parçalarını götüne sokmaya başladı, aynı anda kanını içiyordu. tüm parçaları götüne doldurduktan ve kanı içtikten sonra geyirdi. sanki hipnotize olmuştum, bu bende değişik bir ''yankı'' uyandırdı. sanki kadının kölesi olmuştum, okula gittim. okuldan yine bir arkadaş buldum ve yine kadına götürdüm, sikiştik ve yeni arkadaşıma amını yalamasını söyledim. kadın yine olayını yaptı, kafasını parçaladı. bu sefer kaçmamıştım, büyük bir ilgiye izledim. bu sefer bana ''show''unu gerçek hayatta yaptı. o yeni arkadaşımı götüne sokarken ben 31 çekiyordum ve acayip zevk alıyordum. yaklaşık 3 aydır bu okuldayım ve neredeyse her hafta bu kadına ''arkadaş''larımı götürdüm ve prosedür aynı şekilde işledi. bunu yazma sebebim ise fazla göze çarpmaya başladık ve yakında yakalanacağımızı düşünüyorum. siz siz olun, koca götlü akpli alt komşunuzu sikmeye kalkmayın.
submitted by AUSSIETRIBECHIEF to KGBTR [link] [comments]


2020.08.25 15:27 ALLAHSIZBRUH31 BRUJ MOMENT ÖYLE BİR ANDIR Kİ... 😳😳😳😳😳

Beyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum gene herzamanki gibi girdim sınıfa geçtim arkaya oturuyorum bizimkilerle taşşak muhabbeti yapıyoruz işte sonra bu kız geldi ben tanımıyorum tabi oturdu ön sıralara erkekler bakıyor buna of kanka şuna bak felan diye benimde ilgimi çekti kız şimdi Allah var tombul göt tombul memeSonra hoca girdi sınıfa tanışma faslı felan herkez tanıtıyor gene sonra sıra buna geldi adım elif 15 yaşındayım ankaralıyım şu şu okuldan geliyorum diye başladı tanıtmaya kendini porno izler gibi kızı izliyorum ve dinliyorum sonra işte beyler zil çaldı bizim erkekler dışarı çıktı futbol oynuyak felandiye çağırdılar ben gitmedim kızla sınıfa tekiz oturuyoruz böyle gittim yanına selam dedim oda selam dedi adım sidar tanışalımmı felan dedim sınıfa başkalık çekmesin diye tanıştık işte konuşuyoruz felan zil çaldı derse girdik bu sefer kız önüme oturdu ben de ergenlik tabi sikim kalktı amk bunun ayaklarıyla oynuyorum saçını felan çekiyorum küçüğüz o aralar tabi bunlar anca aq Ondan sonra beyler numarasını istedim kız vermedi bende ümidi kestim kız beni sevmedi beğenmedi uğraşmıyım felan diye sonra işte bizim sınıfın arabulcusu orospu şeyma var herkesin numarasını aldı sınıfın wp grubunu kuralım diye konuştu işte verdi herkez elifde dahil beyler o aradaki olayları geçiyorum bi sik olmadı erkeklerle maç yaptık derste kızı izledim felan işte akşam oldu okul bitti eve gittik ben telefon elimde bekliyorum şu grup açılsada kızın numarasını alıp özelden yazsam diye saatler geçmiyodu amk sonra işte 8 gibi şeyma açtı wp grubunu aldım kızın numarasını bi heyecan yazdım özelden selam ben sidar diyevermedimki dedi wp grubundan aldım dedim oda off felan yaptı ondan sonra mesaj atmadımYARIN OLDU BEYLER İŞTE OKULA GİDİYORUZ YAŞ 13 TABİ QWe:wqe:q NEYSE GİTTİK OKULA DERSLER BOŞ İLK HAFTA DİYE BİZ ARKAYA GEÇTİK KARI KIZ SEKS MUHABBETİ YAPIYORUZ İŞTE KIS KIS GÜLÜYORUZ FELAN HERKESİN ÇAVUŞ UÇUŞA GEÇTİ İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ O AN HOCA DEDİKİ SİDAR KALK TAHTAYA OYUN OYNUYACAZ BİZİM BEBELER GÜLDÜ İŞTE BENDE ÇAVUŞU SOLA YATIRMAYA ÇALIŞIYORUM KALKTIK İŞTE TAHTAYA SESSİZ SİNEMA OYNUYORUZ HOCA KULAĞIMA AŞK LI Bİ FİLM SÖYLEDİ BEN DE TAMAMHOCAM DEDİM TABİ ERGENİZ HAVA YAPACAZ DİYE İLK KELİME Yİ İŞARET ETTİM KIZI GÖSTERDİM BİZİM NURİ VAR ARKADAN BAĞIRDI CONİİİİİİİ DİYE O AN YERİN DİBİNE GÖÇTÜM KIZLADA OLAYA GEÇEMEDEN ZATEN SOĞUKTU ŞİMDİ DAHADA SOĞUK OLACAK DİYE İÇİM İÇİMİ YEDİ YARRAĞI YEDİK DERKEN OROSPU ŞEYMA AŞK DEDİ HEYCANLANDIM O AN SONRA DOĞRU DEDİM KIZDA FİLMİ BİLDİ GEÇTİM YERİME OTURDUM KIZ GÜLDÜ BANA BENİM GENE SİKİM KALKTI AMK Qw:eq:eQ EYSE BEYLER İŞTE BUNLA 1 AY KANKA MUHABBETİ FELAN YAPTIK OKULDA KIZLARDAN ÇOK BENLE TAKILMAYA BAŞLADI KIZ BENDE SEVMEYE BAŞLADIM AMA HALA ÇAVUŞ KALKIYODU GENEDE İŞTE BEYLER 1-2 AY GEÇTİ DERKEN BEN BUNA AÇILMAYA KARAR VERDİM AMA ÖYLE WHATSAPPDAN DEĞİL ÇİÇEK LE FELAN ROMANTİK OLSUN HEMDE HAYIR DİYEMESİN DİYE GİTTİM 3-4 TANE GÜL ALDIM GÜNLÜK HARÇLIĞIMDAN AMK ÇANTAYA ÖZENLE KOYDUM KIRILMASIN DİYE ÖĞLE TENEFÜSÜ OLDU HERKES YEMEĞE GİTTİ BUDA GİDİYODU BİBEKLERMİSİN BİŞEY DİYİCEM DE DEDİM ARKAYA GİTTİM ÇIKARDIM GÜLLERİ GİTTİM ÖNÜNE ELİF SANA İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DUYGULAR HİSSEDİYORUM ARTIK BENİ KANKAN DEĞİLDE SEVGİLİN OLARAK GÖRÜRMÜSÜN DEDİ KIZIN GÖZLERİ PARLADI AMA SİDAR BEN SENİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM DEDİ O AN YIKILDIM BEYLER KABUL ETMEMESİ DEĞİL GÜLE VERDİĞİM PARA KOYDU AKŞAM GİTTİM EVE AHMET KAYA DİNLEDİM ACIKLI ŞARKILAR FELAN DERKEN BAYA DEPRESYONA GİRDİM SONRA BİZİM OROSPU ŞEYMADAN YARDIM İSTEDİM OLAYI ANLATTIM ŞEYMA DEDİKİ BUNLARI BANA YAPSAN SANA VERMİŞTİM FELAN DİYE YOK SAĞOL DEDİM ONDAN SONRA ŞEYMA KIZLA KONUŞMUŞ İŞTE YARIN OLDU OKULA GELDİM KIZ GELDİ YANIMA DÜN İÇİN ÖZÜR DİLERİM KAFAM ÇOK KARIŞIKTI FELAN DEDİ EĞER TEKLİFİN HALA GEÇERLİYSE SANA SARILABİLİRMİYİM DEDİ BENDE ERKEKLİK GURURU ÖNCE HAYIR DİYESİM GELDİ AMA SONRA BU FIRSAT KAÇMAZ SİDAR DİYE EVET DEDİM SARILDIK SEVGİLİ OLDUK BEYLER O GÜN ÇOK GÜZELDİ HEP ELE ELE TUTUŞTUK GEZDİK FELAN SINIFADA AÇIKLADIK BAYA YAKIŞIYODUK DA KIZLA ESMER BEYAZ TENLİ BOMBA GİBİYDİ SONRAGİTTİM OROSPU ŞEYMAYA SORDUM NAPTINDA KIZ KABUL ETTİ FELAN DİYE ŞEYMA ANLATMAYA BAŞLADI FELAN O AN DEDİMKİ BUNU DAHA GÜZEL KIZLARA ANLATSAYDIN KEŞKE FELAN DEDİM BUDA ELİFE SÖYLERİM PEZEVENK FELAN DİYE TEHDİT ETDİ AMA SÖYLEMEDİ OROSPU İŞTE SİZİN SINIFDADA VARDIR BÖYLELERİ ONDAN SONRA BEYLER ELİF GELDİ SARILDIK ÖPEBİLİRMİYİM DEDİ İLK GÜNDENMİ OLMAZ DEDİ BENDE ISRAR ETTİM YANAĞINDA Bİ BUSE KONDURDUM O ARA BENİM ÇAVUŞTA BUNUN BACAĞINI ÖPTÜ AMK QWe:wq NEYSE İŞTE AKŞAM OLDU BUNUN NUMARASINI HAYATIM DİYE KAYDETTİM SS ÇEKİP BUNA YOLLADIM ERİDİ BİTTİ KIZ ODA BENİMKİNİ ERKEĞİM YAPMIŞ İKİ ÜÇ TANEDE FOTO YOLLADI AŞIKOLDUĞUMU O AN ANLADIM KIZA ARTIK AKLIMDA ONU SİKMEYE DAİR Bİ HİS YOKTU AMA BENİM ÇAVUŞ HALA O BACAĞA DEĞMENİN ETKİSİYLE KALKIKTI BEYLER ELİFLE 1 AY GEÇTİ 2 AY GEÇTİ 3 AY GEÇTİ DERKEN 4. AYIMIZIDA DOLDURDUK BUNUNLA HER GÜNÜM MUTLUYDU TAAKİ ELİF 7. SINIFLARDAN AHMET DİYE Bİ OROSPU COCUĞUYLA KONUŞANA KADAR O GÜN ÇOK SİNİRLENMİŞTİM ELİFEDE İLK KEZ TARTIŞMIŞTIM ONA BAYA KÖTÜ LAFLAR SARFETMİŞTİM HİÇ DE BİLİNCİNDE DEĞİLDİM O GECE AYRILDIK BEYLER 4 AYIM O GÜN BİTTİ FAKAT BENİM SEVGİM BİTMEDİ AHMET DENEN 1.50 BOYUNDAKİ OROSPU COCUGUNADA NEFRETİM BAŞLADI O GÜNDEN SONRA ELİFE ASLA MESAJ ATMAIM BEYLER HER GÜNÜM SİGARAYLA VE AĞLAMAKLA GEÇTİ HEP AHMET KAYA MELANKO DİNLEDİM KENDİMİ HARAP ETTİM AMA ASLA SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM BEYLER 1 AY DAHA BÖYLE SİKİMSONİK GEÇTİ DERKEN BUNUNLA 5. AY OLDU AMA AYRIYDIK FAKAT HALA SEVİYORDUM 2-3 DAL ÇİÇEK ALIP MASASINA BIRAKTIM NOTDA YAZDIM 5. AYIMIZ KUTLU OLSUN DİYE KIZ SINIFA GİRDİ BENARKADA UYUYORUM ÇİÇEĞİ ÇÖPE ATMIŞ NOTUDA AHMETE GÖTÜRMÜŞ AHMET GELDİ UYKUDAN UYANDIRDI NOLUYOR AMINA KOYİM DEMEDEN BUNE LAN İT DEDİ BANA 150 BOYUYLA K KISA OROSPU COCUGU UYKULUYUM ÖNÜME BAKIYOM GÖREMİYOM RÜYA DEDİM HERALDE AŞŞAĞIDAN TUTTU BENİ BAKSANA LAN PİÇ DİYE BAĞIRIYO BÜTÜN SINIF BİZİ İZLİYO İŞTE DEDİM SEN KİMSİN YARRAĞIM DİYE ELİFİN SEVGİLİSİYİM DEDİ O AN BİR KERE DAHA PARÇALANDIM BEYLER O GÜN AŞKIN ACI YANINIDA TATTIM AMA AHMETİN ANASINI SİKTİM AHMETİ DÖVDÜKTEN SONRA MÜDÜRÜN ODASINA GİTTİK BEYLER BUNUN BURNU KANAMIŞ SAÇ BAŞ DAĞILMIŞ Bİ ŞEKİLDE DUYGU SÖMRÜSÜYLE MÜDÜRE ANLATIYOR SONRA MÜDÜR BANA SÖZ HAKKI VERDİ BÖYLE BÖYLE ANLATTIM SONRA AHMET ÇIK DIŞARI DEDİ BENDE İÇİMDENAHMETE SÖVÜYORUM MÜDÜR DEDİKİ EVLADIM SENİ TANIRIM İYİ ÇOCUKSUN AMA BUNE LAN DEDİ YAPIŞTIRDI TOKADI CANIM ÇOK YANDI O MÜDÜRÜNDE ADI MUSTAFAYDI ONUNDA AMIAN KOYAYIM AFKJAKFJ SONRA İŞTE YANAĞIM KIPKIRMIZI GÖZLERİM KIRMIZI Bİ ŞEKİLDE SINIFA GİRDİM ELİFE SİNİRLİ BAKIŞLAR ATIYORUM BİZİM ÇOCUKLAR GELDİ YANIMA SORUN ETME SİDAR BİDAHA SİKERİZ FELAN DİYE O AN MUTLU OLDDUM AMA HALA ELİFİN AHMETLE ÇIKMASI İMKANSIZDI BUNU BANA YAPAMAZDI 4 AY BİZ ONLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞTIK SONRA İŞTE BEYLER AKŞAM OLDU BEN EVE GİTTİM AĞLIYORUM GENE AHMET KAYA FELAN HEP YARIN OLDU OKULA GİDERKEN AHMET VE YANINDA 3 TANE BEBE İRİ YARI BÖYLE KORKTUM BAŞTA SONRADA İŞTE DEDİKİ SENMİYDİN LAN BURNUMU KANATAN DİYE DEDİM NEVRİM DÖNDÜ OROSPU COCUGU DİYE ATLADIM ÇOCUĞUN ÜSTÜNE AMA O 3 KİŞİ BELAMI SİKTİ OKULA YARRAK GİBİ GİTTİM TUVALETTE ÜSTÜMÜ FELAN TEMİZLEDİM SINIFA GİRDİM ELİF YOKTU SINIFDA SORDUM HOCAYA FELAN YAN SINIFA GEÇTİ DEDİLER O AN GENE BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM VE ARKAYA GİDİP BÖYLE HAYATIN KADERİN DİYE SÖVMEYE BAŞLADIM ZİL ÇALDI YAN SINIFA GİTTİM ELİF KIZLARLA OTURUYO YANINA GİTMEYE ÇALIŞIRKEN AHMET KOŞTU BENİ İTTİ SINIFA GİRDİ OROSPU COCUGU KÜÇÜCÜK BİŞEY TUTAMIYONDA ZATEN DEVAM EDİYORUM BEYLER ----------- BU AHMET ELİFLE ÇOK SAMİMİ OLMAYA BAŞLADI BENİMDE ŞARTELLER ATMAYA BAŞLADI Bİ YOLUNU BULUP AYIRMAK İÇİN UĞRAŞICAM DERKEN GÜN GELDİ ÇATTI BUNLAR AYRILDI SEBEPLERİDE AHMET ÇOK SOĞUKMUŞ ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE ŞEYMAYA DEDİM BİDAHA ARAMIZI YAP DİYE ODA BENİ SİKER ŞAKA LAN ŞAKA NEYSE İŞTE ŞEYMA OLUR KANKA DEDİ BİZİM ARAMIZI 2 HAFTA YAPMAYA ÇALIŞTI AMA ELİF KABUL ETMEDİ VE NASUH DİYE BAŞKA BİR GAVATLA ÇIKMAYA BAŞLADI BU VELETDDE 150 İDİ BENİ SE 170 AMK KÜÇÜKLERDEN Mİ HOŞLANIYO DİYE DÜŞÜNMEYE BAŞLAMADIMDA DEĞİL NEYSE İŞTE BEYLER BUNLAR ÇIKMAYA BAŞLADI ONDAN SONRA BENDE BAŞKAKIZLAR ARAMAYA BAŞLADIM AMA HALA ELİF KALBİMDE VE AKLIMDAYDI YAPAMADIM O NASUHLA KONUŞURKEN BEN EVDE AĞLAYARAK 31 ÇEKİYODUM ÇOK ÜZÜLÜYODUM AMA YIKILMAMIŞTIM BU ELİF YENİDEN BENİM OLACAK DİYORUM GÜN GELDİ ÇATTI İLK DÖNEM BİTTİ 15 TATİLİN 2. GÜNÜ SINIFÇA TOPLANALIM DİYE ŞEYMA ETKİNLİK AYARLADI HERKEZ GELİCEM DEDİ ELİF GELEMEME NASUHLA BULUŞCAM DEDİ BEN GENE ÇOK ÜZÜLDÜM AMK SONRA YOĞUN ISRARLARLA GELDİ OTURDUK Bİ PARKTA 18 KİŞİYİZ AQ NASI SIĞDYISAK BİZİMKİLER SÜRPRİZ YAPMIŞ ELİF SİDARI AFFET DİYE BAĞIRIYO HEPSİ DEDİM SUSUN AMINA KOYİM BENİM ONU AFFETMEM LAZIM DER DEMEZ TOKADI YEDİM VE KIZ GİTTİ GALİBA NASUHA SİKTİRMEYE GİTTİ AQ O GÜNDEN SONRA ASLA YÜZÜNE BAKAMADIM BEYLER BAKAMAZDIMDA O TOKATTAN SONRA ELİ ÇOK AĞIRDI ACISINI HİSSETTİM GENEDE NEYSE İŞTE 1,5 AY GEÇTİ BEN HALA SEVİYORUM NASI Bİ MALLIKSA BU SEFER SON KEZ DENİYİCEM DEDİM VE BU SEFER 2 DEMET GÜL ALDIM AMK NOTYAZDIM ÇİKOLATA DOLDURDUM Bİ KUTUYA HEPSİNİ DOLABINA KOYDUM ALTINADA SENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ YAZDIM ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE UYUYORUM HERZAMANKİ GİBİ BU DOLABINA GİTTİ BAKTI KAHKAHA SESLERİ FELAN GELİYOR UYNADIM ELİF ÇOK MUTLU FELAN SONRA ŞEYMA BANA BAKTI GÜLDÜ ELİFE SORDULAR KİM DİYE BENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ DİYE YAZMIŞL DEDİ O AN GÜLDÜM BANA SARILACAK SANDIM ACABA KİM DİYE YARIM SAAT DEDİKODU YAPTILAR SONUNDA ŞEYMA BAĞIRDI SİDAR LAN AMINA KODUMUN KIZI SİDAR DİYE ELİF Bİ UTANDI SONRA ÖZÜR DİLERİM DİYE SARILDI ÖPTÜ BENİM ÇAVUŞ GENE BACAĞINA SÜRTTÜ AKŞAM EVE GİTTİM WP DEN GENE ESKİ GÜNLERE DÖNDÜK ÇOK MUTLUYDUM AMA Bİ KIRGINLIK VARDI İÇİMDE BEYLER HİSSEDİYORDUM TAA Kİ 1 AY GEÇİNCE OKUL ÇIKIŞI ELİFİN ÇIKTIĞI VARMIŞ BEYLER DİYE KONUŞUYO YAN SINIF NASUH DEDİLER YIKILDIM LAN O AN İKİMİZİDE AYNI ANDA YÜRÜTMÜŞTÜ OROSPU EVE AĞLAYARAK GİTTİM AMK DUVARLARA YUMRUKLAR ATTIM KENDİMİ HARAP ETTİM VEAĞLIYARAK 31 ÇEKTİM .. AMA BU SEFER KENDİMİ TOPARLIYADAM NE DERSLERDE İYİYİDİM NEDE HAYATTA PARAMPARÇA OLMUŞTUM EYSE İŞTE BEYLER BEN İNTİKAM ALICAKTIM O ANDAN İTİBAREN BENDEKİ AŞK YERİNİ KİNE DEVRETMİŞTİ ELİFİ ELDE ETİP ONU ASLA MUTLU ETMİYİCEKTİM HAYATINI SİKİCEKTİM ONDAN SONRA BEYLER 2 SINIF TOPLANIP PİKNİĞE GİTTİK ANKARADA MOGAN GÖLÜNE BİLENLER VARIDIR ORAYI İŞTE MANGAL YAPIYORUZ ONDAN SONRA ŞEYMA OROSPUSU AZDI HERALDE SU SAVAŞI YAPALIM DEDİ Bİ ANDA HERKEZ ORTALIĞIN AMINA KOYDU BENDE BIRAKTIM MANGALI SU SAVAŞI İÇİN SU DOLDURMAYA GİTTİM ELİFLE NASUH YİYİŞİYORDU ORDA AMK KOVA VAR ELİMDE KAFALARINA FIRLATTIM SİNİRDEN SONRA İŞTE SU SAVAŞI DEVAM EDİYO BENDEOTURUYORUM MİLLETİN BİRİBİRİNİ ISLATMALARINI İZLİYORUM KIZLARIN MEMELERİNE BAKIYORUM BELLİ HERYER SU OLUNCA ONDAN SONRA BEYLER KIZLAR ÜSTLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE GİTTİ ELİFLE NASUH HALA YİYİŞİYO AMK Bİ BİTİREMEDİLER BENDE KOVAYI ALMAYA GİTTİM YETER LAN OROSPU COCUGU DEDİM İÇİMDEN KOVAYA SU DOLDURUP GİTTİM ELİFİN BÜTÜN EŞYALARINI ISLATTIM IP ISLAK EVİNE GİTTİ KIZ HASTA OLMUŞ SONRA BEYLER NASUHLA AYRILMIŞLAR FIRSAT BU FIRSAT DEDİM TÜM GÜCÜMLE YAVŞADIM ELİFE ÇIKMAYA YENİDEN BAŞLADIK O ÇOK MUTLUYDU BEN İSE SADECE SİKMEYE ODAKLANMIŞTIM MEME İSTİYODUM AM İSTİYODUM ATMIYODU DEKOLTELİ FOTOLAR ATTI BU SEFER GÜLEREK 31 ÇEKTİM ONDAN SONRA BUNU EVİNE BIRAKMAYA GİTTİM YÜRÜYORUZ BUNU ÇEKTİM KÖŞEYE BOYNUNU ÖPMEYE BAŞLADIM ONDAN SONRADUDAĞINI ÖPMEYE BAŞLADIM BENİM ÇAVUŞDA AŞŞAĞIDAN BACAĞINNI ÖPÜYODU ELİF DUR DİYODU AMA DURAMIYORDUM ÇÜNKÜ AZMIŞTIM AMK KIZI NASI DURAYIM ONDAN SONRA BEYLER 10 DAKKA BÖYLE YİYİŞTİK SONRA EVİNE BIRAKTIM SONRA EVİME GİTTİM AKŞAM WPDEN YAZDIM GÜZELMİYDİ FELAN DİYE BAŞLARDA KÖTÜ HİSSETTİM AMA ÇOK GÜZELDİ DEDİ O AN DEDİMKİ AHA SİDAR BU KIZI SİKMEN İÇİN SON ŞANSIN YAP BUNU SİK BUNU BAŞARACAKSIN DİYE KENDİ KENDİME SÖYLENDİM GECEDE UYURKEN O ANI DÜŞÜNÜP 31 ÇEKTİM ... SEKS SİKİŞ POMPA YARRAK AMA GİRME SAHNESİ ------------------------ BEYLER ŞEYMA BEN ELİF BULUŞTUK ŞEYMA EVİNE DAVET ETTİ GİTTİK AMA ŞEYMA EVİNE ALMADI BENDE ELİFLE 2 DAKKALIĞINA ÖPÜŞTÜM FAKAT BANA YETMEMİŞTİ DEDİMKİ ELİFE ASANSÖRE KADAR GELİRMİSİN GELDİO AN ONUN BOYNUNDA BAŞLADIM ÖPMEYE DUDAĞINA KADAR ÇILDIRMIŞ Bİ ŞEKİLDE ÖPÜYORUM ELLERİM GÖTÜNÜ MINCIKLIYOR ASANSÖRLE 14-15 KEZ İN ÇIK YAPTIK BUNUN İÇİN İKİMİZDE AZDIK BU BOYNUMU EMİYOR BENDE ZEVKTEN ÇILDIRIYORUM ŞEYMAYA DEDİMKİ ELİFLE 5 DAKKA İZİN VERİRMİSİN DİYE GİRDİM EVİNE SOKTUM ELİFİ ŞEYMANIN ODASINA KİTLEDİM KAPIYI YATIRDIM YATAĞA ÖPMEYE BAŞLADIK SOYDUM BUNU BAŞTA ZORLASADA BENİ KIZI HÜKMETMEYİ BAŞARDIM GÖBEĞİNİ YALADIM ÖPTÜM SONRA YUKARIYA DOĞRU ÖPEREK ÇIKTIM DUDAĞINI ISIRDIM EMDİM ONDAN SONRA PANTALONUNU ÇIKARDIM ODA BENİM PANTALONUMU ÇIKARDIM BOXERIN İÇİNDE YARRAĞIM ZOR DURUYOR PATLIYACAK BOXER SONRA BUNUN ÜSTÜNE ÇIKTIMHAZIRMISIN DEDİM EVVET DEDİ VE YALAMAYA BAŞLADIM GÖBEĞİNİ ONDAN SONRA AŞŞAĞIYA İNDİM ORAYIDA YALADIM AZMIŞTI BELLİ TUZLU Bİ TAT VARDI AMINDA YALADIM YALADIM DOYAMADIM SONRA YETERR GELİYORUM DEDİ BEKLE AZCIK DEDİM AĞZINA VERDİM BUNUN SANKİ 40 YILLIK SAKSOCU GİBİ SAKSO ÇEKİYO DİŞLERİNİ DEĞDİRMİYOR BEYLER İNANAMAZSINIZ HARİKA BİŞEYDİ ONDAN SONRA ASIL KISMA GELDİK İLK KEZ İÇİNE GİRİCEKTİM BAŞKA SADECE KAFASI GİRSEDE İYİCE SOKTUM KAN GELDİ BAKTI KORKTU SONRA DEDİMKİ BİTİNCE TEMİZLERİZ DİYE DUDAĞINA YAPIŞTIM ÖPTÜM GÜLDÜ ONDAN SONRA GİTGELLERLE 5-10 DAKKA SİKTİM VE BOŞALACAĞIMI HİSSETİM GELİYORUM DEDİM NEREYE YAPAYIM DEDİM ODA OFF Bİ YERE YAP İŞTE YA DEDİ İÇİNE SOKTUM BEYLER SİKİYORUM SONRA TAM BOŞALICAKKEN ÇIKARDIM GÖBEĞİNE ATTIRDIM VE PANTALONUMU GİYİP EVE GİTTİM AKŞAMDA MESAJ ATTIM NASIL SİKTİM AMA OROSPU O 11 AYIN BÖYLE ACISINI ÇIKARDIM DEDİM VE KIZ AĞLIYARAK ARADI ALLAH BELANI VERSİN DİYE BENDE DEDİMKİ İYİ SAKSO ÇEKİYORSUN ALLAH SENİ BİDAHA BANA VERSİN DEDİM VE KAPATTI O GÜNDNE SONRA ASLA KONUŞMADIK BEYLER VE ŞU AN BOŞALDIM AMK

submitted by ALLAHSIZBRUH31 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.18 10:59 hero_maras Nezerathanede bi gece yattım

Nezarethanede bi gece yattım
Herkese günaydın arkadaşlar bugün hayatımdaki ilk kimlik sorgusunda neden bir gece nezarethanede yattığımı anlatıcam. Peşin peşin yazım hataları için özür diliyorum elimden geldiğince düzgün yazmaya çalışıyorum.
Neyse amk o zamanlar normalde her gün işten çıkıp arkadaşla internet kafeye gidip The forest diye bi oyun var hayatta kalma tarzı bilen bilir birlikte onu oynardık işte bi akşam iş çıkışı dediki siktir et kafeyi gel avmde yemek yiyek bide kahve içeriz ordan evlere dağılırız tamam dedim. Gittik avmye pizza aldık yedik buralarda anormal bişey yok geçiyorum kahve içmeye gittik ordan neydi amına koyim yaban meyveli mi yaban mersinli mi bi kahve varmış kanka çok güzel ondan içek dedi tamam dedim kahveler geldi amına koyim içiyorum lan bu normal türk kahvesi amk diyorum çocukta diyor yok lan tadı çok güzel diyo siktir git al şundan çek bi fırt dedim çekti buda aynı işte senin ağzının tadı yok diyor hay sıçayım dedim o kadar para verdik düz türk kahvesi içiyoz biraz sohbet muhabbet kahvelerde bitti. Çıktık ordan yürüyoruz bizi 2 tane bekçi çevirdi amına koyim benim elim yüzüm düzgün bana bakmazlar bile normalde de yanımdaki arkadaş saçlar sakallar almış başını gitmiş kulaktada küpe var takması sorun değilde göze batıyor işte amk bunun yüzünden çevirdiler bizi kimlik sorgulaması yapıcaz dediler eyvallah dedik. Verdik kimlikleri bakıyolar lavuk bakarken kafayı kaldırıp yanındakine döndü 72 kırmızı mı ne bişey dedi beni işaret etti amına koyim hemen benim kollarıma girdiler noluyo amına koyim diyorum bekçi diyorki sen aranıyorsun bilader ne aranması amk işten çıktım evime gidiyorum napmışım diyorum mahkemen varmış ifade vermeye gelmemişsin diyor ne mahkemesi mahkemem falan yok olsa eve kağıt mağıt gönderirler haberim olurdu illaki diyorum görmemişsin demekki e devletten kontrol et diyor lan niye kontrol ediyim bi insan evinde oturduğu yerden lan benim mahkemem varmı acaba diye bakarmı diyorum bide şeymiş polise direnmeden yargılanıyormuşum ona gidip ifade vermemişim orda sordu daha önce hiç böyle bi olaya karıştınmı diye yok ne polisi ne olayı derken aklıma geldi 17-18 yaşında bi fabrikada çalışıyordum hadımköyde greif diye bi firma. Yıllar önce belki bilen vardır bu firmada bi grev yapıldı 2-3 ay sürdü. Bende o grev yapanların içindeydim en son polis zoruyla çıkarttılar bizi fabrikadan o tüm süre boyunca fabrikadan çıkmamıştık sadece giyinme yıkanma falan için çıkıp geri geliyorduk o kadar (Belki bi ara onuda anlatırım). Bu geldi aklıma ordan sana dava açılmış o zaman dedi başka bi vukuatın yoksa falan dedi bi yandan kelepçe takıyolar. Bari dedim insanlar görmesin amına koyim duvara sırtımı döndüm bekliyorum araç gelcekmiş beni alacakmış bekliyoz öyle 10-15 dakika bekledik mal mal o sırada ben sağı solu arattırıyorum bu gece gelemicem mesaim var falan diye sallıyorum millete iş yerini arıyorum söylüyorum böyle böyle bi durum var gelemicem diye. Ben bunları hallettikten sonra polis aracı geldi bindirdiler beni arkadaşta tabi yanımda hala soruyo hangi karakola götürceksiniz diye öğrenip oda gelicek. Beni önce hastaneye götürdüler bi darp edildi mi falan diye soruyo doktor ama insanların içinden içinden götürüyor şerefsizler millet ters ters bakıyor amk görende sanacak ki teröristim. Ordanda çıktık karakola götürdüler direk bekleme odasına aldılar kelepçeyi çıkartıp odada bi adam var çam yarması gibi bişey oturuyo selamın aleyküm aleyküm selam falan konuşuyoz öyle sordu noldu diye anlattım işte sen niye geldin abi dedim salak amk gitmiş sağlık bakanlığını aramış milleti tehdit etmiş küfür etmiş falan ondan almışlar bunu evinden adam eşofmanla terlikle gelmiş öyle oturuyo ilacım var içemedim evde kaldı iyi değilim falan diyor. Biz öyle konuşurken polis geldi bana ceplerinde ne varsa çıkar dedi nezarethaneye gidiceksin eşyalarını da biz dolaba koycaz yarın sabah ifade vermeye götürecekler seni asayişten gelip mi ne bişeyler dedi orda eşyalarını alırsın ifade verdikten sonra da serbest bırakırlar zaten dedi. Çıkardım verdim eşyaları değerli olanları not alıyolar işte telefon falan kemeride aldılar pantolon götümden düşüp duruyor diyorum olmaz diyorlar kendimi asacam bi gece için sanki bu arada ayakkabı bağcıklarını her zaman almıyolarmış onuda fark ettim. 40-45 yaşları civarında bi adam beni nezarethaneye götürüyor 2 kat yerin altına indik noluyo amk diyorum kendi kendime. Geldik böyle demir parmaklıklar var kapıda o sırada kafamın içinde now playing düştüm mapus damlarına yazısı geçiyor. Girdik işte ayrı ayrı bölmüşler hepsini nezarethanelerin. Birinde 6-7 kişi var içerde gırgır şamata muhabbet koyu bizim polis bağırıyor lan bi susun amına koyim çok sesiniz çıkıyor diye bana da diyorki bunların yanına seni koyarsam bunlar seni siker falan aha dedim gitti bizim göt. Bi sonrakine baktı içerde zenciler var hepsi uyuşturucudan alınmış bob marley gibi dolanıyolar burasıda olmaz dedi üçüncüye gittik bi tane kamil yatıyo içerde başka kimse yok baktı bu zaten uyur sabaha kadar sende geç uyu işte yapacak başka bişey yok dedi girdim içerde battaniyeler var 5-6 tane 2 tanesini yastık yaptım 2 tanesiyle de üzerimi örttüm uyumaya çalışıyorum baktım o adam benim adımı bağırıyor işte BeetHoven burdamısın diye benim dedim arkadaş gitmiş kokoreç yaptırmış bi ekmek onu bi meyve suyu almış bide kocaman su almış bana içerde acıkırsam yerim içerim diye nezaretçi onları getirdi verdi ekmeğin yarısını yedim meyve suyunu açtım içicem ağzıma kola tadı geldi amk baktım içine kola doldurmuş bi bok anlamadım içtim öyle falan o sırada yanımdaki çocuk uyandı genç bişeydi abi suyundan içebilirmiyim biraz boğazım kurudu dedi al kardeşim iç dedim 2 yudum aldı sağol abi dedi bıraktı. Başladık muhabbete anlattım işte olayı bu da salak amk birisine tcsini vermiş bunun adına 3 ayrı şehirden dolandırılıcık dosyası açmış biri bunun adıyla milleti dolandırıyorlarmış çocuk abi ben hayatım boyunca istanbuldan adımımı atmadım dışarı diyo ama kayseride dolandırıcılık yapmışım uşakta dolandırıcılık yapmışım diyo hay amk ne biçim insanlar var diyorum çocuk normalde şeydi bu kafelerde kahvelere böyle köpükten şekil veriyolar falan onla uğraşıyormuş kendi babasının dükkanında çokta güzel yaparım abi bi gün gel diyo amk nezarette muhabbete bak kendi gelmiş bu karakola ne olduğunu anlamamış kontrol ettirmek için bunuda öyle almışlar. Biraz daha konuştuk ettik uyuduk sonra sabah oldu bu çocuğu gelip götürdüler ifadesini almaya bende bekliyorum tek başıma kaldım mal mal oturuyorum böyle 1 saat falan oturdum galiba hiç bi bok yapmadan benide almaya geldiler Gaziosmanpaşa adliyesine götürceklermiş ifade vermeye ama sivil polis geldi bana dalacak nerdeyse ne direniyosun lan sen polise ne zorun var polisle amk diyip üzerime yürüyo. Çabuk eşyalarını verin acelem var dedi eşyalarımı aldı bindirdi beni arabaya yine elimde kelepçeler tabi amk kucağıma da benim eşyaların olduğu poşeti attı arka koltukta öyle bekliyorum bunla bi arkadaşı daha geldi yanımada bi kadın koydular kucağında bebeği var bu da aynı nezarethanedeymiş kadınların yeri ayrı diye hiç görmedim ben bunu bindik öyle gidiyoruz polisler soruyo işte abla senin ne işin var burda bebekle almazlar seni hapise bak boşa götürüyorsun onu yanında diyolar kadın 7 aylık hamileyim ben elimde ultrason raporumda var dedi öyle olunca hapisr alamıyolarmış galiba. Bu kadın adınada kocası dükkan açmış yıllarca vergi ödememiş kocası vefat etmiş sonra vergi borcunu ödemiyor diye bunuda almışlar ama yıllar önce olmuş bu olay. Bu arada bi suçtan aranıyorsanız yakalanmadığınız her yıl alacağınız ceza 2 ay azalıyormuş o karınında işte normalde ne kadar bilmiyorumda 2-3 ay bi cezası kalmış ama kucağında bi bebek bide hamile bu kadın kocasının vergi ödemediğinden haberi bile yok öyle almışlar bana soruyo sen nerde polise direndin delikanlı diyo öbür ilk gelen lavukta ters ters bana bakıyor bende anlattım grev falan adamda diyor senin bi suçun yokki bende diyorum işte kelepçeyede gerek yokki diyorum prosedür öyle diyo sokayım prosedürüne dedim. Kıraç karakolundan canan diye bi kadın daha alacaklarmış onuda adam diyorki arkadaşına canan çingeneymiş galiba rahat durmazsa arkadan kelepçele öyle bindir arabaya diye bekliyoruz giden adamın yanında bi adam daha var elinde kelepçe arabayı süren diyorki canan nerde herif dediki ben canan hasktir olduk adamla aynı anda buda bindi yanıma. 3 kişi arkada şıkış tıkış gidiyoruz bu da çalıntı mal satın aldığı için ifade verecekmiş satanın bi suçu yok demekki alanın suçu var enteresandır memlekette kimsenin de suçu yok zaten anlattıklarımın hepsi işinde gücünde insanlar galiba yada hepsi bana denk geldi bilmiyorum. Gittik ilk beni götürdüler adliyeye kat kat çıkıyoruz işte savcının olduğu yere geldik evrak falan dolduruyor bu bana dedi şuraya otur bi yere kaybolma teröristtim ya zaten ben kaçıcam. 2 dakika sonra geldi yanıma bak insan içindeyiz sende zor durumda kalma kelepçeleri çıkarcam eşyalarını falan koy ceplerine ama çaktırma diyor lan zaten 1000 tane insanın içinden geçtim o halde zor durummu kaldı kafam eğik gidiyorum artık dedim... içimden tabi. Tamam abi dedim çıkardı kelepçeleri eşyalarımı dolduruyorum ceplerime tarihi eser bi naneli sakız vardı onuda polise uzattım aldı çiğnedi sigaradan kokmayak diyor bide. Beni ifade vermem için çağırmışlar o sırada polis götürdü beni ifade veriyorum işte soruyo kadın bana neden ordaydın niye grev yaptınız hiçbişeye zarar verdin mi veya vereni gördünmü sizi kim örgütledi bu şekilde ne kadar süre durdun başından beri ordamıydın falan bi kamyon soru sordu ondan sonra imza falan attım çıktım polis bana diyorki seni bırakırdım ama ters tarafta işim var he abi he tamam dedim son paramla gaziosmanpaşadan eve bile dönmedim direk işe gittim çalışmaya devam ettim.
Buda böyle bi anıdır.
submitted by hero_maras to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.18 07:04 BeetHovenV Nezarethanede bi gece yattım

Herkese günaydın arkadaşlar bugün hayatımdaki ilk kimlik sorgusunda neden bir gece nezarethanede yattığımı anlatıcam. Peşin peşin yazım hataları için özür diliyorum elimden geldiğince düzgün yazmaya çalışıyorum.
Neyse amk o zamanlar normalde her gün işten çıkıp arkadaşla internet kafeye gidip The forest diye bi oyun var hayatta kalma tarzı bilen bilir birlikte onu oynardık işte bi akşam iş çıkışı dediki siktir et kafeyi gel avmde yemek yiyek bide kahve içeriz ordan evlere dağılırız tamam dedim. Gittik avmye pizza aldık yedik buralarda anormal bişey yok geçiyorum kahve içmeye gittik ordan neydi amına koyim yaban meyveli mi yaban mersinli mi bi kahve varmış kanka çok güzel ondan içek dedi tamam dedim kahveler geldi amına koyim içiyorum lan bu normal türk kahvesi amk diyorum çocukta diyor yok lan tadı çok güzel diyo siktir git al şundan çek bi fırt dedim çekti buda aynı işte senin ağzının tadı yok diyor hay sıçayım dedim o kadar para verdik düz türk kahvesi içiyoz biraz sohbet muhabbet kahvelerde bitti. Çıktık ordan yürüyoruz bizi 2 tane bekçi çevirdi amına koyim benim elim yüzüm düzgün bana bakmazlar bile normalde de yanımdaki arkadaş saçlar sakallar almış başını gitmiş kulaktada küpe var takması sorun değilde göze batıyor işte amk bunun yüzünden çevirdiler bizi kimlik sorgulaması yapıcaz dediler eyvallah dedik. Verdik kimlikleri bakıyolar lavuk bakarken kafayı kaldırıp yanındakine döndü 72 kırmızı mı ne bişey dedi beni işaret etti amına koyim hemen benim kollarıma girdiler noluyo amına koyim diyorum bekçi diyorki sen aranıyorsun bilader ne aranması amk işten çıktım evime gidiyorum napmışım diyorum mahkemen varmış ifade vermeye gelmemişsin diyor ne mahkemesi mahkemem falan yok olsa eve kağıt mağıt gönderirler haberim olurdu illaki diyorum görmemişsin demekki e devletten kontrol et diyor lan niye kontrol ediyim bi insan evinde oturduğu yerden lan benim mahkemem varmı acaba diye bakarmı diyorum bide şeymiş polise direnmeden yargılanıyormuşum ona gidip ifade vermemişim orda sordu daha önce hiç böyle bi olaya karıştınmı diye yok ne polisi ne olayı derken aklıma geldi 17-18 yaşında bi fabrikada çalışıyordum hadımköyde greif diye bi firma. Yıllar önce belki bilen vardır bu firmada bi grev yapıldı 2-3 ay sürdü. Bende o grev yapanların içindeydim en son polis zoruyla çıkarttılar bizi fabrikadan o tüm süre boyunca fabrikadan çıkmamıştık sadece giyinme yıkanma falan için çıkıp geri geliyorduk o kadar (Belki bi ara onuda anlatırım). Bu geldi aklıma ordan sana dava açılmış o zaman dedi başka bi vukuatın yoksa falan dedi bi yandan kelepçe takıyolar. Bari dedim insanlar görmesin amına koyim duvara sırtımı döndüm bekliyorum araç gelcekmiş beni alacakmış bekliyoz öyle 10-15 dakika bekledik mal mal o sırada ben sağı solu arattırıyorum bu gece gelemicem mesaim var falan diye sallıyorum millete iş yerini arıyorum söylüyorum böyle böyle bi durum var gelemicem diye. Ben bunları hallettikten sonra polis aracı geldi bindirdiler beni arkadaşta tabi yanımda hala soruyo hangi karakola götürceksiniz diye öğrenip oda gelicek. Beni önce hastaneye götürdüler bi darp edildi mi falan diye soruyo doktor ama insanların içinden içinden götürüyor şerefsizler millet ters ters bakıyor amk görende sanacak ki teröristim. Ordanda çıktık karakola götürdüler direk bekleme odasına aldılar kelepçeyi çıkartıp odada bi adam var çam yarması gibi bişey oturuyo selamın aleyküm aleyküm selam falan konuşuyoz öyle sordu noldu diye anlattım işte sen niye geldin abi dedim salak amk gitmiş sağlık bakanlığını aramış milleti tehdit etmiş küfür etmiş falan ondan almışlar bunu evinden adam eşofmanla terlikle gelmiş öyle oturuyo ilacım var içemedim evde kaldı iyi değilim falan diyor. Biz öyle konuşurken polis geldi bana ceplerinde ne varsa çıkar dedi nezarethaneye gidiceksin eşyalarını da biz dolaba koycaz yarın sabah ifade vermeye götürecekler seni asayişten gelip mi ne bişeyler dedi orda eşyalarını alırsın ifade verdikten sonra da serbest bırakırlar zaten dedi. Çıkardım verdim eşyaları değerli olanları not alıyolar işte telefon falan kemeride aldılar pantolon götümden düşüp duruyor diyorum olmaz diyorlar kendimi asacam bi gece için sanki bu arada ayakkabı bağcıklarını her zaman almıyolarmış onuda fark ettim. 40-45 yaşları civarında bi adam beni nezarethaneye götürüyor 2 kat yerin altına indik noluyo amk diyorum kendi kendime. Geldik böyle demir parmaklıklar var kapıda o sırada kafamın içinde now playing düştüm mapus damlarına yazısı geçiyor. Girdik işte ayrı ayrı bölmüşler hepsini nezarethanelerin. Birinde 6-7 kişi var içerde gırgır şamata muhabbet koyu bizim polis bağırıyor lan bi susun amına koyim çok sesiniz çıkıyor diye bana da diyorki bunların yanına seni koyarsam bunlar seni siker falan aha dedim gitti bizim göt. Bi sonrakine baktı içerde zenciler var hepsi uyuşturucudan alınmış bob marley gibi dolanıyolar burasıda olmaz dedi üçüncüye gittik bi tane kamil yatıyo içerde başka kimse yok baktı bu zaten uyur sabaha kadar sende geç uyu işte yapacak başka bişey yok dedi girdim içerde battaniyeler var 5-6 tane 2 tanesini yastık yaptım 2 tanesiyle de üzerimi örttüm uyumaya çalışıyorum baktım o adam benim adımı bağırıyor işte BeetHoven burdamısın diye benim dedim arkadaş gitmiş kokoreç yaptırmış bi ekmek onu bi meyve suyu almış bide kocaman su almış bana içerde acıkırsam yerim içerim diye nezaretçi onları getirdi verdi ekmeğin yarısını yedim meyve suyunu açtım içicem ağzıma kola tadı geldi amk baktım içine kola doldurmuş bi bok anlamadım içtim öyle falan o sırada yanımdaki çocuk uyandı genç bişeydi abi suyundan içebilirmiyim biraz boğazım kurudu dedi al kardeşim iç dedim 2 yudum aldı sağol abi dedi bıraktı. Başladık muhabbete anlattım işte olayı bu da salak amk birisine tcsini vermiş bunun adına 3 ayrı şehirden dolandırılıcık dosyası açmış biri bunun adıyla milleti dolandırıyorlarmış çocuk abi ben hayatım boyunca istanbuldan adımımı atmadım dışarı diyo ama kayseride dolandırıcılık yapmışım uşakta dolandırıcılık yapmışım diyo hay amk ne biçim insanlar var diyorum çocuk normalde şeydi bu kafelerde kahvelere böyle köpükten şekil veriyolar falan onla uğraşıyormuş kendi babasının dükkanında çokta güzel yaparım abi bi gün gel diyo amk nezarette muhabbete bak kendi gelmiş bu karakola ne olduğunu anlamamış kontrol ettirmek için bunuda öyle almışlar. Biraz daha konuştuk ettik uyuduk sonra sabah oldu bu çocuğu gelip götürdüler ifadesini almaya bende bekliyorum tek başıma kaldım mal mal oturuyorum böyle 1 saat falan oturdum galiba hiç bi bok yapmadan benide almaya geldiler Gaziosmanpaşa adliyesine götürceklermiş ifade vermeye ama sivil polis geldi bana dalacak nerdeyse ne direniyosun lan sen polise ne zorun var polisle amk diyip üzerime yürüyo. Çabuk eşyalarını verin acelem var dedi eşyalarımı aldı bindirdi beni arabaya yine elimde kelepçeler tabi amk kucağıma da benim eşyaların olduğu poşeti attı arka koltukta öyle bekliyorum bunla bi arkadaşı daha geldi yanımada bi kadın koydular kucağında bebeği var bu da aynı nezarethanedeymiş kadınların yeri ayrı diye hiç görmedim ben bunu bindik öyle gidiyoruz polisler soruyo işte abla senin ne işin var burda bebekle almazlar seni hapise bak boşa götürüyorsun onu yanında diyolar kadın 7 aylık hamileyim ben elimde ultrason raporumda var dedi öyle olunca hapisr alamıyolarmış galiba. Bu kadın adınada kocası dükkan açmış yıllarca vergi ödememiş kocası vefat etmiş sonra vergi borcunu ödemiyor diye bunuda almışlar ama yıllar önce olmuş bu olay. Bu arada bi suçtan aranıyorsanız yakalanmadığınız her yıl alacağınız ceza 2 ay azalıyormuş o karınında işte normalde ne kadar bilmiyorumda 2-3 ay bi cezası kalmış ama kucağında bi bebek bide hamile bu kadın kocasının vergi ödemediğinden haberi bile yok öyle almışlar bana soruyo sen nerde polise direndin delikanlı diyo öbür ilk gelen lavukta ters ters bana bakıyor bende anlattım grev falan adamda diyor senin bi suçun yokki bende diyorum işte kelepçeyede gerek yokki diyorum prosedür öyle diyo sokayım prosedürüne dedim. Kıraç karakolundan canan diye bi kadın daha alacaklarmış onuda adam diyorki arkadaşına canan çingeneymiş galiba rahat durmazsa arkadan kelepçele öyle bindir arabaya diye bekliyoruz giden adamın yanında bi adam daha var elinde kelepçe arabayı süren diyorki canan nerde herif dediki ben canan hasktir olduk adamla aynı anda buda bindi yanıma. 3 kişi arkada şıkış tıkış gidiyoruz bu da çalıntı mal satın aldığı için ifade verecekmiş satanın bi suçu yok demekki alanın suçu var enteresandır memlekette kimsenin de suçu yok zaten anlattıklarımın hepsi işinde gücünde insanlar galiba yada hepsi bana denk geldi bilmiyorum. Gittik ilk beni götürdüler adliyeye kat kat çıkıyoruz işte savcının olduğu yere geldik evrak falan dolduruyor bu bana dedi şuraya otur bi yere kaybolma teröristtim ya zaten ben kaçıcam. 2 dakika sonra geldi yanıma bak insan içindeyiz sende zor durumda kalma kelepçeleri çıkarcam eşyalarını falan koy ceplerine ama çaktırma diyor lan zaten 1000 tane insanın içinden geçtim o halde zor durummu kaldı kafam eğik gidiyorum artık dedim... içimden tabi. Tamam abi dedim çıkardı kelepçeleri eşyalarımı dolduruyorum ceplerime tarihi eser bi naneli sakız vardı onuda polise uzattım aldı çiğnedi sigaradan kokmayak diyor bide. Beni ifade vermem için çağırmışlar o sırada polis götürdü beni ifade veriyorum işte soruyo kadın bana neden ordaydın niye grev yaptınız hiçbişeye zarar verdin mi veya vereni gördünmü sizi kim örgütledi bu şekilde ne kadar süre durdun başından beri ordamıydın falan bi kamyon soru sordu ondan sonra imza falan attım çıktım polis bana diyorki seni bırakırdım ama ters tarafta işim var he abi he tamam dedim son paramla gaziosmanpaşadan eve bile dönmedim direk işe gittim çalışmaya devam ettim.
Buda böyle bi anıdır.
submitted by BeetHovenV to KGBTR [link] [comments]


2020.07.06 14:40 L1ghtt_ How i met your mother mrq

Şimdi beyler anlamadığım şey şu bu dizi tamam güzel eyw ama yine kanser kitlesi var ve karşılaştığım bu kitle aynen şöyle bir dişi birey var ergen (16) Barney midir nedir aklı fikri sikinde olan sadece arkadaşının kardeşini sikmek isteyen adam hakkında acaba biraz fazla mı aklı sikinde diyorum aldığım cevap şu "Ya sen ne anlarsın amk yıkığı o adam çok komik ve yakışıklı karizması var tabiki de sikecek sen sikmediğin için kıskanıyorsun" tamam bu aptallığa bir sözüm yok bu olunca zaten ilişkimi o yaratık ile kesiyorum ama yarın bi gün birisi ona selam yazınca veya başka bir şekilde yürümeye başlıyanca o kisi (yüreyen erkek) sapık oluyo ahlaksız oluyo aklı fikri seks oluyo yani beyler bu nasıl bir paradox tur kurtarın beni ne bileceğimi şaşırdım
submitted by L1ghtt_ to KGBTR [link] [comments]


2020.07.03 02:01 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 5

çıktım odama inci'de yaşadığım mutluluğu paylaştım. kimse giblemeyince oturup bir süre önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşündüm. daha sonra merve'nin odasına indim. kapı çıktı karşıma.. kapı seni affettim la keyfim yerinde keranacı dedim. hiç tepki vermeden yüzüme baktı. neyse takılmayıp tıkladım, merve uyanmıştı zaten açtı hemen kapıyı. ne oldu abi? dedi. burcu esmersoy'un ayak parmaklarını gördüm, buraya sığınabilir miyim? dedim. off abi pff xs türevi bir cevap verdi. geçtim hemen içeri burcu'nun gidişi senin için çok iyi olacak. onun göğüsleri seninkileri kıskanıyor, bu yüzden geceleri gelişmelerini engelliyordu dedim. ne diyorsun abi yine? defol dedi. ben gördüm geceleri, bak dediğime geleceksin dedim. baktım bu sinirleniyor bir şey demesine izin vermeden yıl 2012 olacak hala müjdat gezen'i usta tiyatrocu sanan var di mi yaaaaa?? diye sordum. cennet mahallesi güzeldi diyor mal amk. konuyu uzatmayıp ela'yı bize ne zaman davet edeceksin? diye sordum. bana niye söylüyorsun abi? söyle anneme şükran teyzeyi davet etsin dedi. annemden sanane merve sana oç demek istemiyorum deyip fırladım odadan.
not: cennet mahallesi, akasya durağı ve arka sokaklar kızların göğüslerinin gelişimlerine zararlı.
neyse geçtim yeniden odama serdar ortaç'ın kliplerinden ayıkladığı manitaların sayısını hesapladım. sonra twitter'a, inci'ye baktım ne joe biden'dan ses var ne inboxımda bir hareketlilik... face durum güncellememi ''alem arka olmuş.'' yapıp 2 beğeni aldım. kapım tıklandı. kimsin? dedim. aç kapıyı diye karşılık verdi. ses renginden anladığım kadarıyla babamdı. böyle zekiliklerim vardır. bazı durumlarda gözlerimden yardım almasam da keskin zekam sayesinde yerinde çıkarımlar yaparım. barcelona mı real madrid mi? dedim. aç kapıyı diye yineledi. sinirlenmeye başladığını hissettiğimden kapıyı açmak zorunda kaldım. kalk berbere gidecez dedi. ben gelmem.. dedim. kalk gibtirme belanı papaza döndün deyince ben de okan bayülgen'in editörleri kadar elit ve uzun saçlı görünmek istiyorum dedim. fakat ikna olmuş görünmüyordu. ortamı yumuşatmak için acun ılıcalı'nın sempatik fifa 98 hikayesini anlattım. düş önüme gidiyoruz avradını gibtirme bana dedi. michelle rodriguez'e laf dokundurması gittikçe kanıma dokunuyordu. bu adam haddini aşmaya başlamıştı. fakat dayak yeme riskim olduğundan mecburen üstümü giyindim, evden çıktık.
not: acun aslında evdeymiş, arkadan arkadaşları da türkçe şarkı söylemişler afjheswnhıvgknrewslge ne güldük.
neyse gittik berbere girer girmez konuyu değiştirmek için haluk bilginer de ye ye bıkmadı amk, hala seslendirme yapıyor aç gözlü oç diye bağırdım. babam ne bağrıyon len? tarzı köylü bir tepkiyle kafama vurdu. berber bana katılıyor olacak ki gülümsüyordu. buyurun abi dedi oturduk yan yana. oç beni çırağa tıraş ettirdi. ne olsun abim? dedi çırak samimiyetinden yüz bularak mehmet amca'ya dikkat etmesini, o adamın kendisinin teyzesiyle bir alakası olabileceğini belirttim. babam oç atladı ordan takılma sen ona, amerikan yap dedi. birden fırladım ayağa... yankee go home, askerinle üslerinle, hamburgerinle defol!! diye bağırdım. fırlayacaktım dükkandan ama oç kapıyı açamadım. sinirim yatışınca efendi efendi geçtim yerine. uygun bir dille çırağa bazen teorik devrimci gibi görünmem gerekebildiğini, amerikan tıraşının uygun düşmeyeceğini anlattım. makina tıraşıla 9 a vurması konuşunda anlaşıp işe koyulduk. hiçbir koşulda dayamasına izin vermeyeceğimi, kız arkadaşım ekşici olduğundan o geyiği çok iyi bildiğimi belirttim. anlamış görünmüyordu, mal mal baktı. tıraşım bitince babamınkinin bitmesini beklemek için gazetelerin resimlerinde göz gezdirdim. ''sevgi koydular ülkenin yaa??'', ''ama bunlardan da iyisi yok be kardeşim kime verelim?'', ''vay amk herifin arabasına bak aga'' türü çeşitli sohbet açıcı berber cümleler ettim. gerekli reaksiyonu alamadım. babamın tıraşı da bitince berber sağolasın abi, yengeye de selamlar diyecek oldu; sanane annemden oç deyip hızla uzaklaştım.
not: haluk bilginer, teorik devrimcilere cinsel arzular besliyor.
apartmana döndüğümüzde merdivenlerde ela'ya rastladım. beremi çıkarıp kafamı gösterdim, tepki vermedi. nasılsın ela? dedim. iyi ya uğraşıyoruz, sen nasılsın? dedi. konuyu değiştirmek için yıl 2012 olacak hala nihat doğan'a, sabri sarıoğlu'na falan gülenler var di mi yaaa? diye sordum. iyi günler diye karşılık verdi.. ne alaka şimdi amk? bu millet harbi bir garip. neyse çıktım odama youtube'dan enrique iglesias'ın hero klibini izledim. finalinde yine ağlamaklı oldum. harun kolçak posterime bakıp hayatın anlamını sorguladım. daha sonra merve'nin odasına indim. kapıya, berberin kapısıyla ne ilgin var oç? o nerden biliyor benle mevzun olduğunu? diye bağırdım. merve sesten irkilmiş olacak açtı kapıyı. vahey kılıçarslan ev dizaynı programları yapmayı bırakmadan göğüslerini büyütmesi gerektiğini söyledim. pff defol, uğraşamam xs türevi bir cevap verdi yine. hem ortamı yumuşatmak, hem de kızın üstüne yavaş yavaş gitmek için samimi bir tavırla; bu reyting rekorları da nasıl rekorlarsa amk her hafta kırılıyor di mi yağğ? dedim. tamam abi hadi çık falan dedi yine. kevaşelik yapma insanların yüzüne bakamıyorum artık, incideki panpeytalarım benle taşak geçiyor deyip patlattım tokadı. bu ağlamaya, bağırmaya başladı. babam oç duymuş sesleri geldi ve elmacık kemiğime bir sağ direk patlatarak günü puansız geçmedi.
not: vahey kılıçarslan bizim kapıya halleniyor.
odama koştum hemen, uyuyana kadar önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşündüm. sabah erkenden kalkıp twitter'a ve inci'ye baktım. joe biden'a ''we are living america, coca cola sometimes war'' diye mention atıp gözdağı verdim. serkan inci'ye ''bana yardımcı olursan dilenmek zorunda kalmassın, babam zengin.'' diye pm attım ve cevapları beklemeye başladım. sonra kız arkadaşımın dairesine inmeye karar verdim. tıkladım kapıyı, hemen açtı sağolsun. ohio eyaletinde seçim kampanyaları oldukça çekişmeli geçmektedir ve başkanlık adayları mücadelede son aşamaya gelmişlerdir. başkan mike morris 'in (george clooney) kampanya basın sözcüsü olan stephen myers (ryan gosling) morris'e sadık biçimde var gücüyle çalışırken, birden politik bir skandalın içene doğru çekildiğini fark eder. şimdi bir karar verme sırası ondadır... ides of march! izler misin benimle dedim? hayır teşekkür ederim, biraz meşgulüm diye karşılık verdi. bırak mastürbasyonu, gel bak yarısında çıkarız dedim. ekşici olduğunu bildiğimden bu şekilde ikna edebileceğimi düşündüm. böyle zekiliklerim vardır. insanları istemeseler de beynimin odalarına hapseder, orda onlara küçük oyunlar oynayarak istediğim konuda ikna etmeye çalışırım. fakat kız arkadaşım meşgul olduğunu, artık kapıyı kapatması gerektiğini söyledi. konuyu değiştirmek için amerikan sineması neymiş ya, haneke kinq bence dedim. kapıyı hiçbir şey demeden kapattı. bu insanlar ne kaba amk.. herkes asosyal amk apartmanında.
not: till lindermann pussy klibi için anneme teklif getirmişti.
çıktım odama, eti cinlerimin bittiğini farkettim. inip annemi uyandırmalıydım. girdim odalarına, baakk esra erol anlatıyor, neler neler tanıtıyor baak. esra erol anlatıyor, neler neler tanıtıyor? advertorial advertorial advertorial advertorial diye bağırdım. annem bir kafasını kaldırdı, yeniden yattı. babam oç hiçbir şey demeden bir hışımla yataktan fırladı. hemen mutfağa fırladım. böyle çevikliklerim vardır. kas gücüm ve vücudumun esneme payı sayesinde herkesten önce planlarımı uygulamaya koyarım. kapıyı kilitlemeye çalışırken oç vurup açtı. lan ne bağırıyorsun sabah sabah? diye çıkıştı. şiddet uygulamamasından bulduğum samimiyetle baboş makarna yap da yiyek la deyip behzat ç.'ye gönderme yaptım. yarramın başını ye diyerek son derece düzeysiz, kalitesiz, kendisine yakışan bir cevap verdi. hiçbir şey demeden odama çıktım. enrique iglesias'ın hero klibini izleyerek finalini ağlayarak canlandırdım. babam girdi birden içeri, aklımı gibiyim kapıyı kilitlemeyi unutmuşum. o kolye ne lan? ne ağlıyorsun? ne oluyor yine amk? dedi. konuyu değiştirmek için spinoza'nın külli determinizminden ve bu öğretinin fonksiyonelliğinden bahsettim. aval aval suratıma bakmaya devam etti. ne vardı baba? çabuk söyle daha soner sarıkabadayı dansıma çalışmam gerekiyor dedim. annenle düşündük, senin bir işe başlamana karar verdik dedi. ne işi amk, ben çalışmaya çoktan yüz çevirdim. boşa mı kosmos izlettik size oçları? diye bağırdım. lan bağırma, lafını bil patlatırım bir tane diyerek gözdağı verdi. internet cafe'de çalışacaksın, bizim yılmaz'ınkinde. konuştum ben onla seni bekliyor dedi. konuyu değiştirmek için gogol'un, ölü canlar'ın 2. bölümünü el yazımlarını yakarak imha etmesinden duyduğum acıdan bahsettim. fakat bana mısın demedi oç. bugün gidecez, yarım saate hazır ol dedi. britney spears'ten criminal'ın ezgilerini mırıldanıp giblemediğim ifadesi vermeye çalıştım. fakat pek takıyor görünmüyordu. mecbur gidecektik artık.
not: spinoza ve gogol dönemin şartları gereği anal yoldan birlikte olmuşlar.
neyse çıktım babamla evden gittik net cafeye. yılmaz oç çay içer misiniz? dedi cevap vermedim tavrımı anlasın diye. bak bu masada oturacaksın masa açıp kapatacaksın, paraları alacaksın vs.. dedi. konuyu değiştirmek için burcu esmersoy'un ayak parmaklarından bahsettim. neyse babam oç gitti, ben de ana makinanın başına geçtim. inci'ye girdim durumu anlattım, gibleyen olmadı. twitter'a iş hayatının zorluklarıyla ilgili tweetler attım. face e girip merve'nin sınıf arkadaşı ozan'ın duvarında ismail türüt fotoğrafları paylaştım. fakat zaman geçmiyordu.. yılmaz oç da annemden hiç bahsetmeyince kaçmak için bir fırsat bulamadım. üstelik 24 numaralı masada oturan adam beni kesiyordu. rahatsız edici bakışları 15 dakika sürünce rahatsız olup yanına gittim ve birlikte olmamızın mümkün olmadığını uygun bir dille belirttim. ne diyorsun lan sen? sen kimsin? vs.. gibi konuyu değiştirmek için bazı anlamsız sorular sordu. yılmaz oç nin yanına gidip ben burda çalışamam, bu ne gevşeklik? babam beni buraya apaçilere gibtir diye mi getirdi? deyip koşarak uzaklaştım. böyle zekiliklerim vardır. işime gelmeyen durumlarda zekamı devreye sokar, olaydan sıyrılmasını bilirim. eve vardığımda apartmanda kız arkadaşım ile karşılaştım. naber? dedim. iyidir senden? dedi. konuyu değiştirmek için khloé kardashian odom takes... new orleans? not so fast! diye bağırdım. neyse gitmem lazım deyip anneme selam söylemeye kalktı. annemden sanane oç deyip eve çıktım.
not: net cafede ferre izlenmiyor amk
annem beni görünce şaşırdı. merve evde mi? diye sordum, çıktığını söyledi. odasına gidip kapıyla artık aramızdaki husumeti sonlandırmamız gerektiğini, eski dostlara böyle tavırların yakışmadığını söyledim. anlayışla karşıladı. kapıyla arayı düzeltmem moralimi biraz düzeltse de işten çıkmamı babama nasıl açıklayacağım konusu kafamı kurcalıyordu. kafamı dağıtmak için enrique iglesias'ın hero klibinin youtube urlsini harun kolçak posterinin arkasına yazdım. daha sonra bir süre önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşündüm. çıktım üst kattan şükran teyzelerin daireye indim. şükran teyze kapıyı açar açmaz konuya farklı yerden girip kafasını karıştırmaya çalıştım. kenan doğulu'nun ex aşkım şarkısını söyleyip soner sarıkabadayı dansımı sergiledim. böyle zekiliklerim vardır. keskin zekam ve önlenemez yeteneğim sayesinde müziğin ve dansın gücünü kullanarak işlerimi yoluna koyarım. ne var oğlum? dedi. akşam babamın gelip beni döveceğini, babamın beni burcu esmersoy'un ayak parmaklarından bile daha fazla korkuttuğunu, gece evlerinde kalmak istediğimi belirttim. git oğlum işine deyip kapıyı yüzüme kapattı. oç ayda yılda bir işimiz düşüyor, yardım etsen gibiyorlar mı? gerçi gibseler yardım eder.
not: harun kolçak, burcu esmersoy'un ayak parmaklarından daha çekici.
bir sol direk dışında sağlam bir darbe almadan akşam dayağını atlattığım için mutluydum. bu olayı harun kolçak'ın gir kanıma şarkısında çıplak moonwalk yaparak kutladım. önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşünüp daha sonra merve'nin odasına indim. kapıya how i met your mother'ın 7x12'sini izlemesi gerektiğini, çok duygusal bir bölüm olduğunu söyledim. kapıdan ses gelmeyince tıklattım, merve açtı. ne var abi? dedi. eğer gelecek haftaki doğum günüme kadar göğüslerini yeteri kadar büyütmezse sürpriz partime katılamayacağını söyledim. ne yapıyım senin partini? kimse gelmez zaten dedi. ağır konuşmuştu... duygusal havayı dağıtmak için david fincher'ın the girl with the dragon tattoo'su 13 ocakta sinemalarda dedim. gider misin abi, işim var dedi. mastürbasyon yapmak istediğini anladığımdan anlayışlı bir abinin yapması gerektiği gibi odayı terk ettim. fakat doğum günüm ile ilgili söyledikleri kanıma dokunmuştu. büyük bir parti yapıp onu sözlerinden dolayı utandırmalıydım.
not: joe biden'a david fincher yoluyla ulaşabilirim.
doğum günüme 6 gün vardı. inci'den, twitter'dan ve apartmandan herkes zaten benim için sürpriz bir şeyler hazırlıyordu, farkındaydım. ama merve'yi utandırmak için benim de bir şeyler yapmam gerekiyordu. facebook'a girip merve'nin sınıf arkadaşları ali can, ozan, ismail, tuğçe ve yeliz'in duvarlarına annem ve benim fotoğraflarımızı koydum. umarım ima ettiğim şeyi anlayacaklardı. daha sonra doğum günü üzerine 3-4 şarkı paylaşıp dikkati üzerime çektim. inci'deki panpeytalarımın hazırladığı sürprizi bozmamak için sadece off doğum günlerini de hiç sevmem vb.. başlıklar açtım. gibleyen olmadı ama beni olaya uyandırmamak için yaptıklarının farkındaydım. böyle zekiliklerim vardır. aklımın verimliliği ve zekamın kıvraklığı sayesinde her olayı kavrar, ona göre davranır ve insanları mutlu etmesini bilirim. twitter'dan joe biden'ı partime davet ettim. sosyal medyada gerekli çalışmaları yaptıktan sonra sıra apartmana gelmişti. enrique iglesias'ın hero klibini izledikten sonra işe koyuldum.
not: serkan inci'nin hediyesini kabul etmem. boşa yollamasın...
  1. kata indim, sarışın kadından başladım çalışmalara. tıkladım kapıyı, hemen açtı sağolsun. fabrikada tütün sarar, sanki kendi içer gibi diye bağırıp soner sarıkabadayı dansımı sergiledim. oğlum vallahi şimdi olmaz, çabuk söyle ne söyleyeceksen diye karşılık verdi. gelecek hafta doğum günüm var. eğer babamla aynı ortamda bulunmaktan rahatsız olmazsa eşiniz ile birlikte bekliyorum dedim. hiçbir şey demeden kapattı yüzüme kapıyı oç. zaman kaybetmeden firuze teyzenin kapısını çaldım. kapıyı açar açmaz konuya farklı yerden girmek için hegel'in evreni ''maddeleş bir fikir'' olarak gördüğünü ve bu yüzden heraklitos'un değil, hegel'in diyalektiğin babası sayılması gerektiğinden bahsettim. ne diyon oğlum sen? diye karşılık verdi cahil oç. eşiniz evde mi? dedim. yok dedi. eşiniz derken kocanızı kastediyorum hanımefendi. evde mi? diyerek sorumu tekrarladım. söyle ne söyleyeceksen bana dedi. gelecek hafta doğum günüm olduğunu, kendilerini de aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı belirttim. annenin haberi var mı? diye sordu. sanane annemden oç deyip üst kata fırladım.
not: firuze teyzenin harun tekin ile olan ilişkisinden eşinin haberi yok. eşi derken kocasını kastediyorum.
sıra mehtap teyze ile ekşici sevgilime gelmişti. mehtap teyzeden başladım. açtı kapıyı buyur oğlum? dedi. gelecek hafta doğum günüm var gelirseniz beni mutlu edersiniz dedim. maalesef evladım, uygun değiliz dedi. ikna edebilmek için enrique iglesias'ın hero şarkısını söyleyip rihanna-rude boy dansımı yaptım. ne kadar eğleneceğimizi anlamasını istiyordum. böyle zekiliklerim vardır. aklım ve dans kabiliyetimin yardımıyla insanları daha çabuk durumdan haberdar eder, olayları lehime çevirmeye çalışırım. yok oğlum sağol deyince konuyu değiştirmek için ''ıııığğğağğğğğ'' lı hidayet türkoğlu taklit performansımı gerçekleştirdim. kapıyı yüzüme kapattı. sıra karşı dairedeki sevdiceğime gelmişti. açtı kapıyı oo buyur, yine ne var? dedi. sevişmenin zamanı değil, sana önemli bir şey söylemeliyim dedim. ilgilenmiyorum diye karşılık verince ortamı yumuşatmak için akasya durağı sinan esprileri patlattım. daha sinirlenmiş görünüyordu.. haftaya doğum günüm var, gelir misin? dedim. hayır deyip yüzüme kapıyı kapattı. insanın sevgilisinin bile ona böyle davranması gerçekten canını sıkıyor. hero'yu mırıldanıp üst kata çıktım.
not: i can be your heroooooo babyyy
  1. kata çıkarken benim hiç bir bilgisayarım olmadığını, facebook'u, twitter'ı sadece televizyondan duyduğumu farkettim. nasıl olabilirdi ki? kafam karışıyordu yine. sakallının dayağını yememek için sustum. 3. kata çıktım, yaşlı teyzeden başladım. açtı kapıyı sağolsun, ne var evladım? dedi. yaşlı olduğunu bildiğimden frank sinatra - new york, new york'u seslendirdim. soner sarıkabadayı dansımla da süsledim ki bu çağa da ayak uydurabilsin. böyle zekiliklerim vardır. insanları kendi koşullarında değerlendirir, beynimin odaları sayesinde durumu kontrol altına alırım. işim var oğlum, ayakta zor duruyorum sakallı gelecek yoksa söyle ne diyorsun? dedi. sakallı artık bana bir şey yapamazdı ama konuya girmeliydim. gelecek hafta doğum günüm var, gelir misiniz? dedim. bırakmazlar dedi.. ne diyor bu kadın amk neyin kafasını yaşıyor anlamıyordum. konuyu değiştirmek için ona biraz önder açıkbaş'tan ve nasıl ünlü olduğundan bahsettim. kapıyı yüzüme kapattı. ama önder sorununu çözdüğümden birinin haberi olması olumlu bir gelişmeydi. sıra kapıcı kılıklı kadındaydı. tıkladım kapıyı ne var? dedi açar açmaz kaba oç. fakir olmanıza rağmen gelecek hafta gerçekleşecek olan doğum günüme gelmeniz beni mutlu eder dedim. gelemeyiz, sağol deyip kapıyı yüzüme kapattı. bu insanlar ne kötü amk... ulan fakir ayda kaç kere pasta yiyorsun amk bir hayrımız dokunsun dedik. neyse..
not: sakallı adam yine beni bulursa bir daha televizyon izleyemezdim.
şükran teyzeye çıktım, fakat kapısı kapalıydı. açmadı da hiç.. sakallıyı gördüm alt katta fırladım eve. anne diye bağırdım, bakan olmadı. bembeyazdı her yer yine, 2 yıl önceki gibi. başım ağrıyordu.. baba neredesin? sakallı geliyor yine, biliyorum o değilsin sen dedim. yine kimse giblemedi. merve'nin odasına gittim, ne kapı vardı ne merve. oda da yoktu. hemen odama fırladım kapıyı kilitlemeye çalıştım, anahtar yoktu. bembeyazdı her yer, bilmeleri lazım sevmiyorum beyazı. televizyon izlemem lazımdı artık. televizyon izlemezsem aklımın keskinliği ve beynimin odaları beslenmiyordu. sakallının ayak sesleri geliyordu, ama ben bu dünyadan çok rahatsızdım. dönmek istiyordum, ama bu kez olmuyordu. sakallı gittikçe yaklaşıyordu. ağlamaya başladım. ağlayınca daha bir deli muamelesi yapıyorlar insana. sakallı girdi, o babam değildi, adı da salim değildi ilk defa kabullendim. sopasıyla yüzüme vurdu, ellerimi kanattı. tekmeledi her yerimi. sonra daha rahat edebilmek için odasına çekti beni. bıktım senden! çıkmayacaksın alanından, rahatsız etmeyeceksin diğerlerini, televizyon da yok artık diyerek vurmaya devam etti.
not: deli falan değilim ben.
işleri bitti, yazmak için şimdi vakit bulabildim. kağıt yine kan oldu. sopayla çok dayak yedim, yumruklar, 3 puanlar hepsi güzeldi. ama bıçaklanmanın acısını ilk defa yaşıyorum sanırım. ilk yazmaya başladığım günlerde de az daha bıçaklanıyordum ama hademe engellemişti sağolsun. babamdan dayak yemek güzeldi.. sakallı olunca kötü. şunu farkettim; sizi seven birinin dayak attığını düşündüğünüzde acıyı fazla hissetmiyorsunuz. o yüzden deli değildim bence ben, kendimi rahatlatıyordum. dünyamın içinden çıkmak kötü oldu. enrique iglesias, esra erol, önder açıkbaş kızgınlardır şimdi bana. ama çok canım acıyor.. bir daha televizyon izlemeyeceğimi söyledi sakallı. fakat bu kanamayla fazla yaşamayacağımı biliyorum, böyle zekiliklerim vardır. akşam oldu, kendime ait olan tek şey el feneriyle yazıyorum şu an. her yer çok sessiz.. kimsenin umurunda değilim. yalnız ölmek gibisi yok. edebiyat öğretmeni olduğum günlerin avantajını çok kullandım burada. neyse daha fazla yazmam, 1 saate ölmüş olurum hero klibinin finalini gerçekleştirmek istiyorum. sonun bu olduğunu bildiğimden yazdım bunları defterime. bulan okuyan olursa, 1 kişi tarafından da hatırlanmak güzel olur benim için. sanırım son satırlarım bunlardı..
not: baba, çok özledim çocukluğumu, 1 yaşında ölen kız kardeşimi, kanserden ölen annemi.. en çok da senin dayaklarını.
14.11.2011
alper
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.03 02:01 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 4

çıktım odama kapıyı kilitledim. bu ekrem canavarıyla nasıl başedebileceğimi düşünmeye başladım. en iyisi 2 medeni insan gibi oturup konuşmaktı. üvey babam oç salona sokmadığından kapıyı tıklatıp ekrem'i çağırdım. geldi hemen.. bak dedim ekrem senle açık konuşacam. savaş istiyorsan, savaş olur. ayağını denk alacaksın bu evde.. bir kol saati için yaptığın mevzuya bak dedim. hiçbir şey demeden beni izliyor oç tam cin bu. bak dedim ekrem benden nefret ettiğinin farkındayım. fakat burası benim çöplüğüm adamım, anladın mı ha? dedim ve kendime harlem zencisi havası vererek korkmasını sağladım. böyle zekiliklerim vardır. beynimin kıvrımları kendimi farklı kalıplara sokup insanlara olduğumdan farklı görünmeme izin verir. ben senden nefret etmiyorum ki abi dedi. oç tırsmamıştı hiç.. rahatlayıp tedbiri elden bırakmam için elinden geleni yapıyor. bundan sonra bu evde dolaşırken çok dikkatli olmalıydım. ekrem'e hiçbir şey demeden odama fırladım. charles dickens'ın iki şehrin hikayesi eserine sarılarak ağladım. inci'de biraz takılıp durumu anlatıyım dedim, oçları taşak geçtiler hep. son olarak joe biden'a ve pentagon'a mailler atıp koruma istedim ama onlar da duymamazlıktan geldi. artık kendi başımın çaresine bakmalıydım. kurşun kalemlerimin ucunu sivriltip seksendört'ün son albümünü bilgisayarıma indirerek savaş hazırlıklarımı bitirdim. geleceği varsa göreceği de vardı. sakinleşmek için enrique iglesias'ın hero klibini izleyip sarah palin fotoğraflarını gezdim. bunlardan sıkılınca üst kattan sıvıştım şükran teyzelere gittim. kapıyı tıkladım mehmet amca açtı. amca birkaç gün sizde kalabilir miyim? evde beni öldürmek istiyorlar dedim. hayır dedi oç.. sanırım ela'dan dolayı hayır diyordu. ela ile aramızdaki samimiyetin sandığından fazla olduğunu belirtmek için ela bana sabahları balkondan göğüslerini gösteriyor dedim. bir hışımla beni itti oç yere düştüm. kapıyı kapattı sinirli sinirli girdi içeri. bu galiba bıçak getirecek deyip geldiğim gibi sıvıştım yukarı. ben geldikten 5 dakika sonra kapı çaldı mehmet amca geldi seslerden duydum. tam anlamadım ne diyordu da benle ilgili olabilirdi. hiç çıkmadım odadan. babam çıktı yukarı aç kapıyı gavat aç diye bağırdı. önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? dedim cevap veremeyince açmadım tabiki. kapıyı yumrukluyor oç. gibtir git yoksa seksendört'ün bir parçasını dinletirim? dedim. hala gitmedi.. blöf yapıyorum sanıyor herhalde. neyse açtım rastgele bir seksendört şarkısı, sesi de açtım. benim kulağımda pamuk vardı, o yanacaktı haline.. şarkı bitince çıkardım pamukları gitmişti. böyle zekiliklerim vardır. aklımın odalarını kullanarak insanları müziğin gücüyle hizaya getiririm. artık uyumalıydım. her ihtimale karşı media playerda seksendört hazırdı. kurşun kalemlerimi de masanın üstüne dizip uykuya daldım.
not: i can be your herooooo babyyyyyyy
sabah erkenden kalkıp mandalina aşırmak için mutfağa indim. arkamı bir döndüm ekrem oç.. mandalinaları olduğu gibi düşürdüm. napıyorsun burda? derdin ne senin? joe biden ile şu an açıklayamayacağım bir kan bağı var aramda. ayağını denk al olm dedim korkması için. kahkaha atıp odalarına girdi oç. ben de fırsattan istifade hemen sıvıştım. fakat rahat edemiyordum.. koskoca evde uyanık olan sadece ikimizdik ve bana istediğini yapması için uygun ortam vardı. başka birileri uyandı mı diye günler önceden yatağımın altında sakladığım tepsiyi arkaürme bahanesiyle mutfağa indim. daha uyanan yoktu. konuyu burcu'ya açmak için merve'nin odasına gittim. önce kapıya durumdan biraz bahsedip tavsiyelerini sordum. takmadı hiç oç.. daha sonra 10 kere kapıyı tıklatınca merve açtı. ne var abi? dedi. işim senle değil sütyenini tak deyip içeri girdim. burcu uyuyordu. hemen uyandırdım.. bak burcu dedim kardeşin az önce kötü adam kahkahası atıp beni ölümle tehdit etti dedim. hiçbir şey demeden gözlerini ovalıyor oç.. bak dedim burcu eğer gerçekten aşıksan bana ona engel olursun, beni öldürmek istiyor dedim. döndü sırtını uykuya daldı. merve de mal mal bakıyor yüzüme. gergin atmosferi yumuşatmak için slash de ortam çocuğu oldu ha, utanmasa kibariye'ye çalacak oç dedim. biraz gülüştükten sonra ekrem oçna görünmeden odama çıktım. böyle çevikliklerim vardır. acil durumlarda vücudumun esneme payını kullanır, işleri lehime çeviririm. odama çıkıp kapıyı kitledikten sonra bir süre önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşündüm. fakat hala ekrem'in nefesini ensemde hissediyordum.
not: i can kiss away the pain!
sonra aşağı kattan sesler duydum. anlaşılan manevi babam uyanmıştı. indim aşağıya baba konuşmamız lazım dedim. he söyle dedi rahat bir tavırla. konuya yumuşak girip kendisini şok etmemek için fabregas: real'den korkmuyoruz dedim. cevap vermedi suyunu içmeye devam etti. baba dedim ekrem'e söyle benim peşimi bıraksın, biliyorum beni öldürmek istiyor dedim. oğlum sen gerizekalı mısın? küçücük çocukla derdin ne senin? dedi. konuyu değiştirmek için inci'deki panpalarım annemin göğüslerinin capsini istiyor dedim. tepkisiz kalmayı tercih etti. baba bu çocuk beni öldürürse sorumlusu sensin haberin olsun dedim. gibtir git almayım ayağımın altına sabah sabah diye karşılık verdi. senin ben amk, halamı mehmet amcaya pazarlamayan oç dur diye bağırdım. hata yaptığımın farkındaydım ama bir anlık sinirle ağzımdan çıkıverdi işte. çatalı kafama fırlattı oç kalktı ayağa bir sol direk çıkartıp 7 puanı cebine koydu. halanlar burdayken bu saçmalıklarına bir son vermessen geçenkinden beter ederim seni dedi. halam girdi birden mutfağa noluyor bu sesler ne? dedi. fakir olan sizsiniz cefasını biz çekiyoruz o ekrem oç na söyle akıllı olsun deyip odama fırladım. kalbim çok hızlı atıyordu. youtube'a girip ''canlı yayında küfür'' videoları izledim, biraz kendime geldim. daha sonra çıktım balkona ela'yı beklemeye başladım. yine ekti beni amk.. bu kız kendini bulunmaz hint kumaşı zannediyor. haberi yok ki öğrenci kızla işi pişiriyoruz. fazla naz aşık usandırır amk. neyse şimdi karının kızın zamanı değil deyip ekrem'e karşı eylem planı ve gerekli yaptırımları düşünmeye başladım.
not: i will stand by you forever!
bir süre odamda bekleyip ekrem'i düşündüm, enrique iglesias'ın hero klibini izledim. herkesin uyandığından emin olduktan sonra aşağı indim. ekrem'e rahat görünmek için halama önder açıkbaş nasıl ünlü oldu biliyor musun? dedim. gülümsedi, bilmiyorum oğlum nasıl? dedi. valla ben de bilmiyorum.. dedim. yeniden güldü. ortamda tam bir barış havası vardı. böyle sempatikliklerim vardır. ortamda barış rüzgarları estirip insanların sevecenlikle başımı okşamasını sağlarım. babam oç kıskanmış olacak ki senin derdin ne lan bu bahsettiğin adamla? diye sordu. konuyu değiştirmek için neden fritz zwicky 1933'te astrofizikten bahsedince kimse giblememiş. insanlar oç dedim.. annem malı ağzını topla bak adam gibi duramıyorsun 2 dakika dedi. joe biden'ın izindeyim ayağını denk al dedim. ondan başka kimse ne dediğimi anlamamıştı tabi. neyse sonra olan oldu, birden ekrem oç çıktı odadan üzerime doğru koşmaya başladı. bir an korkudan gayriihtiyari it's rainig men diye bağırmışım. abi pepee açsana diyor oç.. hep bilerek yapıyor. güya bana gözdağı veriyor ailemin önünde. neyse konuyu değiştirmek için bu rasim ozan kütahyalı'nın uzmanlık alanı ne amk? dedim ve koşarak odama çıktım. yüreğim ağzıma gelmişti.. anlaşılan bu oç ile mücadelede evden destek alamayacaktım. farklı insanlara ihtiyacım vardı.
not: you can take my breath away.
belki apartmandan birileri bana destek olmayı kabul eder diye tüm apartmanı gezmeye karar verdim. 1. kattaki sarışın kadından başlamaya karar verdim ve dairesine gittim. kapıyı tıklatınca hemen açtı kapıyı he oğlum buyur? dedi. evimizde bir katil var ve kimse gerçek yüzünü göremiyor. bana yardım eder misin? diye sordum. cevap bile vermeden kapıyı kapattı. kocan benden hoşlanıyorsa bunun sorumlusu ben miyim amk? madem öyle tatmin et herifi. neyse zaman kaybetmeden firuze teyzenin kapısını çaldım. konuya farklı yerden girmek için geliyor, geliyor! bestelerin efendisi geliyor! selami şahin geliyor. bu sıcak sohbet perşembe günü saba tümer'le bugün'de diye bağırdım. oğlum deli misin sen? bağırma ne var? diye karşılık verdi. firuze teyzenin duvarlarını kolay kaldıramayan bir kadın olduğunu bildiğimden esra erol'un programında şarkı söyleyen kız sürekli detone farkında mısın? deyip sohbeti farklı bir boyuta taşıdım. böyle zekiliklerim vardır. çok yönlü bir beyne sahip olduğumdan herkesin aklına, bilinç dünyasına uygun çıkışlar yapar, onları kendi aklımın derin dünyasına davet ederim. bu firuze teyze nerede ne konuşacağını bilmiyor. annen mi bir şey istiyor? kapatıcam bak dedi. kapat oç annemden sanane deyip yukarı kata fırladım. aramızdaki samimiyete güvenerek önce mehtap teyzeye gitmeye karar verdim.
not: bestelerin efendisi selami şahin ile firuze teyzenin arasında duygusal bir bağ olabilir.
mehtap teyzenin kapısını çaldım, her zamanki gibi hemen açtı sağolsun. hatice hanım 33 yaşında, 1 evlilik yaptı, 1 kızı var. istanbul'da yaşıyor dedim. o kim oğlum, ne diyorsun yine? dedi. evimde bir katil olduğunu kendisinin ya da eşinin yardımı olmadan ekrem'i alt edemeyeceğimden bahsettim. yok oğlum, hadi bak işine dedi. eşiniz derken kocanızı kastediyorum hanımefendi. bu ciddi bir konu diye karşılık verdim. bir şey demeden kapıyı suratıma kapattı. insanlar çok kaba ve bencil. söyleyim babama msn'den silsin mehtap teyzeyi. neyse kaybedecek vaktim yoktu. karşı dairede düzeyli bir ilişki yürüttüğüm, adını şu an hatırlamadığım ekşici kız arkadaşım vardı. çaldım kapıyı açar açmaz ooo ben de seni bekliyordum, ne zamandır nerelerdesin? dedi alaycı bir gülümsemeyle. ekşici olduğunu bildiğimden suyuna gitmek için ehehe çeşitli şakalar komiklikler swf dedim. böyle zekiliklerim vardır. insanlara onlardanmış gibi görünüp aklımın odalarına hapsolmalarını sağlarım. ne var yine, ne oldu? dedi. beni öldürmeye çalışan pepee fan bir çocuk var, gel tutalım şunu, kıralım bacaklarını? dedim. yaa neyin kafası bu ne diyorsun yaağğ? dedi ağzını ayırarak. bozuntuya vermemek için ehehe ironiden anlamayan nesle aşina değilim asgdhejsufds dedim. neyse işim var deyip kapıyı yüzüme kapattı oç. hayat arkadaşımın bile bana sırtını çevirmesi gerçekten koymuştu. fakat duygularımın esiri olmadan işime bakmalıydım. sıra 3. kattaydı...
not: mehtap'ın kocasıyla ssg geceleri arka bahçede buluşuyorlar.
önce 3. kattaki yaşlı sinirli teyzeden başlayarak zor olanı önce atlatmayı düşündüm. kapıyı çaldım, yaşlı olduğunu bildiğimden kapıyı açınca allll weee areee sayiinnnggg isss giveee peaceee aaa channceeee, give peace a chance baby, give peace a chance diye bağırdım. ne var oğlum? ne diyorsun? dedi. daha fazla vietnam, ernesto'ya bin selam. değil mi azizim? diye karşılık verdim. böyle devrimciliklerim vardır. 68'in ve vietnam karşıtlığının asi duruşunu yüreğimde barındırır, duygularımı beynimle harmanlayarak insanları avucumun içine almaya çalışırım. oğlum kapatıyorum bir şey demiyorsan? dedi. dairemde bir çocuk var, kendisi katil. ondan kurtulmam gerek.. bir kere görünseniz kendisine? suratınızı görünce korkar? dedim. defol oğlum, hadi diye karşılık verip kapıyı kapattı oç. e be insaf teyzecim senle beraber olamam, çok yaşlısın. bu yüzden darılmanın ne anlamı var? darıldıysan duygularını bu meseleyle niye karıştırıyorsun? çıldıracam yahu, valla çıldıracam. insanlar ne garip... sakinleşmek için enrique iglesias'ın hero klibinin urlsini içimden tekrarladım ve karşı daireye geçtim. sıra kapıcı görünümlü kadın ve bıyıklı kocasındaydı. kocası açtı kapıyı.. buyur? dedi. bıyıklı, kel ve şişko olduğundan hacı batak çoluk çocuk oyunu yaaa king iyidir di mi? dedim. nasıl? dedi. adam mal galiba... neyse evimde bir katil var ve beni öldürmek istiyor dedim. nasıl yani? diye karşılık verdi. adam ağır mal galiba... 8 yaşında bir çocuk, pepeyi çok seviyor. içeride okey tahtalarınız vardır sizin. birisini getirseniz de şunun kafasına geçirsek? dedim. git akşam akşam yaaaa deyip kapıyı kapattı oç. embesil galiba... buradan da bir çok çıkmamıştı. tek umudum 2 numaralı sevdiceğimin annesi ve babası olan şükran teyze ve mehmet amcaydı. merdivenleri çıkarken led zeppelin'den kashmir'i mırıldanıyordum.
not: john lennon kel ve şişko bıyıklı amcayı görse yoko'ya şükrederdi.
şükran teyzelere çıktım, kapıyı çaldım. ela açtı kapıyı.. oha! oha! oha! şok olmuştum. heyecanla i can be youuurrr herooo babyyy diye bağırıp ağlamaya başladım. klibin final sahnesini canlandırmaya çalıştım fakat ela giblemedi. daha sonra toparlanıp neyin tribindesin kızım? 2. kattaki zaten veriyor dedim. ne diyorsun ya? deyip annesini çağırdı. şükran teyze ne var oğlum yine, açmayacaz artık kapıyı bak? dedi. gergin atmosferi yumuşatmak için kaley cuoco kadar sevimli bir varlık var mı dünyada? diye sordum. böyle hoşluklarım vardır. amerikan dizileri izleyip, oradaki tatlı hatunları hafızama alır, beynimin odalarında onlarla yeni hayatlara yelken açarım. şükran teyze anlamıyorum ben seni diye karşılık verdi. şükran teyze halamın oğlu ekrem, diyecek oldum lafımı kesti oç görgüsüz. aa evet halanlar gelmiş, gelicem ziyarete dedi. ekrem beni öldürmek istiyor, bu sorunu çözmeliyiz, kızınız dul mu kalsın? dedim. saçmalama oğlum yine, git annene söyle uygunsa bu akşam gelmeyi düşünüyoruz dedi. sanane annemden oç ağzın yok mu git kendin söyle diye bağırdım ve tabiki koşarak üst kata çıktım. üst kattaki kapıdan eve girdim ki ekrem fark etmesin. kimse bana yardım etmek istemiyordu ve bu durum biraz garipti.. bir süre düşündükten sonra ekrem'in tüm apartmanı örgütlediğine karar verdim. savaş baltaları şimdi tamamen çıkmıştı.
not: kaley cuoco geceleri beni görmeye geliyor.
kalça dansımın zirvesinde, hazın doruğundayken kapım çalındı. müziğin sesini kısıp kimsin? diye sordum. aç lan kapıyı itin dölü diye bağıran babam olmalıydı. yavuz bingöl'ün keşanlı ali'yi oynuyor oluşu hakkında ne düşünüyorsun? diye sordum. gibtirme, aç kapıyı diye bağırdı tekrar. gibtirme derken kerem alışık'ı kastediyor oluşunu düşünüp kapıyı açtım. açmaz olaydım... kapı açılır açılmaz klagib bir sağ direk ile puan peşinde koştu. sanırım burnum kanıyordu ve yere düşmüştüm. karın boşluğuma çıkardığı 2 tekmeyle nefesimi kesmeyi başardı. daha sonra eğilip elmacık kemiklerime 2 yumruk daha çıkarttı. genital bölgeme çıkarttığı son tekmeden sonra ayağa kalkacak halim yoktu. kulaklarımı ısıracağını korktuğumdan onları korumaya çalışıyordum. biraz sakinleşmesi için angela merkel ve nicolas sarkozy sence euroyu kurtarabilecekler mi? diye sordum. o sıra sesli bir şekilde küfür ediyor oluşundan duymadı sanırım. gelişimi takdire şayandı.. dayağına yeni boyutlar katmış, stratejilerini çeşitlendirmişti. bu da duyduğum acıyı daha fazla artırıyordu. böyle oçlikleri vardır. kas gücünü her geçen gün daha fonksiyonel kullanıp bu alandaki gelişimiyle takdir toplamayı başarır. bir süre beni rahat bırakması için ölü taklidi yapmayı denedim. fakat ellerimi kulağımda tutuyor oluşumdan yememiş olacak ki tekmelemeye devam etti. tamamen pestilimin çıktığından emin olunca senin gibi adamın kalıbını gibeyim. küçücük çocuktan ne istiyorsun avradını gibtiğim? diye bağırıp odayı terk etti. michelle rodriguez'e hakaret edişi biraz fazla olmuştu. fakat tepki koyacak gücü o an kendimde bulamıyordum. bayılmadan önce kulağımda yankılanan son ses yapma salim! anlayışlı ol, biliyorsun çocuğu.. ne yaptın? diye bağıran oç halamın sesiydi.
not: michelle rodriguez, angela merkel ile nicolas sarkozy'i yatakta basmış. kendisi söyledi...
uyandığımda yatağımdaydım. annem malı başımdaydı... her tarafım acıyordu. oğlum nasıl oldun? ağrın var mı? diye sordu. ''because destiny john, is a fickle bitch.'' diyerek lost'a olan özlemimi vurgulayan bir yanıt verdim. aç mısın? hazırlayım mı bir şeyler? dedi. eti cinlerimi küvete sakladığımı, ordan almasını rica ettim. abur cubur olmaz dur bir şeyler hazırlayım deyip gitti mal ya... doğrulmaya çalıştım fakat her tarafım acıyordu. aldım bilgisayarı kucağıma inci'ye girdim. serkan inci ve joe biden'dan ses yoktu.. birkaç ateist, birkaç şakirt başlık açıp gereksiz tartışmalara girdim. provokatif söylemlerde bulunup ortalığı karıştırmaya çalıştım. daha sonra enrique iglesias'ın hero klibini izleyip biraz kendime gelmeye çalıştım. vikipedi'den lüzumsuz bilgiler edindim. babam oç geldi.. onu görünce hatırladım kulaklarım yerinde mi diye kontrol ettim. uyandın mı lan? halini hatrını sormaya geldim bak itlik yapma dedi. konuyu değiştirmek için 2. dünya savaşı sırasında 4. enternasyonalde gerçekleşen kopmalardan bahsettim. halmla ekrem oç geldi o sırada... ekrem'in hemen odadan çıkmasını rica ettim. halam oğlum derdin ne bu çocukla? rahatsızsan eğer söyle gidelim bu evden? dedi. gitmeyin hala, giderseniz mehmet amca'ya ayıp olur dedim. fakat ekrem'in kendisine çeki düzen vermesi gerektiğinden bahsettim. manevi babam oç lan küçücük çocukla derdin ne senin? delirtecen lan sen beni diye çıkıştı. fikirlerini önemsemediğimi anlaması için cyndi lauper'ın time after time şarkısını mırıldandım. daha sonra annem elinde tepsiyle geldi ve hadi biraz atıştır dedi. anne tepsi fobim olduğunu bilmiyor musun? merve'nin kapısıyla arkamdan konuşuyorlarmış. getirme şunu odama diye bağırdım. fakat bir kez taviz vermekten zarar çıkmazdı. çünkü çok açtım... böyle uyumluluklarım vardır. beynimin derinlerinde, aklımın labirentlerinde çok özel şeyler yaşasam da insanlara ve tepsilere karşı gerektiğinde anlayışlı olur, durumu sorun etmemeye çalışırım. herkes odamı terk ettikten sonra karnımı doyurdum ve tepsiyi kapının önüne koydum.
not: benjamin linus ile troçki zamanında çok sevişmiş. eminim...
daha sonra ankaralı yasemin'nden şoför abi'yi dinleyip aşağı kata indim. ekrem oç ortalarda görünmüyordu. sanırım savaşı kazanmıştım. merve'nin odasına gittim. beni kapı karşıladı. sen benle ilgili tepsiyle ileri geri ne konuşuyomuşun birader? deyip sert durdum. böyle zekiliklerim vardır. beynimin gösterim hücreleri gelişmiş olduğundan istediğim an istediğim görüntüyü takınıp, insanların ve kapıların ona göre davranmalarını sağlarım. utanmış olacak ki cevap veremedi oç.. kapıyı tıklatıp merve'nin dışarı çıkmasını istedim. ne var abi? dedi. bu göğüslerin hali ne? bıktım senden.. ben sırf senin gelişimin için bu evden ayrılmıyorum. bu kadar dayağı o yüzden yiyorum. şu göğüslerini artık büyütmenin bir yolunu bul, yoksa elimle ben sündürecem dedim. burcu atıldı ordan ne diyorsun abi sen? diye. bu işten kendini sıyıramazsın burcu, seninkilerin de güdümlü füze olmadığı çok açık dedim. güdümlü ne abi? dedi. ben de bilmiyorum dedim. gerekli uyarıları yaptığımdan bir şekilde bağlayıp odama çıkmalıydım. lars ulrich dave lombardo'nun taşağını yisin di mi yaaaa?? dedim. cevap vermediler.. fırsattan istifade odama fırladım.
not: ankaralı yasemin dave lombardo ile dikmen'de buluşuyormuş.
babamı aldım karşıma. sen beni neden sürekli dövüyorsun oç? dedim patlattım bir tane. sonra bir kafa gömdüm, iyice mayıştı. yere yığılınca tekmelemeye başladım. acımıyordum... ağzı burnu her yer kan içindeydi. michelle rodriguez geldi, yapma aşkım değmez dedi. annemin neden çıplak oturduğuna anlam veremiyordum.. derken uyandım. baktım saat sabah 9 olmuş. gördüğüm rüyanın etkisiyle ter içindeydim. bir duş alıp kendime geldim. enrique iglesias'ın hero klibini harun kolçak'ın gir kanıma dansıyla süsledim. aşağı indim baktım halamlar valiz hazırlıyor. ekrem oç hiç yüzüme bile bakamıyordu, tek çaresi evi terk etmek olmuştu. böyle kuva-yi milliyeliklerim vardır. aklım ve yüreğim sayesinde girdiğim savaşlarda ustaca savaşır, kazanmak için elimden geleni yaparım. oo gidiyor musunuz hala? dedim. evet evladım, sağol her şey için diye karşılık verdi. gergin atmosferi dağıtmak için gidin tabi ya eniştem evde düz duvara tırmanıyodur ehehe dedim. hiç cevap vermeyip son hazırlıklarını tamamladı. babam arkaürecekmiş bunları terminale, bir an önce çıkalım deyip vedalaşarak gittiler. artık zaferim resmileştiğinden kutlamalar başlamalıydı. kapı kapanır kapanmaz telefondan quenn'den we are the champions açtım. ellerimi iki yana açtıktan sonra ortada kavuşturdum, kafamı yere koyup bir takla attım. daha sonra çoraplarımı çıkarıp halı üzerinde moonwalk yaparak figürlerimi tamamladım. müziğin ruhuna uygun olarak ağır çekimde ağlayarak seviniyor gibi yaptım. annem sanırım hareketlerime anlam verememişti. mal mal bakıyordu amk.. ruhsuz bu kadın.
not: freddie mercury ile harun kolçak arasında bir ilişki olabilir. çok meşgul olmasam bu durumu araştırabilirdim.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.06.25 17:21 griljedi (Kuram) Daario Naharis ve Euron Greyjoy

Daario Naharis karakterleri 3. kitapta Dany’nin Yunkai saldırısı öncesi ortaya çıkıyor. Dany ile görüştükten sonra yanındaki diğer iki kaptanı öldürüyor ve Fırtına Kargalarının yegane kaptanı olarak taraf değiştirip, Dany’nin safında yer alıyor.
Dany, ilk gördüğü andan itibaren bu paralı askeri çekici buluyor hatta aşık oluyor ve Meereen’i ele geçirdikten sonra birlikte olmaya başlıyor. İlişki başlamadan önce Dany, onu aylar süren bazı vazifelere gönderiyor. En son evlendiği zaman efendilere rehin veriliyor ve onu bir daha ne görüyoruz ne de haber alıyoruz.
Yıllar evvel Daario’nun Euron olduğuna dair bir kuram ortaya çıktı. Bunun temel sebeplerinden biri de GRRM’in şu açıklaması.

GRRM, Ejderhaların Dansı’nın yayımlanmasından önceki röportajlarında “Daario, görebildiğinizden daha fazla görüldü,” demiştir.

Sizi bilmem ama bu kuramı gerçekten çok severim, üyelerimizden biri konuyu yeniden ele almamı rica edince forumda daha önce tartışılmışsa da daha derli toplu ve güncel bir başlığa ihtiyacı olduğunu düşündüm. Reddit 1 ve asoiaf 1 ‘den faydalandım.
Başlayalım.

Görünüş ve Kişilik

Aslında Euron ve Daario’nun görünüşleri birbirine hiç benzemiyor; birinin saçları siyah iken diğerinin kıvırcık ve maviye boyuyor. Bunun dışında fiziksel yapıları hakkında bilgi pek verilmediği için fikir yürütmek güç. Buna rağmen ikisinin de gözlerinin mavi olduğu bilinmekte. Euron ayrıca bir gözüne bant takmaktadır ve o gözün “siyah” olduğu söylenir. Bu da ona “Karga Göz” lakabını vermiştir.
Elbette eğer iki karakter de aynı kişi ise onu tanıyan birileri tarafından tanınmamak adına görünüşünü değiştirmesi beklenir. Euron’un çevresinde büyücülerden bol bir şey yok ve büyücülerin, yanılsamalar yaratarak kişilerin görünüşlerini değiştirme yetenekleri olduğunu görüyoruz (Bknz: Melisandre ve Mance/Çıngıraklı).
Diğer yandan kendisini boyaması yüzünden Tyroshi olduğu düşünülse de ortak dile çok hakim olması dikkat çekici bir ayrıntı. Dahası kendisinin daha Valyria dili konuştuğunu da duymadık Tyrosh halkı Valyria’nın bir versiyonunu konuşur.
Dany’nin POVlarında şu ana kadar adamın dikkat çekici bir aksanı olduğunu okumadık ama Dany’nin Tyroshi aksanı olduğunu biliyoruz, okuduk. Yani Dany bile tamamen Westeros aksanıyla konuşmuyor. Bilmiyorum ama (GRRM bu ayrıntıyı unutmadıysa) Dany’nin Tyroshili Daario’nun aksanına dikkat etmesi beklenirdi, diye düşünüyorum.
Euron, Demirdoğumlu adamlarını Eski Şehir’e Tyroshlu olarak sokmaya çalışmıştı. Daario da Tyroshlu.
İki karakterin de tehlikeli, inançız ve acımasız olması dikkate değer noktalardan biridir ve elbette ki hilekar, güvenilmez.

Kargalar

Yukarıda da bahsettiğim gibi Euron’un lakabı “Karga Göz” çünkü Theon’un söylediğine göre gözleri bir karganın gibi siyah ve kötülükle parlıyormuş.
Başlığın hemen altında bir gözüne bağlı lekeli,beyaz deriden bir sargı Theon’a amcası Euron’u hatırlatmıştı. Sargıyı Umber’in gözünden söküp çıkarmak ve sargının altında sadece boş bir göz çukuru olduğunu görmek istemişti, kötülükle parıldıyan siyah bir göz yerine. Kış Rüzgarları – Theon
Ayrıca Euron’un 4. kitapta ortaya çıkan kişisel bir arması da mevcut; siyah taçlı kırmızı tek bir gözün iki yanında kargalar. (Aslında Targaryen renkleri olması ilginç.)
Armanın ilk defa görünmesi ve kimse tarafından tanınmaması, Euron’un bu armayı nispeten yeni seçtiğini gösteriyor. Bu da bizi başka bir şeye götürüyor; Daario’ya.
Daario Naharis, Fırtına Kargaları isminde 500 kişilik bir paralı asker birliğinin üç komutanından biriydi, ta ki diğer ikisini öldürene kadar.
Fırtına Kargaları’nın kumandanları aynı anda ayağa kalktı. “Cevabımız hayır,” dedi Prendahl na Ghezn. Diğer iki adam Prendahl’ı takip ederek çadırdan çıktı ama Daario Naharis dışarı çıkarken arkasına baktı ve kafasını öne eğerek nazikçe selam verdi.
Fırtına Kargalarının arması da yıldırım ve dört karga barındırır. (Bununla beraber son kitabın Selmy POV’unda daha farklı bir şekilde tasvir edilmiştir; bir düzine siyah flamanın olduğu, tepesine tahtadan oyulmuş bir karganın olduğu uzun bir direk.)
Fırtına Kargaları geldiği zaman hepsi adına konuşan Prendahl idi; her ne kadar üç kumandan olsa da bu kişinin daha kıdemli olmasından dolayı daha baskın bir hakimiyeti olduğu düşünülebilir. Bu da Daario’nun nispeten daha kıdemsiz, daha yeni biri olduğu havasını veriyor ki görüşme boyunca hiç konuşmadı.
“Ben fırtınayım, lordlarım. İlk ve son fırtınayım,”
Bu, Euron’un adamlarına kendisini tanıtma şekli. Karga Göz ve Fırtına olarak kendini ifade etmesi okuyucuların Fırtına Kargalarına gönderme olduğunu düşünmesine neden olmuştur.

Diğer İşaretler

…üç at sürmelisin… biri yatağa, biri dehşete, biri aşka.
Ölümsüzler Sarayındaki uyarılardan biri de Dany’nin yatağa, aşka ve dehşete at süreceği idi. Kehanetlerin yorumu asla %100 şu denemez ama tahminlere göre ilerlersek Dany’nin “at sürmesi” muhtemelen birlikte olduğu, olacağı erkeklerle ilgili…
Biri yatağa idi; kocası Hizadar. Diğer ikisi de aşka ve dehşete… Daario’ya aşık olduğu ve birlikte olduğu bilinmekte, bu yüzden bunu “aşka at sürmek” olarak yorumlayabiliriz ama iki karakter bir karakterse bile Dany, Daario olduğunu bildiği adam ile beraber oldu. Euron olarak da Dany’nin aklını çalma şansı var. O zaman dehşete at sürmüş olacak.
Aslında Selmy, Dany’nin Daario’ya duyduğu aşkı ölümcül bir zehir olarak tanımlamıştı bile.
Daario’ya olan aşkı bir zehir. Çekirgelerden daha yavaş bir zehir ama sonuçta ölümcül.
Tyrion POV’da son kitapta Moqorro’nun uyarısına göre Euron, Dany’nin peşinde. Kral şurasında gördük ki onunla evlenmeye niyetli ve dahası bundan çok emin ama kendi yerine kardeşi Vic’i gönderiyor.
“Kaptanımız denizin elli mil açığında, o lanetli kıyının iyice uzağında olmayı tercih eder ama ona en kısa yoldan gitmesini emrettim. Başkaları da Daenerys’i arıyor.” … “Alevlerinde, başkaları dediğin insanları da gördün mü?” diye sordu ihtiyatlı bir şekilde. “Sadece gölgelerini,” dedi Moqorro. “En çok da birini. Kan denizinde yol alan, bir tek siyah gözü ve on uzun kolu olan uzun boylu ve çarpık bir yaratık.”
Daario’nun motivasyonları çok net değil, aslında amaçsız görünen bir karakter. En başta Dany’nin yanına “kaybeden tarafta” olduğunu düşünerek geçmiş olsa bile sonrasında İkinci Oğullar bile Dany’yi kaybeden taraf olarak görüp, taraf değiştirmişti. Daario ise evlenmesine rağmen Dany’nin yanında olması hatta “rehine” olmayı kabul etmesi düşündürücü.
Euron Greyjoy “Ateş mi Buz mu?” 1 başlığımı hatırlar iseniz Euron’un ateş tarafında Dany’nin yanında olmaya çalıştığını anlatmıştım. Zaten (Targ renkleri) kan ve ateş; kırmızı ve siyah renkler (Dans 2’nin siyahlar tarafı da akla gelsin) ile referansı olan bir adamdan bahsediyoruz. Yani Euron gerek arması gerekse giydiği kıyafetlerle (hatta saç rengine ve bantlı göz rengine kadar) Dans 2’de siyahların tarafında Dany’nin yanında yer alacak kişi olduğunu ilan etmiş.
Euron, Dany’nin kendisi ile evleneceğinden çok emin konuşuyor ve onu, emelleri için kendisine istiyor. Vic’e güvendiğini sanmıyorum ama öyle yahut böyle Dany’nin yanına gideceğinden ve teklifi ileteceğinden şüphesi yok. Menzil saldırılarının Diyar’ı parçalayıp, Dany’nin işgaline hazırlamak için olduğu fikrindeyim ki Sam de bunu ifade ediyor.
eğer Kral Toprakları, Eski Şehir’i ve Arbor’ı kaybederse bütün diyar parçalara ayrılır, diye düşündü.
Dany ise Daario ile son günlerini yaşarken paralı asker, Dany’yi kendisiyle evlenmesi için ikna etmeye çalışmıştı.
“Bu gecenin bitmesini istemiyorum.” “Neden kraliçem?” “Biliyorsun.” “Düğün mü?” Daario güldü. “Onun yerine benimle evlen.” “Bunu yapamayacağımı biliyorsun.” “Sen kraliçesin. İstediğin her şeyi yapabilirsin.” Daario, Dany’nin bacağını okşadı. “Bize kaç gece kaldı?” İki. Sadece iki. “Sen de benim kadar iyi biliyorsun. Bu ve sonraki gece. Sonra bu işi bitirmeliyiz.” “Benimle evlen ve sonsuza kadar bütün geceler bizim olsun.”Yapabilseydim, evlenirdim. … “Evlenemeyiz aşkım. Sebebini biliyorsun.” … “Evlenilecek kadar güzel değilim.” Daario, kılıç kemerini, asılı olduğu kancadan aldı.
Aslında en çok kafa karıştıran kısım burası. Euron ortada görünür iken Daario, Meereen’de değildi ya da rehine verilmişti; Dany’nin fetihleri devam ederken de kimse Euron’un nerede olduğunu bilmiyordu. Dany, Lekesizleri satın almak istediğinde efendiler onları isteyen başka bir alıcıdan bahsediyordu; bir korsan kral. Bu kişinin Euron olabileceği söyleniyor. Euron’un Qarth’dan beri Dany’yi, öldürmek için, takip eden büyücülerin gemisini yakalayıp, yağmaladığı ve esir ettiği düşünülür ise bu gayet mümkün. Ayrıca Euron’un gemisi Ibben’den Asshai’ye kadar ünlüdür.
Balon suikastı ve kral şurası sırasında Daario, Meereen’de değildi. Daario, Yunkai saldırısında büyük ganimetler elde etti ve Euron da kral şurasında yanında büyük ganimetler getirip, dağıtmıştır. Bu iki karakterlerin eylemleri arasında her zaman aylarla ifade edilecek boşluklar, atlamalar mevcut.
Illyrio ve Varys, Dany’nin Meereen’de olduğunu biliyordu ama güncel bilgilere sahip değildi; Batı’ya doğru yola çıktığını farz ederek Jon Conn. ve tayfası ile Volantis’te bekleme planları yapıyordu. Buna rağmen Euron, Dany’nin nerede olduğunu gayet iyi bildiği gibi olduğu yerde kaldığından çok emin olmalı ki Vic’i gönderiyor.
“Yine yanılıyorsun kızım. Üç ejderha var ve ben onları nerede bulacağımı biliyorum. Bu malumatın değeri ahşap bir taçtır şüphesiz.”
“Sana ihtiyacım var. Köle Körfezi’ne gidip bana aşkımı getirebilir misin?”
Bu mekan atlamalarında sorun şu ki bu zaman aralığında Euron’un bir oraya bir buraya gitmesi güç görünüyor, haliyle kuramın en zayıf noktası burası gibi görünmekte. Eğer hayranların yayımladıkları zaman çizelgesi doğru ise Vic’in Meereen’e varması (yakalandıkları fırtınalar vb. şeyleri katarak) ortalama 3 ay sürüyor. Sorunsuz gittiğini farz etsek ortalama 2 ay falan vakit alabilir (en iyi tahminle). Olaylar arasındaki zaman kronolojisi de biraz muamma olduğu için biraz esnek tutmakta sorun olmaz.
Yine de bu konuda da değişik “olası” açıklamalar söz konusu.
1- Ateş ve Kan kitabında yazdığına göre, kuzey denizlerinde “kestirme yol” olarak tarif edilen bir geçidin olduğuna inanılmakta. Bazı denizciler bu geçidi bulmayı denemişler ama buz dağlarından başka bir şey bulamamışlardır. Bu efsane gerçek ise Euron’un burayı bulmuş olması mümkün.
2- Ateş ve Kan Büyüleri
Büyü ile çok güçlü ve sert rüzgarlar oluşturarak Euron’ın normalden çok daha hızlı bir şekilde Meereen’e ve Demir Adalar arasında birkaç gel git yapmış olabileceği iddia ediliyor.
Sukunet’in kan kurbanları yüzünden kırmızıya boyanmış olabileceği zaten konuşulan bir şey ki Euron’un gemisinde büyücüler var.
Büyü ile rüzgarları kontrol edilebildiğine dair birkaç sahnemiz var.
Benden önceki El. Melisandre, Alester Florent’i Ejderha Kayası’nda ateşe vermişti. Bunu, onları kuzeye götüren rüzgârı uyandırmak için yapmıştı. Lord Florent, kraliçenin adamları tarafından direğe bağlanırken güçlü ve sessiz durmuştu, yarı çıplak bir adamın olmayı umabileceği kadar vakurdu, fakat alevler bacaklarım yaladığında bağırmaya başlamıştı ve kırmızı kadına inanılacak olursa lordun çığlıkları o gün orada olanları Kıyıdaki Doğugözcüsü’ne kadar uçurmuştu.
Üstadı işaret eden parmaklarından duman yükseliyordu. “Şu adam. Boğazını kesin ve onu denize atın. Rüzgârlar Meereen’e kadar bizim yanımızda olacak.” Moqorro bunu ateşlerin içinde görmüştü.
Dumanlar çıkaran tekne deniz tarafından yutulurken, Victarion, yedi güzel kızın çığlığının neşeli bir şarkıya dönüştüğünü duydu. Sonra sert bir rüzgâr geldi, yelkenleri doldurdu, gemileri önce kuzey doğuya, sonra yine kuzeye sürdü. Onları Meereen’e ve çok renkli kiremitlerden inşa edilmiş piramitlere doğru götürdü. Bir şarkının kanatlarında sana uçuyorum Daenerys, diye düşündü demir kaptan.
Yazımız şimdilik burada sonlanıyor. Belki daha sonra eklemeler yapabilirim. Yazının aslı buradan yayımlandı.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.04.20 12:34 MRHalayMaster Magnus Arşivleri: Istanbul/The Magnus Archives: Istanbul Ep.:1 Bravery (A series inspired by the podcast The Magnus Archives)

English translation:
-Hello -Hi -Please, have a seat.
It was clear this man hadn’t slept enough.
-May I have your name? -Serhat. Serhat Akyürek. -What will your statement be about? -It may be difficult to explain... An operation, the nightmares I had...
I turned on my tape recorder:
-Case number #2312008a, Serhat Akyürek, on an operation an the nightmares that followed. Recorded directly. You may start. -Am I supposed to talk to that? -Certainly.
He had a deep breath: -I am a rescue worker. Ever since I lost my elder brother to an avalanche, I felt it was my duty to save other people. And to be frank, not all the sights I see are “great” but the hope in the eyes of the people I save, I feel, are worth it.
He lingered: -It was three days ago. We had a report that the gnostic church had collapsed in an explosion. Because we have a rather small amount of churches around Istanbul, I was quick to guess which one it was. We hurried our way to there as soon as we heard the report. The smokes were visible from streets away. The scene was under a cloud of dust and ashes, though I felt the soft breeze touching my skin ever so slightly.
He inhaled: -I know the smell of dust and ash and smoke, it fills your lungs as if it were to choke you. It is dry. The smell that the breeze brought to my nose was this, certainly. However, I felt a certain tint that hurt my nose but it was not unbearable. We were strolling through the rubbles. There was a slight incline. The incline was in fact leading to a tunnel. The tunnel, unlike the church on the surface, did not suffer too much damage. I worked at least ten years as a rescue worker, but let me tell you, I have never experienced such a cramped space. It was a tunnel that one person could fit at one time, but I felt I was buried alive. As if I was the centre of the earth and all its weight was weighing on me. My arms were scraping off the walls, as if it was trying to push me down and I was resisting it. The air was dense, it was dusty. The smell felt sharper as we proceded. I had decided that this was the smell of rotten meat but I had no explanation for it. Certainly, a corpse wouldn’t have rotten in such a little amount of time. At least I had never felt such a smell on my previous operations. We encountered a collapsed hall at the end of the tunnel. It looked like it was being hidden from someone, the tunnel was certainly just as tight as it was before the explosion and it had a heavy door that collapsed in the explosion. We entered the room. It was pretty spacious. It had roughly two concentric circles on the centre, one deeper than the other. The smell was now burning through my lungs, but I got used to it, as I get used to anything. When we directed our torches to search for people, we encountered two, one luckier than the other. A man was crushed by heavy rubbles and the other woman was probably knocked unconscious but hadn’t died. Half of our team went for the woman and as the other half, we went to recover the corpse of the crushed man. We hoisted the heavy stones on him. The sight was undescribable. The only thing I want to say is, some of the parts did not belong to that man and some even did not belong to any man. We thought there may have been a murder so we did not procede any further and decided to help the woman. She murmured “Get the job done” in English, she was certainly in agony.
There was a slight smirk on his face: Even though they taught us English at school, it was never enough for me. My father had to learn English pretty well for business, in fact, he had a sort of British accent as his work was with the Brits. Every night, we jawed on and on in English. The woman was certainly British, the four words were enough to make that clear. As two of our crew took her outside with a stretcher, we decided to look for the others she told us about. It was our moral obligation but after everything we saw, no one was willing to search any longer. Except me. See, I had a sort of title as the “brave one” of the crew in these type of situations. I had once saved a child after the ‘99 earthquake, without considering the possibility of the unbalanced rubbles that might have collapsed on me. He had a lot to live and experience, I couldn’t just let go of him. Even considering this title, I was hesitant to go down there. I had to prove myself, because this work was the only way I could forgive myself. I couldn’t reach my brother, I couldn’t protect him. Oh how happy he was skiing... As all of these ideas passed across my eyes, with a certain force I was led down the pit. My steps were latching onto the ledges in order to balance themselves. A slight protrusion caught my attention, it could have been a person. With effort, I lifted a heavy piece of stone, the smell was horrid. After I turned my attention from the smell to the scene, I was shocked. The edges of the pit was made of meat, sewed, rotten meat. The rest of the crew probably did not see it as they were arguing over where the woman was from. I did probably the stupidest thing I could have done at that point by putting the stone back in its place and report back to my team as if I saw nothing. They were only too glad to hear something undisturbing so they did not suspect anything. We went out the tunnel one by one and I was the last. I swear I heard the pit twitch like a very fresh piece of meat being salted.
He looked around as if he was being watched: -We returned to the surface. After we gave our statements to the police, they were convinced we did not do the crime. We were to be further communicated on the issue.
He exhaled: -I guess murders do not interest your institute -You talked about nightmares when you were talking about your statement. Can you elaborate? -See, normally, you would forget nightmares in an hour or so after waking up. These are not like that, at all. I feel as if they were there any time I blink. In my nightmares I wake up in a dimly lit room. Three very muscular men with a height of roughly two meters are aligned in a triangle around me. They pull all of my extremities and rip them apart. Then, one by one, they feed it to a very big mouth. They leave my head to see the second part of the dream. I am watching over Istanbul. Everyone with a knife is on the streets. The sound of knives going into meat are absorbed by the crimson webs that flow down the streets. Like the roots of a tree, they are lead to the Bosphorus. The Bosphorus flows into a darkness in the horizon, but I know in my flesh and bones that it is day. The survivors start dancing. They start to circle around the piles of human flesh they carved up and they swing their knives uncautiously. Their screams flow down to the Bosphorus like rivers. They stop as if time had stopped. They turn their faces towards the now crimson coated Bosphorus. Then, they head to the Bosphorus from every street of Istanbul like ants carrying breadcrumbs home. First, one of them jumps, then ten, then hundreds of them. They start swimming, as if they want to get consumed by the horizon. They disappear into the horizon, I can hear the sound of their screams as their flesh is seperated from their bones. The darkness grows like ink spilled on paper. It fills the whole sky. I wake up but notice I am not feeling that different.
I eye the man suspiciously. He looks as if he was experiencing those moments again. I started: -We have a number of therapists that we recommend as the institute. -You don’t believe it do you? That there are otherworldly beings... -Sir, we are dependant on corroboration by the police to... -I don’t even know why I came over here, if any of these happen to me, you are to burn in hell!
He slammed the door shut. I stopped the tape recorder.
After a week, the missing report of Serhat was on the newspapers. When the police arrived home to have a second statment, he was missing.
The explanation to this case is pretty clear I think, a cult that believes they are worshipping a god, post traumatic stress disorder and a homicide that was commited to not get noticed.
The only thing that discomforts me is when Mikail, my assistant, went by to Officer Ahmet, who luckily has a contract with us and was looking after this case. Turns out that only %85 of what was told on the newspaper was correct. I don’t think I need to talk about what they found on his bedroom. I ended my recording.
——————-
Turkish original:
-Merhaba. -Selam. -Şöyle buyurun.
Karşımdaki adamın uykusuz olduğu her hâlinden belliydi.
-İsminizi alabilir miyim? -Serhat. Serhat Akyürek -Maruzatınız ne hakkında olacaktı? -Açıklamakta zorluk çekebilirim; bir operasyon, sonrasında gördüğüm kâbuslar…
Teybimi başlattım:
-Vaka numarası “2312008a”, Serhat Akyürek’in bir operasyon ve sonrasında gördüğü kâbuslar hakkında beyanı. Doğrudan kaydedilmiştir. Başlayabilirsiniz. -Buraya mı konuşacağım? -Doğrudur.
Derin bir nefes aldı: -Ben AKUT görevlisiyim. Ağabeyimi genç yaşta bir çığda kaybedince insanları kurtarmayı kendime görev bildim. Her ne kadar bazı zamanlar karşılaştığım manzaralar iç açıcı olmasa da kurtardığım insanların gözlerindeki umudu gördüğümde içimden “Buna değer.” diye geçiriyorum.
Uzun bir esten sonra devam etti: -Üç gün önceydi. Gnostik kilisenin patladığına dair haber aldık. İstanbul’da belli başlı birkaç kilise olduğu için hangisi olduğunu tahmin edebiliyordum. Ekipçe olağanca hızla bize verilen adrese gitmek için yola koyulduk. Dumanları birkaç sokak öteden görebiliyorduk. Olay yeri toz duman olsa da rüzgarın hafifçe tenime değdiğini hissedebiliyordum.
Duraksadı:
-Toz duman kokusunu bilirim. Her saniye sizi boğacakmış gibi ciğerinize dolar. Kurudur. Rüzgârın burnuma getirdiği koku buydu, evet; ama altında hafif burun yakan bir tını vardı. Ekipçe olay yerinin daha derinlerine gidiyorduk. Normal bir patlamadan beklemeyeceğimiz kadar derin bir çukur vardı. Çukur derinleştikçe aslında bunun bir tünel olduğunu fark ettik. Tünel, yüzeydeki kilisenin aksine fazla hasar almamıştı. Bu görevde en az 10 senem vardır ama hayatımda daha sıkıştığımı hissettiğim bir delik hatırlamıyorum. Bir kişinin sığabileceği bir tüneldi ama canlı canlı gömülmüş gibi hissediyordum, sanki ben dünyanın merkezindeydim ve tüm ağırlığı üstüme çöküyordu. Kollarım tünelin duvarlarına sürtüyordu, sanki o beni ezmek isterken ben ona karşı geliyormuş gibiydim. Hava ağırdı, tozluydu ve ilerledikçe koku sertleşiyordu. Bunun çürümüş et kokusu olduğuna kanaat getirdim ama mantıklı bir açıklaması yoktu. Patlama çok önce olmamıştı, bir ceset bu sürede kokmazdı herhalde; en azından daha önceki operasyonlarımda böyle bir kokuyu hissetmemiştim. Tünelin sonunda göçmüş bir odayla karşılaştık. Oda özellikle birinden saklanmak isteniyor gibiydi, odaya giden tünel belli ki patlamadan önce de daracıktı ve odanın patlama etkisiyle çökmüş kapısı gayet korunaklı duruyordu. Odaya girdik. Genişti. Odanın ortasından başlayan biri diğerinden daha derin iç içe iki halka göçüntü vardı. Koku artık ciğerlerime işliyordu, tabi her şeye alıştığım gibi bir süre sonra buna da alıştım. Odayı aydınlattığımızda gözümüze iki kişi çarptı, biri büyük taşların altında kalmıştı ve muhtemelen ölmüştü, diğeri ise daha şanslıydı. Ekibimin yarısı yarı baygın kadına giderken geri kalanımız ölen adamın yanına gitti. Naaşa ulaşmak için molozları kaldırdığımızda tarif edilemez bir manzarayla karşılaştık. Tek söylemek istediğim, oradaki parçaların bazıları kesinlikle onun değildi. Bir cinayet olabileceğini düşünerek daha fazla cesedi ellemeden kadına yaklaştık. Yıkıntının açtığı sıyrıklar dışında genel olarak temizdi. Kolları dışında. Kollarında yara yok gibiydi ama kana bulanmıştı. Kadının ölmediği titrek nefesinin sessiz taş duvarlardaki yankılarından anlaşılıyordu. İnleme sesleriyle İngilizce “İşi bitirin.” gibi bir cümle kurdu.
Yüzüne bir küçük sırıtma inmişti: İngilizceyi her ne kadar okulda öğretseler de bana yetmezdi, babam işinden dolayı İngilizceyi çok sık kullanırdı, hatta işi İngilizlerle olduğu için hafif bir İngiliz aksanı vardı. Onunla akşamları uzun uzun İngilizce konuşurduk. Kadının İngiliz olduğu aksanından belliydi, o üç kelimesi bile bunu anlatmaya yetmişti. Ekipten iki kişi onu sedyeyle dışarıya götürürken kalanımız kadının bahsettiği geri kalanlara bakma kararı aldık. Bunu yapmamız ahlaki bir yükümlülüktü ama gördüklerimizden sonra kimsenin bunu yapmaya cesareti yok gibiydi. Benim dışımda. Diğerleri kenarda dururken adeta benim hareket etmemi beklermişcesine bana bakıyorlardı. Böyle olaylarda ekibin “cesuru” olarak bir ünüm vardı. Daha öncesinde 99 depreminde yıkılan bir binanın altına girip bir çocuğu kurtarmıştım, dengesiz moloz yığınının üstüme çökme ihtimalini gözardı ederek. Çocuğu orada bırakamazdım, onun daha yaşayacak çok fazla hatırası vardı. Bu unvanıma rağmen ben bile cesaret etmekte zorlanıyordum. Kendimi kanıtlamam lazımdı. Bunu yapmam lazımdı; çünkü bu iş kendimi affetmemin tek yoluydu. Ağabeyime yetişememiştim. Onu koruyamamıştım. Kayak yaparken o kadar mutluydu ki… Bütün bu düşünceler saniyeler içinde gözümün önünde dönerken bir kuvvetle daha derin olan içteki çukura doğru indim. Adımlarım dik yokuşu dengelemek için çıkıntılara tutunuyordu. Gözüm çıkıntı gibi duran bir moloz yığınına çarptı, insan olma ihtimali vardı. Biraz uğraşla ağır bir taşı kaldırdım, içinden çıkan koku genzimi yakıyordu. Kokudan dikkatimi alıp alttaki görüntüye baktığımda kanım donmuştu. Çukurun kenarları et ile kaplıydı; çürümüş, dikilmiş et. Ekibin geri kalanı görmemiş olacaktı ki arkada kadının nereli olduğu üzerine anlamsız bir tartışmaya kapılmışlardı. Ben de aptalca bir hareketle taşı geri kapatıp hiçbir şey bulamamış gibi grubun geri kalanına dönüp rapor verdim. İçlerini rahatlatacak bir habere dünden razı oldukları için sorgulamadılar. Tünele tek sırayla sığabiliyorduk, en arkadaydım. Yemin ederim ki o derin çukurun üstüne tuz dökülmüş taze et gibi titreyişini duydum.
Serhat derin bir nefes verdi: -Yüzeye geri çıktığımızda polise haber verdik. İfademizi aldıklarında suçsuz olduğumuza ikna olmuşlardı. Bize haber vereceklerini söylediler.
Serhat durmuştu. Titrek bir sesle: -Galiba böyle cinayetler enstitünüzü alakadar etmiyor. -Vaka raporunuza başlarken kâbuslardan bahsetmiştiniz. Bu kâbusları açıklayabilir misiniz? -Normalde basit kâbuslar uyandıktan bir saat sonra unutulur. Bu onlar gibi değil. Her gözümü kapattığımda orada gibiler. Kâbuslarımda loş bir yerde uyanıyorum. Çürük et kokusu her yerimi sarıyor. Üç tane yaklaşık iki metrelik, normalden daha kaslı adam üçgen şeklinde etrafıma geçiyorlar. Teker teker bütün uzuvlarımı koparıyorlar. Kafamı gövdemden ayırmalarına rağmen görmeye devam ediyorum. Adamlar parçalarımı tek sıra hâlinde büyük bir ağıza götürüyorlar. Kafamı bırakıyorlar. Kâbusun ikinci kısmında İstanbul’u izliyorum. Elinde bıçağı olan herkes sokakta. Ete giren bıçak seslerini, sokaklardan çıkan kızıl örümcek ağları soğuruyor. Bir ağacın kökleri gibi her damar Boğaz’a dökülüyor. Boğaz ise karanlık ufuklara dökülüyor, ama gündüz olduğunu etimde, kemiklerimde hissediyorum. Hayatta kalan insanlar şevkle dans ediyor, kesip biçtikleri insanların oluşturduğu tepeciklerin etrafında halkalar hâlinde dönüyorlar, bıçaklarını dikkatsizce havalara savuruyorlar, çığlıkları dereler gibi boğaza dökülüyor. Duruyorlar. Sanki tüm zaman durmuş gibi. Yüzlerini kızıla bulanmış Boğaz’a çeviriyorlar. Ekmek kırıntısının peşinden giden karınca sürüleri gibi İstanbul’un tüm sokaklarından Boğaz’a yanaşıyorlar. Önce bir tanesi atlıyor, sonra on, sonra yüzlercesi. Ufukun önce kendini tüketmesini istercesine kulaçlarla yüzüyorlar. Kayboluyorlar, ufuka ulaştıklarındaki bağırışlarını duyabiliyorum, etlerinin kemiklerinden ayrılma sesini. Karanlık büyüyor, tıpkı kağıda dökülmüş mürekkep şişesi gibi tüm göğü kaplıyor. Uyanıyorum ama uyandığımda kâbusumdan fazla da fark olmadığını hissediyorum.
Adamı uzunca süzdüm. Tüm anları tekrar yaşar gibiydi. -Enstitümüz olarak onayladığımız birkaç terapistimiz var, isterseniz… -İnanmıyorsunuz değil mi? Bu dünyaya ait olmayan güçlere… -Efendim olaylarda teyit önceliğimiz, polis raporları elimize gelirse… -Ben niye buraya geldiğimi bile bilmiyorum. Bak ama eğer dediklerim başıma gelirse günahı sizin boynunuza.
Kapıyı çarparak çıktı. Teybimi durdurdum.
Bir hafta sonra Serhat’ın kayıp ilanı gazeteye çıktı, polis ikinci bir sorgu için eve geldiğinde bulamamış.
Bu vakanın açıklaması bence açık, tanrılara ibadet ettiğini düşünen bir kült, travma sonrası stres bozukluğu ve fark edilmemek için işlenen bir cinayet.
Beni rahatsız eden tek şey şu, dün asistanım Mikail, olayla ilgili ve şansımıza bizimle anlaşmalı Savcı Ahmet Bey ile konuşmaya gitti. Görünen o ki kayıp ilanının sadece %85’i doğruymuş. Yatak odasında ne bulduklarını söylememe gerek yok sanırım. Kaydı bitirdim.
submitted by MRHalayMaster to u/MRHalayMaster [link] [comments]


2020.04.15 16:20 hassnictir01 mafya ya giriş hikayem

O zamanlar lise 2 deydim.Hep yalnızdım hiç öyle bir arkadaş grubum yoktu sadece ahmet vardı.Oda sıra arkadaşımdı gereğinden fazla yavşaktı. Herkese yavşar. Popi olmasa bile okulda tanınan bir çocuktu sigara içki de içerdi ortamlara da girerdi. Aramız çok iyiydi sadece ben onun yanında biraz ezik kalıyordum. Artık yalnızlığım başıma tak etmişti. Kız arkadaşımda yoktu ergen adamız kanımız kaynıyo malum abazalıkta var. Ailemdeki herkes sigara içiyor, ahmet bana hep içme derdi. ikram bile etmezdi öyle çok ta süt bir çocuk da değildim semtimde hatrım geçerdi.Çok sevdiğim bir kız vardı selin ona aşıktım. Onla aynı semtte otururduk ortaokul arkadaşımdı. Okulda çok havalıydı çok güzel bir kızdı. Bana göre fazla bir kız ama olsun hayallerim hep ama hep onunlaydı gözümü kapattığımda hep o gelirdi aklıma.Her şey o gün başladı arkadaşım Mert çok tedirgin bir şekilde elinde siyah bir poşetle yürüyordu.O da benim ortaokul arkadaşımdı. Kardeşim bu emanet sende kalsın 1 saate parkta buluşuruz dedi.Ben alamam dedim zorla elime tutuşturdu sonra koşmaya başladı arkasından 2 tane adam geldi sivil polisler silah çıkartıp beni yere yatırdılar.Ben içimden tüm duaları okurken polisler poşeti açtı.
Poşeti açtıklarında poşetin içinde don vardı bildiğin don. Polis sinirlendi yerdeyken bana tekme attı.Ben korkudan napıyosun bile diyemedim. Adam birden taşşak mı geçiyosunuz lan diye bağırdı herkes bize bakıyordu. Ben iyice korkmaya başladım 3,5 atıyordum. Birden adam ayağa kaldırdı beni yüzüme sert bir yumruk attı. Kelepçe taktı ve bir polis arabasına bindirdi ben karakolda ifade verir salarlar sandım ama adam kafama çuval geçirdi. Beni bir anda yolun ortasında indirdi. Kelepçeyi ve çuvalı da çıkarttı eğer dikkat çekecek bir hareket yaparsan bu son hatan olur dedi. Ben şok olduğum için ağzım açık hiç bir şey diyemiyordum. Adam beni takip et dedi diğer elemanda dikkat çekmeden arkamdan geliyordu. Bir anda büyük bir gece kulübüne girdik girdik ViP yerine gittik herkes bana bakıyordu bir şampanya şişesinde yüzümün yansımasını gördüm burnum kanıyor dudaklarımdan aşağıya inip çenemden montuma doğru damlıyordu ama ben hiçbir şey hissetmiyordum.
Bir adam geldi garson şefi falan heralde napıyorsunuz dedi bu sivil polis bunu itmesiyle arkadaki masanın yerle bir oldu bardaklar kırılmış içkiler dökülmüştü içerdeki herkes dans etmeyi bırakıp bize baktı. Takım elbiseli bir adam gelip bizi merdivenlerden indirdi ve geçit gibi bir yere geldik biraz yürüdükten sonra bir yazarhane nin içine girdik içeride marlon adnan vardı. Bana baktı çık dedi sonra içerden 2 el tabanca sesi duydum içeriden marlon adnan çıktı o babamın çocukluk arkadaşıydı beni çok severdi bende ona karşı hep saygıyı davranırdım. Bana baktı korkma dedi.Ben kapı aralığına bakınca etraftakileri kanları farkettim. Sadece ağzım açık bakıyordum.
Senin burda ne işin var oğlum babanın haberi var mı bu işte dedi. diyalog şu şekilde (+ben-Marlon adnan) +Abi noluyo o adamlar kim ne istiyorlar beni niye buraya getirdiler(korkudan ağlıyorum) -Kardeşim benim yanımda güvendesin yanlış bir anlaşılma olmuş heralde sen bana şu poşeti veren çocuğun adresini ver +Abi vallahi bilmiyorum (yalan) -Sana güveniyorum bu çocuğu nerden tanıyorsun +Ortaokul arkadaşım ama evini bilmiyorum -Bak o çocuk senin hayatını karartabilir o çocuktan uzak dur onu gördüğünde yolunu değiştir Bende onaylarcasına kafamı salladım bir anda müzik kesildi ve üst kattan polis telsizi sesi geldi. 'Girdik amirim' Adnan abi adamına işaret yaptı. Sonra ayağa kalktı ve bu olanları unut babana da hiç bir şey deme dedi.Ben yine kafamı sallamakla yetindim. Adnan abi gider adamı içerideki kolonyayı cesetlere döküp çakmakla yaktı baya alevlendi ortalık beni kolumdan tutup sürüklemeye başladı beni bi yere sokup kapıyı açtı ve dışarıya çıkarttı bana koşup eve gitmemi ve normal davranmamı söyledi.Ve içeri girdi. Ben koşarken arkamdan silah sesleri geliyordu. Korkudan ağlayarak koşuyordum ikide bir takılıp düşüyordum.Ama tekrar kalkıp koşuyordum.Eve gittiğimde saat gece 2 ydi. Babam bana nerdesin diye tokat attı. Hayatımda ilk kez babamdan tokat yemiştim. Hemen odama gittim ağlayarak uyandım. Sabah haberlerinde o mekanın yandığını ve içeride 9 polis cesedi olmak üzere 45 ceset bulunduğunu gördüm. Hasta numarası yapıp okula gitmedim...
Okula gitmediğim için annemle evde mal mal oturuyordum zaten mal olmuştum yaşadıklarım sonucunda annem bana dün neredeydin dedi.Bu soruyu bekliyordum.Ama sormakta gecikmişti. Niye bu kadar geç sordu bu soruyu.Ben arkadaşlarımla takılıyordum saati farketmedim. Annem doğru söyle dedi ve tokat attı. Babam ya da annem değil bana vurmak bana 1 kere bile bağırmadılar ben çok şaşırdım bu tepkiyi verince.Ben doğru bu dedim o da geri çekildi ve 'iyice babana benziyorsun' dedi.Ben hiç bir şey demeden odama koştum ve ağlamaya başladım. Akşam babam eve geldi hoş geldin bile demedim. Yaşlı gözlerimle odamda tv izliyordum. Babam odaya girdi. Usulca yanıma yaklaştı ve oğlum sakin ol dedi gözyaşlarımı sildi. Babam otopark işletiyor.Bak oğlum her şeyi biliyorum. Gecede biliyordum sadece sen anlatırsın diye bir şey demedim.Bu yollardan bende geçtim.(+ben - babam) +Baba ben bir şey yapmadım -Yapmadığını biliyorum +Niye bana kızıyorsunuz -Annende ben de senin iyiliğini istiyoruz.Bu işlere karışma... +(sözünü keserek)Baba zaten ben bir şey yapmadım -Sakin ol oğlum +Sakin olamıyorum baba belkide benim yüzümden bir ton insan öldü -Senin bir suçun yok dedi ve gitti. Ertesi gün cumartesiydi. Hemen kahvaltı yapıp Mert'in tüm olanların sorumlusunun evine gittim ve bağırmaya başladım. Dışarı çıktı.(+ben -mert) -Napıyosun lan(götü başı ayrı oynuyor) +Dün olanları anlat lan -Kardeşim kusura bakma(R) +Senin kusurunu sikeyim(Yumruğu geçirdim;) Hayatımda ilk kez vurdum. Bana karşılık olarak çakı yı çıkarttı ve bacağıma sapladı. Çakıyı çıkardığında çakıdan kanlar damla damla yere akıyordu.Ben bu görüntüyü görünce arkaya doğru düştüm.Bir elimle bacağımı bir elimlede kalbimi tutuyordum. Başımda dikildiğini gördüm. Birini aradı ve 'böyle olsun istemezdim' dedi.Ben o anda bilincimi kaybettim. Uyandığımda Hastanedeyim.
Uyandığımda ailem başımdaydı 8 yaşındaki kız kardeşim beni öperek uyandırdı. Yüzüm gülerek uyandım. Bana bakıyorlardı annem ağlıyor babam gözlerini ağlamamak için zor tutuyordu. Babam annem ve kardeşim odadan çıkardı içeri polis girdi. Bana taburcu olduğumda karakola gelmemi söylediler.Bu sefer babama her şeyi anlattım. Bana sakin olmamı söyledi. telefonu çaldı ve bana “Senin yanındayım” dedi odadan çıkarken telefonu açtı. konuşmaya başladı koridor da olmasına rağmen sesini duyabiliyordum. selam vererek açtı telefonu(+Babam) +Kardeşim yakışıyor mu size ? +Bana o çocuğu vericeksin (bağırarak) +Ben onu bunu anlamam cezasını ben vereceğim +Sakin makin olamam Bana baktı ben o sıra uyuyo numarası yaptım. +Benim oğluma kıyan o çocuğu geberteceğim o sırada annem ve kardeşim geldi...
1 ay hastaneden çıkamadım. Babam sık sık telefon görüşmelerinde böyle konuşuyordu.Ben taburcu olduğumda mert'in evine gittim dışarda mert'in ayakkabıları dışarıdaydı. Ordaki arkadaşlarıma sordum mert nerde diye. intihar etti dediler. Ben olayı iyice araştırdım bazı elemanlar vuruldu falan dedi.Ben Adnan abinin yanına gittim ama adnan abi yoktu. Sordum karakoldaymış. Bende hemen karakola gittim.Önce ifademi verdim sonra adnan abiyle görüşme izni almak için orada duran polisin yanına gittim. Bekle dedi ve Adnan abinin kaldığı yere gitti ve benim yanıma geri geldi içeri gir 5 dakikan var dedi. Sanki emri Adnan abi den alıyordu amirinden değil.Ben içeri girdim selam verdim.(+ ben - adnan) +Abi neden burdasın diyemedim tabi abi Mert ölmüş dedim -Babanın sonu da yakın +Ne diyosun abi -Baban öldürdü onu cezasını çekecek +Abi benim babam öyle bir şey yapmaz -Baban işlettiği otoparkına seni kaç kere gece çağırdı Sessizlik oldu +Çağırmadı ama orada kötü bir şey yapmıyor -Tabi kötü bir şey yapmıyor sadece kumardan aldığı parayı sayıyor ve tetikçilerine hedeflerini söylüyor. Babam ben doğmadan 2 yıl hapiste yatmış ama ne yüzünden yattığını bilmiyorum. Bana mantıklı geldi. +Abi doğru söylüyorsun dimi demire doğru yaklaştı ve -Lan benim işim gücüm yok seni mi kandıracağım babana selam söyle ve elemanın verdiği kağıdı ona ver. +ta... tamam abi…
Polis geldi başıyla adnan abi ye selam verdi. Sonra beni dışarı çıkarttı.Çaktırmadan cebime bir kağıt soktu.Ben sinirli bir şekilde eve yürümeye başladım.
Kağıdı açtım ve okumaya başladım -(Babamın adını Ekrem olsun)Ekrem dün cesedi bizim çocuklar buldu. Benim sana verdiğim emanetle adam vurmuşsun. Leşi eğer polisler bulsaydı olay bana patlayacaktı.Bu olay sana olan güvenimi kaybetmeme neden oldu. Senin ve oğlun için 1 görevin var emaneti benim kuruçeşme’deki mekana bırak.Ve iş için benden haber bekle. yazıyı okuduğum gibi soğuk terler her tarafımı sardı götüm bile terlemişti hemde 1 saniye içinde babama kağıdı vermek için otoparka gittim
Otoparkta 1 tane bile araba yoktu. Yazhaneye girdim kasa bomboştu pc gitmişti sonra yerde kan olduğunu fark ettim kamarelar pc ye bağlıydı.pc nin yerde parçalanmış olduğunu gördüm dışardaki kameralara dokunmamışlar ama yazhanedeki kamera kırılmış şekilde yerdeydi. Polisi sonra da annemi aradım. Anneme anlattım annem ağlayarak babandan bıktım ben annemin yanına gidiyorum ne hali varsa görsün deyip yüzüme kapattı.Çok öfkeliydi. Demek ki annem babamın ne haltlar yediğini biliyordu. Gelen polisler tam 5 araba da geldiler indiklerinde 15-20 kişi vardı ordan hemen soru sormaya başladılar. Kamera yedekleri olup olmadıklarını sordular o an aklıma ama tel için neutron adlı bir uygulama var o uygulamada kamera yedekleri canlı izleme gibi özellikler mevcut ama o an hiç bir şey aklıma gelmedi.Bi anda karakoldaki kağıt veren adam geldi ve bana takoz bir telefon verdi. Adnan abi arayacak dedi ve olay yeri inceleme bantları astılar bizim otoparkın ruhsatı yoktu bu olay da hemen çıktı ve otopark mühür yedi. Yani ruhsat çıkmadan açılmayacak otopark. Beni eve yolladılar tam kamera kayıtlarına bakarken Adnan abi aradı..
Selam bile vermedi Adnan abi direk konuşmaya başladı.(- Adnan abi +ben)
-Kardeşim özür dilerim +Abi ne diyosun sen -Bak seni severim babanı daha da çok severdim... Bir iç geçirdikten sonra devam etti -Baban Mert in canına kıydı ama Mert yalnız değildi, hiç yalnız olmadı. +Ne demek istiyorsun Adnan abi -Babandan intikam alacaklar onu kaçıranlar... Çok derin iç çekiyordu nefesi sanki ensemdeydi. -Mert onların tetikçisiydi. +Abi Mert daha kaç yaşında bab... Sözümü keserek devam etti -18 yaşından küçük olanlar daha az ceza yediği için onu seçtiler hemde çevresi olan serseri bir çocuktu.Her neyse ben burdan yarın çıkacağım sende kendine ve ailene dikkat et sizede intikam almak için zarar verebilirler. Telefonu yüzüme kapattı. Hemen annemi aradım, açmadı çıldıracaktım annem neden telefonunu açmıyordu.O sırada ahmet aradı(+ben - ahmet) -Lan gerizekalı kaç gündür arıyorum neden açmıyorsun +Kardeşim (ağlamaya başladım) -Lan iyimisin evde misin ? +eve.. evet
Telefonu yüzüme kapattı yarım saat sonra kapı çaldı elinde 6 bira ve cebinde çok açık şekilde olan 2 tane davidoff(sigara) hemen içeri aldım. Sarıldım kardeşim deyip olanları anlattım.O da efkarlandı bende.Ben hayatında sigara içmeyen süt sayılan çocuk 1 gecede 1 pakete yakın sigara ve 2 bira içmiş kusa kusa ölüyordum. Sabah kalktığımda ahmet simit almış simitle kahvaltı yaptık Ben Adnan abinin yanına gidecektim Ahmet bende gelicem diye tutturdu. Bende zaten tek korktuğum için ahmet’le gittim.
Ben ilk kez içtiğim için başım falan dönüyor ahmet in koluna girip yürüyorum. Aşağıya indik Ahmet in motoruna bindik tarif ettim yolu bas gaza dedim.O da hızlı sürüyor baya 15 dk ye gittik bu ahmet hızlı sürdüğü benim başım iyice dönüyordu.Bir baktım Adnan abi korumalarıyla dışarı çıkmış normalde hep tek tabanca gezerdi.3 araba hazırladı korumaları Adnan abi ortadaki mercedes'e bindi diğerleri siyah range di.Ben motordan inip kusmaya başladım. Ahmet “adamı kaçırıyoruz sırası mı şimdi” dedi.Ben kendimi biraz topladım sonra yürü takip edelim dedim. Motora bindik.
Yetişmek için muallak 110 bastı motor da scooter tir tir titriyor. Baktık ki boş bir ormanlık alana park ettiler bizde bir 100 metre falan gerilerinde scooter ı ağaçların arasına sakladık. Onları çok net görebiliyorduk bir baktık ki 5 tane siyah range çok hızlı bir şekilde Adnan abilerin yanına gitti.Ve arabalardan 10-15 kişi indi. Adnan abiler 8 kişiydi.Bir tane şık giyimli adam aşağıya indi 50 li yaşlarında bastonla gezen bi adam adnan abinin tam önünde durdu. Kısık sesli konuşmaya başladılar. Sonra Adnan abi sinirlenip.
-Menderes beni tanımamışsın dedi.(silahını hızlı bir şekilde çıkardı) Menderes in adamları daha hızlı çıktı ve Adnan abileri taradılar sadece Adnan abi den bir el ateş sesi duydum ve Menderes bacağını tutup yere attı kendini.5 saniye içinde yerde 6 ceset vardı. Menderes i adamları araba koyup hemen kaçtılar ben koşmaya başladım Ahmet dur gerizekalı dedi ve tuttu beni. Adamların gözden kaybolduklarını görmeden başımı kaldıramadım Ahmet lan şu adam yaşıyo dedi. Hemen baktım o adam Adnan abiydi. Yaralı bacağımla Adnan abinin yanına koştum Abi diye bağırdım(+ben -adnan abi) -anlaşamadım babanı alamadım…
Ağzından çıkan kanlar konuşurken fışkırıp yüzeme geliyordu.Ben sadece bakıyordum.
-Al bu tespihi benim mekanlarım artık senin mekanın (elime gümüş bir tespih verdi) Ahmet dizlerinin üstüne çöküp boş boş bakıyordu. -Al bu benim silahım artık senin silahın (gümüş renginde parlayan bir silah) +Abi adna.. Sözümü keserek -Babanı sen kurtaracaksın benim mekana git tespihi göster ye... +adnan abi
Adnan abi ölmüştü. Bacağımı zorladığım için kanıyordu ama bunun benim mi yoksa adnan abinin mi olduğunu bilmiyordum silahı kemerime soktum tespihi cebime attım motora atlayıp hastaneye gittik bacağıma pansuman lazımdı.
Hastaneye giderken yoldan gecen herkes bize bakiyordu savas gazisi gibi etrafta dolaniyordum. Hastenin onune geldigimizde beni goren doktor hemen sedye getirdi yatirdi ahmet konusmaya basladi ama ben baya kan kaybetmisim olayin sokundan haberim yok neyse bunlar konusurken beni bi odaya soktular. Ben orda bayildim. sabah uyandigimda yalnizdim ahmet i annesi eve cagirmis cocuk da gitmek zorunda kalmis. Doktor geldi yanima nasilsin dedi
Ben iyiyim ne kadardir yatiyorum dedim cok kan kaybettin en az 2 gun daha burdasin umarim sigortan karsilar dedi. Babamin maddi durumu Allah’a sukur iyidir ben parada sıkıntı olmaz dedim tamam sen dinlen dedi. Benim kafami gommemle 12 saat daha deliksiz uyumam bir oldu. Beni annem tokatlayarak uyandirdi gozlerimi açınca mutluluktan agalamaya basladi kucuk kardeşim de elimi öpüp “iyimisin abicim” diyordu bende iyiyim prenses diyordum.
Annen kardeşimi yolladi ve bana olanları sordu.Ben her seyi anlattim. Artik ailemden bir şey saklamayacaktim annem Menderes adini duyunca bir gozleri doldu bende Menderes adini duyunca aklima silah ve tespih geldi hemen isler taka sarmisti. Annem silah ve tespihi soylemedim. Annem bana Menderes'in babamin eski is ortağı olduğunu söyledi. Annemle tanisinca gecmis hayatina bir sunger cekip Menderes'e siktiri cekmis.O günden sonra babam Mert olayına kadar hiç Menderes’le konusmamis.
2 gun yattıktan sonra Ahmet geldi beni motorla hastaneden almak için hastanenin önüne park etti. Anneme kaçıp gitmesini babamı kurtaracagimi soyledim annem de gönlünün razı olmadığını belirterek tamam dedi. Taksiye binip otogara gitti. Kucuk prensesim de bana saç tokasini verdi ve beni unutma abicim seni cok şeviyoyum dedi benim gozlerim doldu.
Ahmet’le motora binmeden once emanetle tespihi sordum “bende” dedi. Icim rahatladi.
Motora bindik ve Adnan abinin mekana gittik tespihi gosterdigim beni vip yerinden iceri aldilar siyah takim elbiseli adamlarla doluydu hepsi Kocaman bir masa vardi mafya babalari oturuyordu ben hayatimda hic olmadigim kadar cesur davranip belimden tabancayi cikardim ordakim herkes silahlarini cikartmisdi.
Hepsi tek bir ters harekette delik desik ederlerdi beni.Ben usulce silahi masaya koydum ve tespihi cikarip Herkese gostererek silahin ustune koydum bağırarak
-Menderes Adnan abimizi Öldürdü. Dememle herkes sok oldu tekila icenler shot atarak bardaklari masaya sertce vurdu.
Herkes bana bakarken bir anda başka bir adama baktilar bu adam Menderesti basini yavasca yukarı kaldırdı ve bastonuna tutunarak yanima geldi.Ben 3,5 atarken elini omuzuma koydu yiğenim gel senle bir yürüyüşe cikalim dedi.Ben bir sey diyemeden yurumeye basladik beni dar koridorlardan geciriyordu ve arkamizda 1 tane adam vardi. Agzindan su kelimeler dokuldu
-Babani severdim baban eskiden benim icin calisan bir tetikciydi ise basladigi zaman senin yaşlarındaydi ama senden daha uzun ve gucluydu hemde acımasızdi. isime yarayan ve sevdigim tek kisi oydu yasi buyudu ve annenle tanıştı bu isten ayrilmak istediğini soyleyerek bana bir terbiyesizlik yapti bizim camiamizda boyle seyler olmaz…
Adam cok iyi bir konusmaciydi bu acik ve netti ben konusmasini bolemiyordum cok akici konusuyordu sonra devam etti.
-Baban ne yaptı biliyorsun dimi benim yanimda çalışan bir genci öldürdü…
Tam o sırada bir kapının önüne geldik. Adamina isaret cakti ve kapiyi actirdi. Iceride babam vardı. Ama bu yaşadıklarimdan sonra soğukkanlilikla beni buraya niye getirdiniz dedim. Menderes de şaşırdı.
-Babanı görünce mutlu olursun sandık Bende -Babam serbest kalirsa mutlu olurum Dedim Sonra babamin yanina gittim cok kotu dovmuslerdi yaklasik 1 hafta oluyordu sakallari uzamis 2 gozu mor burnu yamuk ve disleri dokuk olan kisi babam olamazdi…
Gozlerim doldu.
Menderes konusmaya basladi
-Baban ve sen özgürsun bir daha bana veya bir adamima bulaşırsanız sonunuz Adnan gibi olur dedi ve basini one egip ağır adimlarla gitti
Babam konusamiyordu. Ahmet kosarak geldi Ekrem abi dedi ve ben bir koluna girdim o bir koluna girdi.Onu dışarı, çıkarırken Menderes e ofkeli gozlerler bakiyordum .
Taksiye binip hastaneye gittik. Bana bakan doktor ne haltlar karıştiriyorsun dedi. Cevap vermedim sonra tekerlekli sandalye getirdi bana sinirli bir sekilde bakiyordu babami dag gibi adam babam tekerlekli sandalyede boynunu saga bulmus yatiyordu. Hemen bi odaya yatirip serum tuttular polis cagirdilar.
Sokakta buldugumu soyledim polislere, babamin uyaninca karakola gelmesini soylediler. Sonra gecmis olsun diyip gittiler. Annemi arayıp babamin burda olduğunu soyledim. Annem bir oh cekti. Doktor yüzü asik bir şekilde yanima gelip babama burnu icin ameliyat yapacaklarini soylediler.Ben uyaninca yaparsiniz dedim.Ama burnu cok yamuldugu için nefeste sıkıntı olur acil dediler.
Bende kabul ettim babamin Hesabindaki para suyu çekmişti hastane ozeldi.
Annem hemen geldi gece gündüz babamin başında bekliyorduk okuldan arıyorlardı surekli annemle okula gidip devamsizligimi sildirdim.1 ay boyunca girmedigim sinavlara girdim yeniden ders calismaya baslamistim.1 ay sonra okuldayken annem “baban uyandi” diye aradi cikista taksiye binip hastaneye gittim annem doktorla tartışıyordu.
Biliyordum para yüzündendi hemen iceri girdim babama sarildim babama hic bu kadar içten sarildigimi bilmem bana yaptiklari odetecegiz oglum…
Ben artik eskisi kadar masum degildim artik daha ciddi olgunlasmis ve soğukkanli bir insandim. Annem para mevzusunu soyleyince babam bana Avni diye bir adamin adresini verdi adamin babama 13 bin lira verecegi varmış. Ben adrese gittim. Ben villa falan beklliyordum apartmana gelmistim babami arayip kati ve daireti sordum 4.kat 25.daireye girdim ama kapiyi acmiyordu.
Sinirlendim ve kapiya cok da sert olmayacak şekilde tekme attım bir sandelyenin ustunde oturan bir adamin kafasindan kanlar akmis kurumustu masada 3 serit kokain in vardi 3.cu şeridin yarisini icmisti. Normalde kacardim ama paraya ihtiyacim vardi. Nedense cesedi gordugumde midem bile bulanmadi artik tiksinmiyordum artik alismistim...
Cekmeceleri karıştırdım ama boklu donlardan başka bir şey yoktu. Evden tam cikacakken ayak sesleri geldi ben korkup yere dusen silahi elime alip kapiya dogru nisan aldim…
Ayak sesleri yaklastikta ellerim daha cok titriyordu.
En sonunda konuşma sesini bu ses Menderes in sesisydi. Hemen silahı aldığım yere koydum ve içeriye koştum. içerdeki bir koltuğun arkasına uzandım kulağımı yere koydum Menderes tek değildi ama kaç kişiydiler bilemiyorum. Menderes içerideki ceseti görünce
-Gerizekalılar bir bokuda becerin bu silahın burda ne işi var…
Normal bir şekilde bir konuşmaya devam ettiler beni farketmedikleri için şükür ediyordum.Ama bir anda kafama silahın namlusunun dayadı birisi.Bir anda koşarak bir biri daha geldi beni kaldırdı biri bir koluma diğeri diğer koluma girdi. Kaçmam imkansızdı. Beni Menderes in yanına götürdüler.
Menderes konuşmaya başladı.
-Seni de babanı da uyardım siz falanca(soyisim yerine yazdım) ne laftan anlarsınız ne dayaktan.
Ben buna sinirli bir şekilde baktım. Sonra piç sırıtması yaptı ve cebinden Adnan abinin tespihini çıkardı. Tespihi ucundan sağ eliyle tutuyordu.Bir anda elini geriltti.Ve tespihle tokat attı bana(Ben yere düşen boncukları topladım bi 10-15 tane toplayınca).Devam etti
-Hepiniz böyle dağılacaksınız Ben bir anda bağırdım -intikamım acı olacak!(O kadar çok bağırdım ki sesim apartmanda eko yaptı ve boğazım acıdı).
Bir anda apartmandan sesler geldi. Yaşlı bir teyze noldu diye bakmaya geldi.O sırada ben yine olsa yapamayacağım bir hareket yaptım ve Menderes le adamları kadına bakarken ben adamın kafama dayadığı silahı elinde almaya çalıştım alamayınca ittim adam cesede 1 kurşun daha sıktı yanlışlıkla. Diğer adam benim arkamdan sarılmaya çalıştı ben dirsek attım. Hayatımda koşmadığım kadar hızlı koştum.
Babamın yanına gittim olayları anlattım. Babamın gözlerindeki öfke ateşi bu sözlerle daya çok harmanlanmıştı. Yüzünü pencereye çevirdi ve bir şey söyledi. Duyadamım ne dedin dediğimde
Takımı tekrar toplayacağız dedi Ben de artık bir şeyleri anlamaya başlamıştım. Babam -Hazırmısın? Dedi.Ben babamın oğluydum ve onun kadar cesurdum neye dedemeden direk -Hazırım
Dedim taksiye binip otoparka gittik. Babam mühürü kırıp yazhaneye gitdik içerideki çekmeceden adnan abinin tespihinin aynısını çıkardı. Sonra arkadaki depo ya gittik içerde patlak lastik teyip tamir kutusu ilk yardım kutusu gibi şeyler var. Babam tamir kutusunu açıp içindeki her şeyi döktü ve gizli olan gözü açıp içinden adnan abinin silahının aynısını çıkardı. Hemen arabamıza bindik (audi a4) Ormanlık bir alana gittik eski bir ev vardı ama evin ışıkları açıktı. Babamla arabayı parkedip evin içine girdik. içeriden mini etekli kızlar tekila dağıtıyordu.. içerisi çok büyük ve gösterişliydi dışardan ilgi çekmiyordu. Herkes bize bakıyordu. içeriden fısıltılar geldi Ekrem... Ekrem abi.
Babama içeride olan yaşlı bir adam işareti çaktı hemen babam adamın elini öptü. Babam olayları anlatıcan biliyoruz dediler ve içerideki ofise gittik 30 kişi toplantı salonu gibi bir odaya gitmiştik herkes yerine oturmuş arkalarında korumaları tetikte bekliyordu. Babam silahını ve tespihini çıkarttı herkeste aynı tespih ve silahtan vardı. Belliydi bu bir mafya ailesiydi. Babam intikam almamız lazım deyince elini öptüğü yaşlı adam sen reisi mi öldüreceksin dedi. Ben şaşırdım ama babam soğukkanlılıkla devam etti.(-babam + yaşlı adam)
-Az kalsın beni öldürüyordu
+Yaptıkların sonucunda ölmeyi hak etmedin mi? Babam yutkundu ve devam etti
-Benim bu dünyadaki mirasımı alıyordu (bana bakarak dedi)
+Oğlun hiç boş durmamış Böyle devam etti konuşma.En sonunda babamı 6 kişi destekledi.
+Siz 6 nız gidin ne bok yerseniz beni uğraştırmayın Dedi ve kalın uzun ve damarlı * puroyu ağzına aldı ayaklarını masaya uzatıp eliyle gidin işareti yaptı. Bizi destekleyen 6 adamdan sadece 2 si bizimle gelmeyi kabul etti. Uzun olan adamın adı Kerim. Karadenizli olana adamın(Burnu 30 cm ve kemikli)Dursun. Dursun bizi ofisine götürdü ve plan yapmaya başladık.
Babam ben dahil toplam 28 kişiydik herkes de bir tabanca olacaktı. Sonra son bir haber geldi Menderes yarın uçakla londra’ya gidiyorumuş.Tam olarak plan yapmadan apar topar gecenin 2 sinde Menderes in mekanını basmaya gittik.Şimdi düşünüyorumda bir baba oğluna 16 yaşındayken eline silah verip mafya stajyerliği yaptırır mı?
Mekan kocaman bir kumarhaneydi tabi dışardan bakımsız bir villa gibi gözüküyordu.
Babam sigarasını yaktı. Ve arabadan inmeye başladık 28 kişilik küçük bir orduyduk 10 kişi arabaların yanında kalıp güvenlikleri arabaya çekip bizim içeri girmemizi kolaylaştıracaktı.
Hemen ateş etmeye başladık güvenlikler arabaya doğru koşmaya başladı biz tam koşarlarken villanın kapısına girmeye çalıştı bizi biri farketti ve taramaya başladı sadece silah sesleri ve elime yüzüme sıçrayan kanları hissedebiliyordum.Ama şoktaydım sanki felç inmişti.En sonunda babam beni tutup aşağıya yatırdı. Bizden biri o adamı halletti ve içeriye ateş ederek girdik herkes masanın altına saklanmıştı. içerideki güvenlikler ateş edemedi içeride müşteriler vardı.O an hepsi bir şey yapmayın deyip silahlarını yere attı bizim dışarda arabanın yanında duranlar dışarıdakileri halletmişti. içeriye onlarda girince rahat bir 20 kişi vardık içeride 4 tane güvenlik vardı.
Babamla ben yukarı çıktık, babam tüm odalara tekme atıp içeri atlıyordu ama tüm odalar boştu.Tek bir oda kaldı yavaşça kapı kulpunu indirdim.Ve içeride prensesim vardı.Abi der demez Menderes prensesimin başına silahı dayadı babam hemen yanıma geldi. Bağırmaya başladı.Ben tekrar şoka girmiştim babam bırak.. yoksa... yoksa... ölürsün kelimeler kulaklarımda takılıyordu her şey ağır çekimde gerçekleşiyordu Menderes geri dur.. yoksa... ölür.. beni buna mecbur bırakma diyordu.
Babam bir anda silahını Menderes e doğrulttu Menderes tetiğe bastı.Ve küçük kız kardeşimin prensesimin kanları diğer duvara doğru akmaya fışkırmaya başladı. Babam Hayır diye bağırdı.Ve dizlerinin üstüne çöktü.O sırada Menderes babama silahını doğrulttu.Ben de belimdeki silahı almaya çalıştım.Ama menderes daha hızlıydı babamı tam kalbinden vurdu.Ben silahı çıkarınca tam 11 el ateş ettim en sonunda mermi bitmişiti Menderes karnını tuttu ve geri geri gitmeye başladı.Bir anda arkasındaki camı kırıp yere kapaklandı. Babam bir eliyle kalbini tutu diğer eliyle ağzından çıkan kanları tutmaya çalıştı sonra bana o baygın gözlerle bakıp yüzüstü yere çakıldı.
Ben hala şoktaydım 30 saniye öylece yerdeki 3 cesede baktım. Sonra polis sesi geldi. Aşağıdaki elemanlardan biri beni uyarmak için yanıma geldi etrafı görünce beni kolumdan tutup zorla dışarı çıkarttı tam aşağıya inecekken polislerin aşağıda olduğunu gördük ve Menderes in kırdığı camdan aşağıya tutunarak indik.
O orman evine gittik olayları anlattık o gün orada kaldım annemi aramama rağmen telefonlarımı açmıyordu. Ertesi gün eve gittim ve evde anemin bıraktığı notu gördüm gitmiş ve bir daha gelmeyecekmiş. Ahmeti aradım gelirken 1 kasa bira 10 dal kalın puro ve 2 paket parliament almasını söyledim 30 dk ye geldi.Ve bana sınıfta kaldığımı söyledi.Ben hiç siklemedim.
Dursun abi beni cezaevinden aradı teshpihini bana verdi. Ve şöyle dedi
-Benim hiç erkek oğlum yok tüm suçlarım ortaya çıktı müebbet yedim senden başka bunu verecek kimsem yok. Dedi, ben direk kabul ettim ve onun koltuğuna oturdum. 17 yaşıma geldiğimde milyonlarla oynanayan bir çocuktum...
submitted by hassnictir01 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.01.05 15:24 Cathessis Neden kafayı sıyırdım? Veteran zorlukta "Cathessis'in İmtihanı" oynanışı [Tek Part]

Neden kafayı sıyırdım? Veteran zorlukta
Bir süredir grupta pek aktif değilim, aklım başka yerlerde. Kafayı yedim, mantıklı düşünemez oldum. Oda arkadaşım sonunda başardı. Beni de kendi gibi psikopat yaptı. Uzun bir yazı oldu, ama ben neler yaşadığımı hepiniz okuyasınız diye maddelere ayırdım ve onları parça parça atacağım. Kafam hala yerinde olmadığından ve internet bulma olanağım da zor olduğundan yorumlara bakamayabilirim. Tek seferde okumak isteyenler için de profilime sabitleyeceğim postu. Bir nevi pandaflix gibi düşünün, yayınlanmadan okuyabilirsiniz böylece.
Burada yazılanlar tamamen gerçektir...
Üzüm üzüme baka baka kararırmış derler.
Sizlere bir derdimi anlatacağım. Öyle bir dert ki, beni aylardır içten içten yedi bitirdi. Bu dönemin başından beri yurtta 3 kişilik bir odada kalmaktayım. Biri sessiz, sakin, kendi havasında takılan biri. Zararı olmasın da faydası olmasa da yeter benim için. Asıl sorunun diğeriyle. Benle aynı yaşta, ama hazırlık okuduğu için 1. sınıfta bu sene.
Bugüne kadar bu platformda kimsenin şahsına sövmedim, meyve tabağı yapılan annelerden bir lokma da ben almadım ama bu yazı tamamen saf duygularımı yansıtacak ve kendime engel olamayıp argo da konuşabilirim. Yazdığım şeyleri silip yeniden düzenlemeyeceğim. Sadece yazım yanlışı varsa düzelteceğim.
Uzun olduğundan okumak istemeyenler için her bir paragrafın sonunda paragrafın konusunu maddeleyeceğim. İzninizle başlıyorum yazmaya.
Öncelikle nasıl bir ortamda yaşadığımı anlayın diye odamın çizimini buraya atıyorum. Burada bahsedeceğim kişi ise sağ taraftaki yatakta yatan kişi, resimde yer almıyor. Ama odanın yapısını görürseniz mesafe olarak ne kadar yakın olduğumuzu da anlarsınız.
📷

Sol altta ben varım, sağımdaki de bahsedeceğim kişi.
📷
Her ne kadar iletişimim tek taraflı olsa da daha önceden insanlarla haşır neşir olduğumdan insan sarrafıyım diyebilirim kendim için. Yılın başında o çocuğu gördüğümde onun sorunlu biri olduğunu ilk bakışta anladım. Bunu tipine bakarak yapmadım tabi ki. Her sorunlu insanın farklı belirtisi vardır. Benim ondan anladığım ilk belirtiler odaya geldiği 5 dakika içerisinde sürekli kendi konuşmak istemesi, konuşmayı sadece soru sorarak yapması ama boş sorular sormasıyla başladı. Değişik mimikleri, soru sorarken sırıtışı, jestlerinin tuhaflığı onun sorunlu biri olduğunu destekledi. Okuldan odaya geldiğim 2 saatte bana "Kanka window kelimesinin anlamı ne?" gibi boş sorular sordu. Boş dememin sebebi İngilizce hazırlığı bitirmiş olması, yine İngilizce bir bölümde okuması ve benle dalga geçermiş gibi basit şeyleri SÜREKLİ sorarak beni sınaması, ayaklı sözlük olarak kullanmasıydı diyebilirim. Sonrasında o meşhur meditasyonlar başladı. Suratı kaskatı kesilerek bağdaş kurup duvara yaslanıyordu. Kulağında müzik falan yokken o şekilde 1 saate kadar duruyor, arada kendi kendine konuşup kahkaha atıyordu. Başlarda korktum, bu ne yapıyor ki diye düşündüm. Artık sadece sinirimi bozuyor.
1- Anlamı olmayan, sadece beni sınamak için boş sorular sorması. Muhabbet açmak amaçlı değil bu sorular, sadece sormak için. Yoksa muhabbet olduğunda konuşmamız kötü değildi başlarda.
2- Mariz biri gibi uzun süreli kendi kendine konuşmalı, gülmeli, duvara yaslanıp bağdaş kurmalı meditasyonvari değişik hareket. "Ne yapıyorsun sen?" diye sorduğumda "Yok bir şey." demesi ve istifini bozmadan hareketlerine devam etmesi.
İlk günün gecesinde beni en çok sinir eden şeylerden birini yaşadım, şu an bunu yazarken (04:38'de) de yaşıyorum. Ne mi? Horlama... En nefret ettiğim şeylerden birisi kişinin horlamasıdır. Eğer ki sağlık açısından yapabileceği bir şey varsa, kişi toplu bir ortamda kaldığının bilincine vararak tedavi olmalıdır. Sağlıkla alakalı değilse yattığı pozisyonu değiştirmeli, yüksek yastık kullanmalı ya da her yerden temin edilen burun bantlarından kullanmalıdır. Daha da yapmıyorsa s*ktir olup gidebilir tek kişilik odaya ya da ayrı evine! Horlayan insana pek bir şey demem. Ama bu horlama traktör motoru gibiyse rahatsız olurum. Sırf rahatsız oluyorum diye başlarda akşamları 7-11 arası uyuyup o uyumaya başlayınca sabaha kadar uyanık kaldım ve okulla berber bunu yürütemediğimden ve horlama sesi varken uyuyamadığımdan gece saat 4-5 kaça kadar olursa artık bayılana kadar kulağımda horlamayı duyamayacağım kadar yükseklikte sesle müzik dinliyorum. En sonunda zaten istemsizce uyuyakalıyorum ve duyamıyorum horlamayı. Çocuk horlamaya başladığı anda uykumdan uyanıyorum ki anlam veremediğim şekilde uyurken odamda müzik çalsa, insanlar bağıra bağıra konuşsa uyanmam.
3- Ittıratlı bir şekilde genzinden ses çıkarması, horlaması. Traktör motoru gibi sesler çıkararak kafa s*ken horlama biçimi.
Psikopat olma yolunda minik adımlar atmaya başlıyorum bile. Sizler de benimle aynı gemidesiniz.
Horlama yüzünden kendi odamda uyuyamıyorum ki uykusuzluk bunun en büyük tetikleyicisi. Onunla aynı okuldayız, sırada sorduğu boş sorular hariç anlamlı sorular fakat sorudan sonra yaptığı y*rrak kürek hareketler var. Bana lab quizlerinde, midtermde falan neler çıkacağını soruyor. Onun aynı okulda bir üst dönemiyim. Ben de efendi efendi soylüyorum. Sonra gelip bana diyor ki, quizde benim söylediğim yerden çıkmış ama yapamamış ve sanki sınava ben girmişim gibi bana yıkmaya çalışıyor eksikliğini. BRE *MIN FERYADI! Neden? Nedeen! Sana söylemedim mi hoca C'de ne soracak ilk lab quizinde? Hem dediğime güvenmeyip bakmamışsın hem de bana hesap mı soruyorsun!
4- Nadan olması ve bana güvenmeyip kendi hatalarını da bana yıkmaya çalışması.
Devamında benim geçen seneki oda arkadaşımdan edindiğim mantıklı bir alışkanlıktan bahsedeyim. Her odada uzun bir halı var odanın ortasını doldursun diye ve buna yurt içinde gezinilen terliklerle basılıyor genelde. Ama yurtta insanlıktan nasibini almamış o kadar insan var ki tuvalete de giriyor o terlikle, dışarıdan ayakkabıyla yemekhaneye mal getirenler de öğrenciler de yemekhanede oluyor, odada da geziniyor ki ben geçen sene idrar yollarından enfeksiyon kaptım bu yurtta. Kullandığım ilaçlardan NEU değerim %2.7'ye düştü ki bu değer bağışıklık sistemiyle alakalı bir değer. Normalde %38.5-%78.5 arası olması gerek ve kemoterapi alanlarda bile bu %5 oluyormuş en düşük. O halde en ufak bir mikrop, bakteri ya da virüs bana uzaktan selam verdiğinde hasta oluyordum. Bunu atlatmak için o kadar ilaç kullandım ki böbreklerimden biri büyük ölçüde hasar gördü ve iyileşmesi için günde 4-5 litre su içtim aylarca. Bunun sebebi ise yurda başvuru yapılırken herkesin tahlillerini yaptırıp sonuçları temiz çıkarsa "Yurt ve benzeri toplu ortamlarda kalabilir" belgesini doktordan almayıp, yurdun tavsiye ettiği bir sağlık ocağına giderek oradan bu raporu TAHLIL falan olmadan direk almaları. Biri AIDS falan olsa da elini o pas tutmuş musluklara, kapı kollarına çizdirse ve biz de onları tutarken elimizi çizdirsek gitti işte hayatımız. İşte böyle bir ortamdan dolayı odaya girişte terliklerimizi çıkaralım dedim. Diğeri anında kabul etti çünkü aklın yolu bir. Ama ileride benim aklımı kaçırmama sebep olacak bu vasıfsız p*zeveng "hıhı, taaağm" gibi yarım ağızla kabullenmiş gibi yapıp her fırsatta içeri terlikle girdi. Başta ses etmedim, ona örnek olma amacıyla hep onun gözü önünde terliğimi odaya girince çıkarıp halıya öyle bastım. Ama bir sabah yataktan kalkıp halıya ayak bastığımda o terlik benim ayağımın altına gelince dayanamadım ve o andan itibaren her fırsatta uyardım ve en sonunda patladım tabi. Tabi bir insan onur, şeref ve haysiyetten yoksun olunca aldığı uyarılar ve yediği azarlar da tam etkili olmuyor. Yavaş yavaş terliğini çıkarmaya başladı oda girişinde ki arada bir hala terlikle basıyor...
5- Antanta varamadığımız ilk hareketlerinden biri. Yurtta her türlü pis ortamda gezinilen terlikle odada dolaşmak. Yetmedi, uyandığımda ayağımı bastığım yerde bu terliklerin olması.
Yazın hepimiz şortla, kısa kollularla gezeriz. Sıcak havalardan dolayı terleriz. Bu yüzden de sık sık duş almamız ve üstümüzdekileri değiştirmemiz gerekir. Bu çocuğun da ayakları leş gibi kokuyor. Olabilir, bu durumda ayağını yıkamasını da ben söylemeyim 20 yaşına gelmiş ve toplu bir ortamda yaşıyor. Odaya bir giriyorum oda ter ve Doritos peynirli karışımı kokuyor. Ben istemsizce öğürmeye başlıyorum tabi ki. Nefesimi alıp cama rush atıyorum ve camı açıp nefes alıyorum (evet hala devam ediyor bu). Başlarda çocuğa bir şey demiyordum. Sonra şakayla karışık oda Doritos peynirli kokuyor istersen çoraplarını bir değiştir dedim ki belki anlar. "Yok kanka cips yedim ondandır." diyor. Ulan masada mısırlı cips gibi bir şey var böyle kokması imkânsız. Hadi koktu, her seferinde mi cips vardı odada? Peki ya kokusu? Ter aromalı cips var da benim mi haberim yok? Ben bunu birkaç defa deyimce kalkıp çoraplarını değiştirmeye başladı. Çıkardığı biyolojik atık sınıfındaki çoraplarını da halıya bıraktı ki hala koku yaymaya dev ediyor. Akşam saat 10'da cam açık oluyordu. Çünkü kapattıktan 1-2 dakika sonra içerisi yine ter ve cips kokuyordu. Bu özelliği hala öğretemedim. Ter konusu çok ayrı, ona girersem 86 dizelik kaside çıkar, hiç gerek yok.
6- Koklayınca kusturan ölümcül ter ve ayak kokusu.
Yazarken uyuyakalmışım. Uyandım ve devam ediyorum. Yazın giydiğimiz şort ve kısa kollulardan bahsettim. İşte bu şahıs kışın da odada şort ve kısa kolluyla geziyor. Sıcak havalarda çorap giyiyordu, şimdi çorap da giymiyor. Diyeceksiniz ki sanane *mk sen me yapacaksın onun giydiklerini. Ama soğuk havada böyle giyinince başlıyor osurmaya. Oda leş gibi kokuyor. Uyanıkken bazen sesli bazen sessiz osuruyor, ama geceleri zart zurt. Yukarıdaki paragrafları yazarken 2 defa sesli osurdu. Ben az yemek yiyebilen birisiyim. Çabucak doyuyorum ama az yediğimden biraz sonra tekrar acıkıyorum. Bu yüzden arada sesli bir şekilde karnım gurulduyor, ben de karnım guruldamaya başlayınca bir şeyler tıkınmaya başlıyorum. İşte bu karnımın guruldadığı zamanlarda utanıyorum. Açlığımdan değil, çıkardığı sesten. Bazen uzunca guruldamanın dışında kısa bir şekilde gurulduyor ve bu da dışardan duyan birine osuruk sesi gibi gelebilir diye aç kalmamaya çalışıyorum. Benim karnımın guruldamasından utanmama rağmen bu şahıs kendi osuruğundan utanmıyor. Bugün de onun yerine ben utandım. Sık sık cam açılması gerekiyor çünkü dışarıdan gelen biri ter + ayak ve osuruk kokusunun oluşturduğu duvara çarpıyor ve anlık bir "Ne oluyor lan?" diye şaşkınlığa düşüyor. Sonrasında camı açmak için Usain Bolt'tan be hızlı bir şekilde cama koşuyor.
7- Osuruyor. Sesli, sessiz fark etmiyor. Ama kokusu ölümcül. Koku duyumun %30'unu kaybettim herhalde bununla aynı odada dura dura.
Yavaş yavaş delirmeye başladınız değil mi? Çünkü sona gelince deliler kulübüne giriş için size formu ben taktim edeceğim.
Önceden yazdığım gibi bana sürekli sorular sorması üzerine odaya girer girmez dışarıya ses gitmeyecek kadar müzik açıp bu şekilde duruyorum ki bana seslenirse duymayayım diye. İkimizin yatağı yan yana, arada 1 yataklık boşluk var. Yatak başlıklarımız ise aynı tarafta değil. Yani yatakta uzanırken birbirimizi çaprazdan görüyoruz. Bana öne normal sesleniyor. Çoğunlukla duymuyorum. Sonra yüksek sesle sesleniyor, bu sefer duymamazlıktan geliyorum. Çaprazda görüş açımda olduğu için elini sallarken aynı zamanda şıklatıyor, ben onu göreyim diye değişik hareketler yapıyor. Tabi ben bakmıyorum. Bu sefer de atar yapıyor, kendi kendine söyleniyor sinirli sinirli. Yani bana bakarak küfür etse de üstüne atlasam diye beklemiyorum değil. Düşünün ki okuldan geldiniz, yorgunsunuz. Tek istediğiniz biraz film izlemek, uzanıp bir süre gözlerinizi dinlendirmek ya da müzik dinlemek. Ve filmin/rahatlığın/müziğin en heyecanlı yerinde DAKİKA başı birilerinin size seslendiğini düşünün. Bir iki kere değil, aylarca... Arada bir patlıyorum ben de istemsizce. "Film izliyorum ikide bir rahatsız etme de önüme bakayım!" deyince de "Pardon kanka." deyip önüne bakıyor. 5 dakika sonra kaldığı yerden devam ediyor. Yanıma gelerek soru sorunca da görmezden gelemiyorum tabi.
8- Yatakta kendimle baş başa kalamıyorum. Bir film izlerken, müzik dinlerken, uzanırken sürekli bir şeyler soruyor. Duymazdan, görmezden gelmek de işe yaramıyor.
Aylardır Unity oyun motoruyla bir şeyler yapmaya çalışıyor. Başta bir yerlerden bakarak aynısını yapmaya çalışıyordu. Her küçük şeyi bana gösteriyordu ki belirttiğim gibi bu çok sinir bozucu. Yok adamı nasıl yürüttüm, haritayı çizebilmiş miyim, bu renkler olmuş mu? En son sorsa bjr nevi katlanılabilir ama küçük bir nokta koyunca bana gösteriyor ve delleniyorum. Son 1 haftadır da 32 bit bir karakter çizecek her adımını bana göstermeye çalışıyor ki sinirlerimi bozuyor. Karakter bir kılıç sallıyor, 3 tane 32 bitlik resimle ve bana onaylatıyor her küçük harekette.
9- Aferin almayı bekleyerek her b*ku bana onaylatması. Bur süre sonra "Seni de s*kerim yapacağın işi de!" dememek işten bile değil ama ben bunu dışa vurmadım henüz.
Odaya geldiğinden beri kulaklığının silikonu yok, tüm odaya konser veriyor. Kulaklık takarsam benim için sıkıntı yok, ama bazen gece bile müzik dinleyerek yatıyor ve ben kuduruyorum. . Bir bakmışsın türkü dinliyor oradan rocka oradan popa oradan rape. Herkesin müzik zevki ayrıdır. Karışmam, karışamam. Ama daldan dala atlayınca feleği şaşıyor insanın.
10- Rağm edermiş gibi, belki kapatır diye gözüne baktığım halde odada kulaklığıyla verdiği konserler. Bazen gece de vermeye devam ediyor ki sinir oluyorum.
Odadasınız, oturmuş bir şeylerle meşgul oluyorsunuz. Derken biri orta-yüksek sesle şarkı/türkü söylemeye başlıyor. Genelde "Faded" ve klasik türkülerden söylüyor ama sesi borazan gibi olunca ve bir insanda müzik kulağı da olmayınca kulak tırmalıyor. Tabağa kaşıkla vursam daha güzel ses çıkarır o kadar yani. Hele bir aralar da "Geceleeeğw geceleeeğw" diye o sesle şarkı söylüyordu ki çıldıracak gibi oluyordum. Bir de her şarkıda ezgiyi de değiştirip kendi yorumunu katıyor ki bu daha da kötü.
11- Iklanan bir hamal edasıyla, orta-yüksek ve borazan sesiyle ezgiyi tamamen değiştirerek şarkı/türkü söylemesi.
Gece odada bilgisayardan oyun oynaması. Şimdi bunu ben de yapıyorum. Ama odamdaki insanlar rahatsız olmasın diye geçen sene yurda gelir gelmez direk Quiet Mark sertifikalı bir sessiz fare aldım. Tıklama sesinde %90 gürültü azaltıyor. Ben bile bir tuşa bastığımda bazen duyamıyorum, sadece hissediyorum. Bu çocuk bilgisayarı açıp LoL'e girene kadar bile gereğinden fazla basıyor farenin tuşlarına. LoL'deyken zaten kırarcasına basıyor hem fareye hem de klavyeye. İlk maddelerde demiştim ya hani kendi kendine konuşmalı meditasyonvari hareketleri var diye, bir zaman sonra günlük hayatta da bunu yapmaya başladı ve oyun oynarken de kendiyle konuşuyor. Soruyorum "Kimle konuşuyorsun, sesli sohbet mi açık" diye. Sorunca kendi kendine konuştuğunu inkâr ediyor, "Kimseyle konuşmuyorum." diyor. Bunun da ötesinde örneğin saat 03:10 iken LoL'de anıra anıra küfrediyor. Kendimi tutuyorum, sakin ol Cathessis diyorum ve onu güzelce uyarıyorum. "Sakin ol bak oda arkadaşın uyuyor. Hem de gece saat 3 bak insanlar rahatsız olur." diyorum ve o da "Kusura bakma kanka." deyip birkaç dakika sakin kalıp yine devam ediyor. Benim yerimde başkası olsa orada önce yatırıp öldürene kadar s*'kerdi, sonra bir de ölüsünü s*kerdi.
12- Mihaniki bir tavırla, gündüzü geçtim gece bile oyun başında anırarak küfretmesi. Uyarınca da birkaç dakika susup sonra devam etmesi.
13- Söylediğim meditasyon(!) haricinde de kendiyle konuşması. Oyunda da kendiyle konuşması ve bunu inkâr etmesi.
Ben yılın başında uyanıp kahvaltıya giderken bu çocuğu uyandırıyordum. Çünkü aynı okulda, aynı bölümdeyiz ve ben bir üst dönemiyim. Kahvaltıya gidemesem de derslerimiz aynı saatlerde başladığından beraber gidelim, dersine geç kalmasın diye bunu yine uyandırıyordum. Hatta bir keresinde vizelerde bile geç kalıyordu sınavına ben uyandırdım buna acıdığımdan. Bir gün yatarken buna dedim ki "Sabah uyanınca beni uyandırır mısın?" o da kabul etti. Sabah bir uyandım ki ne okul kalmış ne ders. Beni uyandırmadan gitmiş. Gelince sakince dedim ki "Beni uyandıracaktın hani neden uyandırmadın?" o da "Unuttum kanka kusura bakma." deyip oyunun başına oturdu. Sonraki günlerde yine erken kalkmam gerekti çünkü dersim vardı. Yine ondan rica ettim beni kaldırabilir misin diye ama bir yandan da önceki "Unuttum kanka kusura bakma." demesi beni işkillendirdiğinden kendimce küçük bir şey yaptım. Sabah yine tüm dolapları, kapıyı çarpa çarpa hazırlanıyordu. Avını bekleyen timsah gibi, uyandım ama hareketsizdim ve nefes alışımı düzenli bir şekilde devam ettiriyordum ki uykuda sansın beni. Beni uyandırmadan çıktı odadan. Biliyorum ki tek seferde odadan çıkamaz, bir eşyasını unuttuğu için geri gelecekti. Duruşumu bozmadan yatakta durmaya devam ettim ve o odaya geri girdi. Dolabı açtı, bir şey aldı ve dolabı çarptı. Tam odanın kapısını açtı ki seslendim ona. Dönüp bana baktı. Çok sakince sordum "Neden beni uyandırmadın?" ve "Kanka uyuyordun o yüzden uyandırmadım." cevabını verdi. Tabi kan beynime sıçradı ve ufaktan kontrolümü kaybettim. "Lan zaten uyuyorum diye uyandırır mısın dedim sana yatarken! Eğer uyandırmayacaksan neden bana akşam uyandıracağını söylüyorsun!" dedim ve o da istersen yarın uyandırırım derken istemez deyip etrafta bir nesne aradım. Masada tabağın içinde portakal soyduğum bıçak duruyordu. O sırada çıktı gitti. Bıçağı aldım peşinden gidip böyle o bıçakla arkasından saldırmak istiyorum kapıya kadar gidince durdum. "Ne yapıyorsun Cathessis mal mısın?" dedim kendi kendime ve döndüm geri. O günden beri de masada asla bıçak bulundurmuyorum.
14- Erken kalkamazsam diye, sabah uyanınca beni de uyandırır mısın diye sorduğumda tamam deyip sabah uyandırmaması. Uyandırmayınca da "Uyuyordun o yüzden uyandırmadım." demesi...
Yılın başında birkaç kere Pringles aldım. Normalde almam, çok zengin biri değilim ama merakımdan aldım. Odada yediğim için de diğer iki kişiye de ikram ettim tabi ki. Ama yan tarafımdaki çocuk hayvan hayasızca Pringles'tan almaya başladı. O kadar hoşuna gitti ki bir an paketi g*tüne sokacak sandım. Yıl içinde odada yemek için alığım kuruyemiş, bisküvi, meyve artık her ne aldıysam hepsine dadandı. E ben de haliyle vermemeye başladım hiçbir şey ama ben yerken onun bakması da yüreğimi burktuğu için yine de tadımlık bir şeyler verdim. Aylar ilerledikçe benim de param suyunu çekti tabi. Odaya ne zaman girsem elinde cips, bisküvi vs. oluyordu. İstemeye istemeye bana uzatıyordu alır mısın diye ve ben daha alamadan çekmek istiyor ama galiba ayıp olmasın diye bir iki saniye bekliyordu yine de hakkını yemeyim. Eskiden Eti Puf aldığında bazen ikram ederdi, çünkü kendi de biliyordu benimkilere yumulduğunu. Sonra bam güm yemeye başladı. Yesin, yesin de ben oda arkadaşlarımın canı çekmesin diye dışarıda yiyip geliyorum böyle şeyleri bazen. Mesela çikolata yiyeceğim, paylaşamıyorsam aşağı kata iner yerim. Biraz dolanıp geri gelirim. Odada yesem bir de paylaşamayacağım bir şeyse ve onun da o an alacak parası yoksa hakkına girerim diye çok dikkat ediyorum.
15- Ne bulursa hayvan gibi gömmesi.
Yaklaşık bir ay önce ben Transformers izlerken normalde yatak başlıklarımız çapraz olduğu halde benim yattığım tarafta kendi yatağında duvara yaslandı. Güya pencereden dışarı izliyor ama filmdeki heyecanlı yerlerde bu da ses çıkarıyor. Her zamanki boş sorularının yanında "Ne izliyorsun?", "Ne oluyor?" gibi sorular soruyor ve filmi yorumluyor. Son zamanlarda da bilgisayarda ne yapsam yandan benim ekranı kesiyor. Kendince çok akıllı, dışarı bakar gibi yapıyor ama ben ona doğru gözümü çevirince onun da gözünü dışarı doğru çevirdiğini görebiliyorum bazen.
16- İzlediğim filme yorum yapıyor ve ben bilgisayar başındayken ne yapıyorum diye beni kesiyor.
Odamın resmini daha önce paylaşmıştım chatte ama bilmeyenler vardır. Odada 3 yatak ve 3 tane de dolap var. 2 şifonyer var. Ben yanımdakiyle ortak kullanıyorum. Üst çekmeceyi ben, alttakini ise o kullanıyor. Odada masamız yok, yemek yenilebilecek kafeterya (sadece masa sandalye ve televizyon var, kantini yok) 2 kat aşağıda olduğundan çoğunlukla yattığımız yerde yiyoruz ufak şeyleri. Ben elimden geldiğince dökmemeye çalışıyorum, ufak tefek dökülenleri de elimle toplayıp atıyorum. Ama bu yandaki eleman döktüğü kırıntıların üstünde yatıyor bile, ya da olduğu gibi yere çırpıyor. Geçenlerde sabah uyandım, yere bastım ayağımın altında bir şey hissettim. Kek, evet kek. Yatakta yemiş, sonrasında yere mi döküldü yoksa yataktakileri yere mi savurdu bilmem benim olduğum yere kadar gelmiş. Halı hep kırıntı dolu. Acaba temizlemeye teşebbüs eder mi diye bakıyorum ama yüzsüzün önde gideni, ben de hiç ellemedim. 2 gün sonra temizlikçiler geldi de temizledi. Halıya bakarak neler yediğini az çok anlayabiliyorum. Yerler susam doluysa simit yemiştir, uzun beyaz çubuklar varsa Eti Puf yemiştir gibi tahmin edebiliyorum. Ben dönem başında yemek için ton balığı konservesi alırdım ki bugüne kadar yediğim bir şey değildi. Alma sebebim de yurttaki yemekler motor yağlı ve ölümcül olduğundan ne zaman yesem hem tüm sindirim sistemini bozuyor hem de sabah aynada 3 adet nur topu gibi sivilceyle karşılaşıyor olmamdı. Ama ben bu konserveyi odada mı yiyordum? Tabi ki hayır. Hem canları çekmesin hem de oda kokmasın diye aşağıdaki kafeteryaya inip orada yiyordum ki zaten orası genelde boş oluyor. Hala da buna benzer bir şey yiyeceğimde kafeteryaya inerim ama bu çocuk paramın bittiğini biliyor, AÇ olduğumu biliyor bir de gözümün önünde poğaçayla simidi gömüyor...
17- Nikaragua kabilesinden yemek yemeyi bilmeyen duygusuz bir p*zeveng.
Bir gün bilgisayar başında Skyrim oynarken bu odadan çıktı ve bir 40-45 dakika sonra odaya girip ben gittim geldim hala mı onun başındasın? Bir kalk hava al." dedi. Öyle bir sinirlendim ki gülmeye başladım. Çünkü bana bunu diyen, benim oynadığım şeyi beğenmeyip küçümseyen 20 yaşındaki çocuk(!) tabletle gözü arasında en fazla 10 santimetre mesafeyle 3 saat Clash of Clans oynayan birisi. Bir de öyle bir oynuyor ki Fatih İstanbul'u kuşatırken yüzünü o kadar kasmamıştır. Sonraları bu Clash of Clans oynama saati daha da arttı. Çok zevkliymiş öyle diyor bir de.
18- Legendary zorlukta oynadığım oyuna 2 IQ'su ile laf edip o daha portakalda vitaminken içinden geçtiğim oyunu üstün tutması.
Önceki maddelerde kulaklığıyla konser verdiğini anlatmıştım. Şimdi kulaklık da yok. Yatarken oradaydı kayboldu diyor. G*tüne mi girdi ne yaptı kulaklık bilmiyorum ama artık kulaklığı da olmadığından sesi açarak oyun oynuyor. Rüyamda "Minyonların harekete geçmesine ... saniye" ya da " Rakip destan yazdı" sesleri duyuyorum yeter artık. Youtube'de genelde KFC Barış videoları açıp izlerdi. Barış güldükçe anırarak güler, geri sarar yine gülerdi ve bunu bir videoda birçok kez tekrarlardı. Bunu yazarken ben de gülümsüyorum. O kadar sinirliyim ki kızamıyorum, dut görmüş ipekböceği gibi sırıtıyorum. Bir gün bu Elraen'in videolarını izlerken ve kahkaha atarken sesi kısmasını söyledim ve "Karınca Çiftliğim" diye çok sevdiğim bir kanal var onu izleyebilirsin dedim. Daha önceden de timsahlı bir videosu vardı izlemiştim dedi ama kanalın adını bilmiyornuş herhalde ki benden öğrenince gece gündüz son ses izlemeye başladı. Ben uyardıkça kısıyor ama biraz sonra kademe kademe açıyor sesi. Gecenin köründe insanlar bunun izlediği videoların sesini dinliyor.
19- Artık kulaklığı da yok ve son ses bir şeyler dinliyor.
Oda bunun yüzünden bok gibi koktuğu için odada sık sık cam ve kapı açılıyor. Oda bir dakika havalandırılıp sonra kapı ve cam kapatılıyor. Geçtiğimiz günlerde kapıyla camı açtı ve odadan çıktı. Kapının önünde soldan sağa geçiyor, koridorun sonuna kadar gidip geri dönüyor. Sağdan sola geçerken odaya bakıyor ve ben onu zaten bakışlarımla beklediğimden önüne bakıp devam ediyor. Sona gidip geri dönüyor, geçerken yine odaya bakıyor ve ben de bakışlarımı ona sabitliyorum ve önüne bakıp devam ediyor. 10 kere sağa 9 kere de sola gitti. En sonunda yine sola doğru gidecekken çağırdım bunu. Ben: C, O:O
B: Madem cam açıyorsun neden kapatmıyorsun? O: Kanka hava alsın diye açtım. Cam benim tarafta ya cereyanda kalmayım diye dışarı çıktım. B: O camı açıyorsan odadan çıkmayacaksın! S*ke s*ke orada bekleyeceksin. Havalanınca da kapatacaksın! O: Üşüdüysen kapat kanka B: Be 'mına koyduğumun salağı senin açtığın camı da mı ben kapatayım!
Sonrasında camı kapattı. Anlaşılmayan bir şeyler söyleyip s*ktir olup gitti. Dahası da var. Dün akşam saat 10 gibi odaya girdi. Bir yudum su içti. Camı açıp dışarı çıktı. 2 saat oldu gelmedi odaya. Gelse çok yaratıcı şeyler var söylemek istediğim ama gelmedi. Saat 12'yi biraz geçerken en son ben kapattım.
20- Noktainazarıma gore sırf bana inat olsun diye camı açıp kapatmaması, odada g*tümüzün donması. Neden kapatmıyorsunuz diye sorarsanız da kimse onun kölesi değil ki kalkıp kapatsın.
Sabah, öğle, akşam. Ne zaman olduğu fark etmeksizin uyuduysa ve ben uyanıkken kalktıysa direk "Saat kaç?" diye sorar. Ben cevaplamazsam yine sorar ve ben kanser olurum çünkü zaten telefonuyla beraber yatıyor ve tek yapması gereken telefonunun tuşuna basmak ve saate bakmak. Bu ufak hareket beni ne kadar kanser etti anlatamam sizlere. Düşünün, saat akşam 6 ya da 7. Bir traktör gibi horuldayarak uyumuş bir de gözlerini aralayıp "Saat kaç?" diyor. Söylüyorsunuz geri uyuyor. Az sonra bir daha... Sırf birine saat kaç diye sordular diye kavga çıkmıştı ve haberlerde göstermişlerdi. En sonunda ona dönecek bu olay da.
Yarın (6 Ocak’ta) Matematik finali var ben notlara bakıyorum bu da arada kendiyle konuşa konuşa çözüyor, fısıltıyla x kare aldım falan diyor. Kendiyle konuşmadan duramıyor...
Bunlar sadece aklıma gelenler. Unuttuğum, hatırlayamadığım daha neler var ki bende B12 de yok birçok şeyi hatırlayamıyorum zaten.
Bu çocuk ve bunun inadı yüzünden Karadeniz'e ve Karadeniz'lilere, özellikle de Bartın'lılara bir nefretim var artık.
/* Bir gün parayı basıp bir sürü travesti tutacağım. Bunu da Karadeniz'in bayırlarına yatırıp yağmurun altında, kayalara çarpan dalga sesleri ve fırtına eşliğinde s*ktire s*ktire çoğaltacağım. Sonra her biri ayrı işkencelerle öldürüp ölüsünü s*ktirteceğim. */
·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·.·
Örnek bir gün (3 Ocak)
-Dolapları sertçe kapatıyordu sabah sabah. Bayağı fazla çarptı dolapları, sanki bilerek beni uyandırmak ister gibi. 1 dakikada 7-8 kere belki. Bir şey alıp kapatıyordu sertçe, sonra açıp başka bir şeyler yapıp yine kapatıyordu (bu yüzden uyandım). En sonunda uykudan uyandım ama gözümü açmadım, nefes alışverişime düzenli bir şekilde devam ettim onu dinliyorum. Fısıldaya fısıldaya kara büyü yapar gibi bir şeyler diyordu.
-Kafamı kaldırdıığımda onun ayakta sanki beni izler gibi durması, göz göze gelmemiz ve sanki suçluymuş gibi hareketlerle odanı uzak köşesine gitmesi. (Artık o kadar sinir bozucu bir hal ki bu gözümü açtığımda onun bana bakıyor olması bir iki kere daha yaşanmıştı.
Ne fısıldıyorsun diye sorduğumda fısıldamasının sebebini bugün okulda dersi olmasına bağladı.
-Uyandıktan biraz sonra dışarı çıktı ve elinde bir poşetle odaya geri döndü. Belli ki alışveriş yapmıştı. Poğaça ve aç bitir salam çıkarıp yemeye başladı. Uykudan yeni uyanmışım az sonra oda salam kokuyor... Ben sırf canları çekmesin ve oda da kokmasın diye aşağıda yiyorum, bunun yaptığına bak.
-Odada ikimiz varız, diğeri okulda. Camdan telefonuna gelen işığı duvarlara yansıtıyor. Sanki hayatında ilk defa görmüş gibi bakıyor. Kediler lazeri yakalamaya çalışır ya, yapsam harbiden de lazer ışığının gittiği yere atlar. Bir yandan da ayak parmaklarını sürtüyor. Artık hiçbir hareketine tahammül edemediğimden bu sürtme sırasında çıkan ses de sinirlerimi bozuyor.
-Yatakta gözümü kapatıp 5-10 dakika durdum, gözümü açtığımda bana bakıyordu ve gözlerini hemen sağına, halıya doğru çevirdi. Uyurken beni inceliyor *mk.
-Dolaptan şortunu alması, sol kolunu arkadan dolandırıp yatağa şort fırlatması ve şort yatağın yanına çarpıp yere düşünce küfretmesi. Klasik değişik hareketleri işte.
-Akşam yemeğinde klasik musakka var ve ben yemeyeceğim. Yine mi bunu yiyeceğiz *mk diyerek odadan çıkması. Bunu yaparken kapıyı önce kendine çekip sonra kolu çevirmesi. Kapatırken de kapıyı sertçe kendine çekmesi. Kapıda amortisör mü var da çarpıyorsun!
-Akşamüzeri başlayıp gece saat 3'e kadar kulaklıksız Elraen izlemesi. İzlemene bir şey demiyorum da sağır mısın da sesi sonuna kadar açıyorsun. Sürekli uyarıyorum kısıyor sonra geri açıyor. Bir de komik yerlerde geriye alıp tekrar tekrar gülmesi.
-Uykuya dalar dalmaz horlamaya başlaması elbet. Yastığa kafanı koyar koymaz nasıl horluyorsun anlamadım ya...
Artık nefes alması bile bana batıyor. 2 haftadır çocuğu gördükçe sol tarafımın boynumdan başlayıp yukarı doğru bir çizgi halinde kasılmasına ve sımsıcak olmasına sebep oluyor. Yarın sınavım var ama ben sinirimden derslere bile bakamıyorum. Neden böyle oldu her şey anlamıyorum ve bu durumumdan bir an önce kurtulmak istiyorum. Bana akıl verin, psikoloji okuyanlar varsa desteklerini bekliyorum.
submitted by Cathessis to u/Cathessis [link] [comments]


2019.12.06 14:51 furkantopal Büyük KGB Projesi

Evet, üzerinde uzun zamandır düşündüğüm projenin büyük kısmını kafamda oluşturdum. Ben bunu tüm kötü şartlara rağmen, her şeye rağmen yapma kararı aldım. Çünkü hiçbir şey yapmadığımda zaten elimde yine hiçlik olacak, hep diyoruz ya "bir şeyler yapmalıyız" diye. İşte şimdi başlıyoruz. Hepimiz için kârlı olacak olan bir şey, ve tamamen birlikteliğimize, aramızdaki güven duygusuna dayalı bir projeden bahsediyorum. Hatta bu yüzden "Lorda biat esastır" kültürünü benimsemiş KGB'liler başvursun, çünkü bu iş güven, sadakat, fedakarlık ve dostluk meselesidir. Bu projede ben malumunuz üzere geri planda olucam ama bu projedeki ekipte yer alan herkes arka planda bana ve KGB'ye bağlı olacak. Adaletimden şüpheniz olmasın. Her şeyi tastamam hallettiğimizde bu postu kaldıracağım. Bu post uzun olacak çünkü projeleri siz bana başvurmadan kafanızda detaylandırmak istiyorum.
Birinci Proje
KGB Sosyal Medya karteli oluşturulacak. Dün gece bunun için eskilerden tanıdığım, zamanında sayfaları kapandığında elimden geldiğince destek olduğum ve düşmüşlerken ayağa kalkmalarına vesile olduğum, aslında sizin de bildiğiniz eski kardeş grubumuzun adminiyle görüştüm ve eski piyasadaki tanıdıklarımdan özel durumumu bilen tek kişi o olduğundan bu eski vefalı dostum her türlü boost ve destek vereceğini teyit etti. Elinin altında onlarca sayfası, yüzbinlerce takipçisi var zaten şu anda. Ayrıca kendisi de ekibime katılacak ve tecrübesiyle katkıda bulunacak. KGB adıyla farklı sosyal medya platformlarında yer alacağımız gibi, KGB isminin geçmediği farklı sahalarda da işlerimiz olacak, bunlar KGB'den bağımsız görünecek ama çok daha sonradan zamanı geldiğinde KGB'ye bağlı oldukları ifşa edilip grubumuza bi selam çakılmış olup bi akış sağlanacak. Yani sadece buranın farklı platformlardaki temsilcilikleri oluşturulacağı gibi, KGB'de kurulacak bana ve yetki verdiğim insanlara bağlı olacak bir ekiple sosyal medyada bir yayılım yaratacağız. Hatta şöyle söyleyeyim; eğer direkt olarak sosyal medyaya yönelmek istiyorsanız, youtuber olmak istiyorsanız, instagram sayfası yönetmek istiyorsanız, twitterdan yürümek istiyorsanız, bu ekibe girerek ve bizim desteğimizi alarak hem yükselebilir hem de KGB'nin eli ayağı olabilirsiniz, eğer yapmak istediğiniz bir şeyler varsa, kafanızda bir fikir varsa bana ulaşın. Bu ekip sadece sayfaların adminlerinden oluşacak yani atıyorum şu şekilde: KGB'nin youtube hesabının admini, KGB'nin twitter hesabının admini, bize bağlı ama şahsi bi youtube kanalının admini, bize bağlı ama tarihle ilgili şeyler paylaşan instagram hesabının admini, hepsi aynı grupta olacak ve sürekli irtibat halinde olunacak. Birbirine fikir önermeler, istişareler vs olacak. Kazanılan gelirlerin yarısı KGB'ye aktarılacak. Bir sene sonra ise sadece çeyreği aktarılmaya devam edecek. Bunlar üzerinde ben adil düzenlemeler yaparım ilerleyen süreçte ama başlangıç olarak minimum yarısını sizin alacağınız bi sistem olacak ve KGB'ye aktarılacak olan oranın yüksek olmasının sebebi de içinde bulunduğum özel durumdan çıkmak istediğimden tabiki de ve ardından KGB için geliştirmeler yapmak istediğimizden. Bu yüzden alınan reklamlardan, istatistiklere kadar belli zaman aralıklarıyla herkes rapor verecek. Karışıklık çıkmaması için özellikle "lorda biat esastır" kültürünü bilen gelsin diyorum, çünkü gerçekten bir kişi bile yamuk yapmamalı. Art niyetten arınmış, güven üzerine kurulu olacak bu ekip. Ekibimiz Telegram üzerinden irtibat sağlayacaktır. Bu sosyal medya karteline katılmak isteyenler, bana Reddit'ten özel chatten yazsın. Telegram kullanıcı adınızı veya isminizi KGB'deki ile aynı yapın. Başvuracak kişi ekipte olmak istiyor ama ne yapacağını bilmiyosa da verilecek iş buluruz. Yeter ki heves, azim ve istikrar olsun. Ayrıca ayrıyeten KGB'nin açılacak olan YouTube hesabı için içerik üretebilecek video editçileri de ekipte yer almasını istediklerimden, onlar da yazsın. Ayrıyeten halihazırda instagram vb. sayfası olanlar da bana yazabilir, ve diz çöküp kendilerini KGB efsunlu kılıcımla kutsamamla ekibimize katılabilir. Derinlerden gelen bir dalga oluşturuyoruz.
İkinci Proje
KGB siber ordu kurulacak. Kafamdaki sayı 100 kişilik az ama öz bi ekip. Daha az veya daha fazla da olabilir. Bu ekibe yukarıdaki kartel ekibindeki adminlerin hepsi zaten otomatikmen dahil olacak, yukarıdaki projelerimize lazım olduğunda yorum, beğeni vs atılacak, sosyal medyada kgb reddit'in adını duyurmak adına bazı zamanlar gerek gördüğümüzde toplu bi çıkarma yapacağız, veya atıyorum içimizden birinin bi durumu var bi sosyal medya hesabının kullanıcı adı alınmış ve bizden biri tarafından alınmak istediğinde toplu şikayet etmek için kullanacağız ve aynı şekilde açılan fakelerimizi kapattırmak için. Aynı zamanda da elbette olası bir durumda bize karışanın anasını sikmek için saldırı atmak için kullanacağız. Bunun için iki grup oluşturulacak. Birincisi siber ordunun konuşup istişare yaptığı bi grup, diğeri ise sadece emirlerin paylaşıldığı grup olacak. Yani o ikinci grupta kimse bir şey yazıp çizemeyecek, verdiğim linke ne yapılmasını söylemişsem onu yapacaksanız, birinci grupta sürekli muhabbet dönerse nerdeyse her grup chatindeki gibi kimileri siklemeyip sessize alabilir veya yazılanın arada kaynama durumu olabilir. O yüzden emirler ayrı bir grupta yayınlanacak, sadece benim ve yetki verdiklerimin yazma yetkisi olacak ve yazılan her neyse uygulanacak. Atıyorum bu 100 kişiye bi link verip beyler herkes buraya şu yorumu atsın denildiğinde oraya 100 ayrı hesaptan yorum atılacak yani. Eksiklik veya pasiflik gösteren mazeret bildirmek zorunda. Bu ekip tamamen grubumuz içindir. KGB'nin özel gücü olacaktır. Bu ekip ayrıyeten en kötü durumda farzı misal aramızda bi çürük ceviz çıkarsa ona çöküp mobbing yapmak için de kullanılacaktır. Haricinde ekstra desteğe ihtiyaç duyulan bir şey olursa burda da paylaşılıp başa tutturulur zaten. Gruba faydası olsun isteyenler, ve grup için, benim için bir şeyler yapmak isteyenler burda yer alsın. Yukarıdaki admin ekibinde oluşturacağımız sayfaları yaymak için de kullanacağız bunu. Yine bunda da KGB'deki nickinizle Telegram nickiniz veya isim kısmınız aynı olsun.
Her iki proje için de burdan Telegram linki paylaşmıyorum. Herkesi tek tek özel seçeceğim. Birinci grup için makyaj videosu çekmek isteyen hatunlar bile başvurabilir dediğim gibi ekibe katılmak isteyenleri bi süzüp, kontrol edebileceğimiz sayı kadarıyla toplayıp işe koyulacağız. Bu projedeki amaç, benim, KGB'nin ve içinde yer alan herkesin kârlı çıkması, burdaki insanların kafalarındaki fikirleri gerçekleştirebilmesi ve dayanışmayla birlik olup arzuladığımız başarıya kavuşmaktır.
submitted by furkantopal to KGBTR [link] [comments]


2019.11.05 03:29 Ozdirector ÖĞRETMENLERİN ARASINDAKİ AŞK ÜÇGENİ KANLA BİTTİ!

Merhaba size bir haber bırakmak istiyorum. Zaten hepiniz 5 yıl önce yaşanan bu olayı hatırlıyorsunuzdur. Ya o yaşanan vahim olay anlatıldığı gibi değilse…
ÖĞRETMENLERİN ARASINDAKİ AŞK ÜÇGENİ KANLA BİTTİ!
Kuzgunlu Lisesi’nde skandal bir olay yaşandı. Lisenin kimya öğretmeni Oğuz Ö. öğretmenler odasında boğazı kesilmiş bir halde bulundu. Cinayeti işleyen Salih Ö. olaydan 2 saat sonra emniyet güçlerini arayarak suçunu kabul etti ve teslim oldu. İfadesinde her detayı anlatan Salih Ö. olayın bir aşk cinayeti olduğunu belirtti. Okulda resim öğretmeni olarak çalışan Emine .E ile aralarında bir ilişki olduğunu ve Emine E.’nin kendisini Oğuz Ö. İle aldattığını öğrenince cinnet geçirip kontrolü kaybettiğini belirten Salih Ö; “Okula gittiğimde hala oradaydı, orada olduğunu biliyordum. Laboratuvardan bıçağı alıp öğretmenler odasına geçtim ve boğazını kestim. Anlık bir öfkeydi, pişmanım.” Dedi.
Bildiklerimi anlatmadan önce sizi biraz geçmişe götürmek istiyorum;
Konya’nın merkezinde yaşayan emniyet memuru Özcan ve ilkokul öğretmeni Semiha’nın 2 oğlundan küçük olanıyım. Fakat anlatacağım bu olay sadece gurur duyduğum abimle ilgili... Benim abim çocukluğundan beri birilerine bir şeyler öğretmekten keyif almış, ailenin göz bebeği, arkadaşlarının can yoldaşı, güvenilir, çalışkan ve örnek bir insandı. Kendisi tahsilini Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nde tamamlamış ve öğretmenlik yapmak üzere Kuzgunlu’ya atanmıştı. Üniversitede tanışıp evlendiği eşi, yani yengem Zeynep’le birlikte Kuzgunlu’ya taşındılar. Mutlu bir evlilikleri vardı. Ah ah…
Abimin en sevdiğim özelliklerinden biri de, bize sürekli mektup yazmasıydı. O zamanlar keyifle okuduğum mektuplara şimdi bakamıyorum, hatta geçen ay bir cinnet anında hepsini teker teker yakmışım. Hatırlamıyorum. Hepsi o ilaçlar yüzünden olmalı. Neyse…
Mektuplardan hatırladığım kadarıyla başlarda her şey yolundaydı. Abim kısa sürede Kuzgunlu’nun sevilen isimleri arasında yerini aldığını ve özel etkinliklere sık sık davet edildiğini anlatıyordu. Zaten yazları da Konya’ya gelirler, aile meclisinde Zeynep yengem tarafından sürekli bu durum şen kahkahalarla anlatılırdı. Fakat bir gün bir mektup geldi. Abim Oğuz, bu mektupla birlikte tamamen değişmişti. Zaten bir tek o mektup kalmış elimde, aktarıyorum;
METE, KARDEŞİM… BİLİRSİN BEN ÇOK DALGIN OLUYORUM BAZEN, YİNE ÖYLE BİR GÜNDÜ. DERSİMİ TAMAMLAMIŞ EVİME DOĞRU YOLA ÇIKMIŞTIM, ZEYNEP YENGENLE TANIŞMAMIZIN 7. YILI, HEYECANLA EVE GİDİYORDUM. ONA BİR YÜZÜK ALMIŞIM EN AFİLİSİNDEN... EVE DÖNDÜĞÜMDE ÇANTAMI OKULDA UNUTTUĞUMU FARK ETTİM. YÜZÜĞÜ DE ÇANTADA UNUTMUŞUZ. YENGENE ÇAKTIRMADAN APAR TOPAR OKULA DÖNDÜM. HAVA KARANLIK, OKULUN TÜM IŞIKLARI SÖNMÜŞ. SADECE KİMYA LABORATUVARI AYDINLIK... NEDİM BEY TEMİZLİĞİ BİTİREMEMİŞ HERHALDE DEYİP AÇTIM KAPIYI. BENİM KAPIYI AÇMAMLA BERABER LABORATUVARDAN BİRTAKIM SESLER GELDİ. İÇERİ GİRDİĞİMDE KİMSE YOKTU, YERDE KIRILMIŞ BEHERLER VE MASANIN ÜZERİNDE BİR NOT DEFTERİ VARDI. DEFTERİ AÇTIĞIMDA LSD ÜRETİMİNDE KULLANILAN BİRKAÇ BİLEŞEN VE BUNLARIN STOK ADETLERİ YAZIYORDU. DEFTERİ ÇANTAMA ATTIĞIM GİBİ ÇIKTIM, EVE DÖNDÜM. 3 HAFTADIR GİZLİ GİZLİ BU İŞİ ARAŞTIRIYORUM. ÖNÜMÜZDEKİ HAFTASONU B. BAŞKANI ORHAN KUZGUNLU’YLA BİR GÖRÜŞME AYARLADIM. BU KONUDAN BAHSETMEYİ PLANLIYORUM. YENGEN FARK ETMESİN DİYE O UYUDUKTAN SONRA OKULA GEÇİP ORADA ÇALIŞIYORUM. ARAMIZ İYİ DEĞİL. GECELERİ DIŞARI ÇIKTIĞIMI FARK ETMİŞ OLMALI, O DA BENDEN BİR ŞEYLER SAKLIYOR GALİBA. HAMİLE OLDUĞUNDAN ŞÜPHELENİYORUM. DESENE AMCA OLACAKSIN. BİZİMKİLERE SELAM SÖYLE, GÖZLERİNİZDEN ÖPÜYORUM.
OĞUZ ÖZ
Bu mektuptan yaklaşık 2 ay sonra; abimin okulda meslektaşı Salih tarafından boğazı kesilerek öldürüldüğünü öğrendik. Öldürülme sebebinin aşk cinayeti olduğu söyleniyor. Abim yengemi asla aldatmadı. Üzerinde bulunan kadın parfümü kokusu tamamen yalan. O Emine denen sürtükle de ilişkisi yoktu. Abime benim dışımda kimse inanmadı, mektupları benim yazdığımı söylediler. Yengem bile bana inanmadı. Abim kızına doyamadan öldü ve kızı büyüdüğünde babasının annesini aldatan hain bir alçak değil, onurlu bir adam olduğunu öğrenmeli. Sizden yardım istiyorum. O okulda bir şeyler yaşandı, abimin çantası kayıp. Ona o çantayı ben almıştım, üzerinde ikimizin baş harfleri var. “M:O”. O çantayı bulun. Ben iyi değilim. Bana ilaç verdiler.
METE ÖZ
submitted by Ozdirector to KuzgunFM [link] [comments]


2019.11.01 22:21 negative_tenebrais İshak'ın Güncesi

(FanArt)
  1. Kısım - Ali
merhaba. bu günceyi aklıma gelen her ihtimale karşı, geride bir iz bırakmak için yazıyorum. öğrendiklerim silinip gitmesin, sesim kaybolmasın istiyorum.
ben İshak Çiçek. 21.03.1980, sakarya doğumluyum. ailem çok önceleri doğubayazıtdan sakaryaya göçmüşler. nedenini bilmemekle beraber (sanıyorum ekonomik nedenler, ben kendimi sakaryalı olarak addediyorum), yine sakarya üniversitesinde fen bilgisi öğretmenliği okudum, o süreçte maalesef annemi kaybettim ve okulu bir yıl uzatıp 2001 yılında mezun oldum. babamla yalnız kaldığımızdan, kuzgunluya tayinim çıkınca onu da götürmek istedim ama kendisi annemin kabrini yalnız bırakmak istemedi. yaşlılığından ve deprem travmasından dolayı bu kederli ortamda onu bırakmak istemesem de, ısrar etmekten yorulduğum için, onu, okulda tanıştığım ve benim tayinim çıktığı sırada hala son sınıfta okuyan nişanlıma emanet ederek kuzgunluya doğru yola çıktım.
idealist bir öğretmen olmanın heyecanı içerisinde, yaşayacağım şeylerin karanlık doğasından milyonlarca kilometre uzağındaki bir saflıkta kasaba otogarında indim. daha önce muhtarı aradığımdan beni o karşıladı ve lojmana kadar eşlik edip kasabayı üstün körü ama neşeli bir sevecenlikle anlattı. muhtar, sonunda bir öğretmen geldiği için mutluydu. sürekli gülümseyen, kara gözlü bir adamdı. yakınlarda bir kasabadan daha bahsetti, o yol çok kullanılmaz, birbirimizi de pek sevmeyiz, lakin ben gide gele ordan evlendim hoca bey, yav insan dediğin baktığı gibi oluyor ya demişti o gün. şimdi biraz anlıyorum dediğini.
kuzgunlu kasabası hakkında ilk düşüncelerim bunca yıl sonra hala aklımda annemin gözleri gibi berrak duruyor, ne kadar ıssız ne kadar sınırsız bir yer diye düşünmüştüm.
küçük ve gelişmemiş bir kasaba olduğu için gelen öğretmenlerin hemen hepsi ilk ayında, araya birilerini sokarak gitmeye çalışıyordu. çelik fabrikası kurulmadan 7-8 yıl önce tabi, çok az imkan var. yeni öğretmen gelecek, atanan öğretmen gidecek derken neredeyse okulun tek hocası haline geldim o sıralar. yeni öğretmene büyük sorumluluk. dünyayı taşıyorum zannetmiştim.
ilk bir kaç ay, dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir hikaye gibi sıradan geçti. neşeli çocuklar, yeni öğretmen, çiçek olun, astronot denir hocam, resimlerde hep keçiler hep keçi resimleri.. kederli bir sevecenlikle, neredeyse tüm kasaba halkı beni kucaklamıştı. hatta inanır mısınız, bir keresinde orhan kuzgunlu bile selam vermek için sınıfa geldi ve derse katıldı (hala bu adamın üzerimdeki etkisi beni tüketiyor, hala varlığına kudretli bir şeymiş gibi davranıyorum, allahım beni affet, annem beni affet). şimdi düşünüyorum da, o gün çocukların tavırlarındaki değişiklik dikkatimi celbetmemiş değildi, lakin bu adamın efsane haline gelişindendir diye düşünmüşümdür herhalde. ayrıca gençliğimden olacak, neden bu adamın ilk haftasında bir öğretmeni sınıfta ziyaret ettiğine dair bir soru sormadım. insanları itaate zorlayan, başat bir aurası olduğunu inkar edemem. ilk haftamda bile beni etkileyen bir aura.. evet aura. bir fen bilgisi öğretmeninden beklenmeyecek laflar. şu an kendi mantığımda sığındığım şeylerin azlığına şaşarsınız.
ilk çocuk kaybolduğunda, henüz 3 aydır öğretmendim. kumral, yaşıtlarına göre hayli sakin bir çocuk. 19 ali. zeki, hatta belki kurnaz. annesinin yaptığı sıcak tandır ekmeklerinden bana sık sık getirirdi. tüm sınavlardan yüksek not alır ama asla sınıfta konuşmaz, ayrıca çantama kağıttan kuşlar bırakırdı. onun yaptığını biliyordum çünkü ödevleri kontrol ederken çantasında çokça o kuşlardan görmüştüm.
(ali ve altı kuş. bu çocuğun dikkat çekmek istediğinin farkındaydım. belki benimle konuşmak istiyordu. -tam altı kuş.- bu sürece dikkatli yaklaşmak ve pedagojik açıdan yanlışsız bir profil oluşturmak niyetindeydim. -tam altı..- beni anlamalısınız. ne olur anlayın, çünkü sadece iyi bir öğretmen.. kuş.. iyi bir öğretmen olmak istiyordum.)
sabah dersine girdimde gözlerim eksik bir yuvayı hemen tanıdı sınıfta. ali'nin derse neden gelmediğini sorduğumda, çocukların yüzünde garip ve nötr sayılabilecek bir ifade belirdi. kimse cevap vermeyince, alinin sıra ve oyun arkadaşı 83 kazım'a "yavrum ali nerede, hasta mı" dedim. kazım aynı nötr ifadeyle bana bakıp, hayatımın başka bir yöne (belki tersine) akmasına neden olacak o cevabı verdi;
"ali kim öğretmenim?"
şaşırdım. nasıl ali kim yavrum, sıra arkadaşın, dedim. cevap vermedi. cevabı bilmeyen her öğrenci gibi arkadaşlarına baktı. arkadaşları da sessizdi. ali kimdi. sınıf defterinde, kendi el yazımın arasından bile, 19 numaralı öğrencim, benim öğrencim, silinip gitmişti. hayır silinmemiş, hiç varolmamıştı. siz daha evvel, 9 yaşında ve hala sizinle konuşurken kekeleyen, kağıttan küçük kuşlar yapan, ödevlerine yıldız verirken gözleri parlayan, sıcak ekmek elini yakınca sizinde yüreğinizin yandığı bir çocuk kaybettiniz mi. ben kaybettim.
"çocukların bir yanlışlığı olmalı.. defter mi karışmış.." ders erken bitti. bu soru göğsümde yanan bir duman, ailesinin evine gittim. beni yine sevecenlikle karşıladılar. kadın tandırı çoktan söndürmüştü.
+"hayırdır öğretmen bey, çocuklardan sonra bizi de mi okutacaksınız."
- gülümsedim, gözlerim aliyi arıyordu. "niye olmasın, okumanın yaşı mı var efendim."
+"bakın hanım okuma bilmez ama benim ağabeyim bilgili görgülü adamdır, bana da öğretti çok şey. yetimhanenin muhasebeciliğini yapıyordu hatta. çok istedik aslında yetimhaneden bir çocuk almak, ağabeyimde yardımcı olacaktı hatta, orhan bey sık sık gelir gidermiş yetimhaneye, ağabeyim tanırmış onu. kırmaz beni dedi, yaa, kırmazmış ağabeyimi. ama nasip olmadı. iş güç. böylesi hayırlıymış. hanımla başbaşa kaldık."
- dayanamadım. "ali var ya. zeki de çocuk üstelik. dersleri çok iyi. sahi ali nerede, okula gelmedi bugün, onu soracaktım"
adam söylediklerimi yabancı bir dil konuşuyormuşum gibi dinledi. durdu. bir kere daha bir şeyler söyleyecek gibi oldu. ciddi olup olmadığıma baktı. öne eğilip "ali kim hoca efendi" dedi.
-ali, 19 numaralı ali. siz kayıt ettiniz ya okula, sizin çocuğunuz.
+öğretmen, sen hocasın bilgili adamsın, yarım saattir sana çocuğumuz yok, nasip olmadı diye anlattım. üstelik kaç aydır da buradasın. dalga mı geçiyorsun yoksa başka bir şey mi ima ediyorsun.
-bak mustafa abi. ben üç aydır buradayım. sınıfımda kim var, nerede oturur, ailesi nasıldır iyi bilirim. kendi çocuğunu nasıl hatırlamazsın, elimde yazılı kağıtları, kimliğinin nüshası var. azize yengenin taze ekmeklerinden getirirdi. kasabalı şakası mı bu.
azize yenge, karanlık ve boş gözlerle bana bakıyordu, "ben sana kiminle ekmek göndereyim hoca" dedi, sonlara doğru sesi çatallaştı. çocuğu yok diye suçluyorum zannetmişti galiba. ağlayarak içeri gitti.
+çıkar kimliğini çocuğun o zaman, diye bağırdı mustafa abi. eşinin ağlayışına hiddetlenmişti. lakin beni kovmak da yanlış geliyordu, gözlerinden okuyordum bunu.
-gel benimle, dedim. yolda muhtarı da alacaktık. en azından bu işlerden anlayan biri olsa iyi olur diye düşünmüştüm. bunlar çocuğun başına bir iş getirmiş olmasınlar dedim içimden. yalnızlığın verdiği korku bir zehirdir, bir yerde diziniz kırılır, sırtınız bükülür. ya eğilirsiniz, ya eğilirsiniz.
işte şimdi, size, hep beraber unuttuğumuz bir ali'yi anlatacağım. tek başına hatırlayacağıma hep beraber unuttuğumuz ali'miz. ne kararan bir belleğin ilk neziriydi ali, ne son olmuştu.

-----2. kısım - Hatırlamak----
(bir çok yanmış ve yırtılmış sayfa arasından, tarihi bilinmeyen o "olay"dan sonra yaşananları anlatan okunaklı kısa bir metin çıkar mektuptan)
...h..ge..d.. kal.. çi.. cad..
kur.. ley.. ayi.. ka.. so..
...kaybolan çocukların sayısı arttıkça, kuzgunluya geri dönmem gerektiği gerçeğiyle her gece baş başa kalıyorum. oradan ayrılmanın bedelini babamın hayatıyla ödedim. şimdi kendi karanlığımın içine bükülerek yıllarca kaçtığım bu gerçeklerin kemiklerime düğümlenmiş olduğunu farkediyorum. boşuna ödenmiş bir bedel.. belki karşılığında alevden bir sessizlik bağışlandı bana. belki tam karşılıksız değil. bu bir ceza. işkence tahtasının üzerindeki sabırsız kımıldayışımla beklediğim bir ceza.
filiz ile ilişkimizi devam ettiremedik. zaten onun sevdiği ve tanıdığı adam, yıllar önce kuzgunludaki o gece gitti. bu yüzden suçlayamam onu. aksine, bana kanser teşhisi konduktan sonra arayıp sorduğu için teşekkür edebilirim ancak. beni affet filiz.
diğer kaybolan çocukları neden takip etmediğimi soracak olanlar olabilir. fakat anlattığım gibi; ali'nin bıraktığı kuşları takip etmeseydim, onun varlığının bile benim hayal ürünüm olduğunu zannedebilirdim. beni ormandaki o mağaraya sürükleyen ipuçları için, gece kapıma gelen o genç çocuğa teşekkür ederim. eğer kim olduğunu bilseydim, onun avuçlarından öperdim. çünkü bu ızdırap dolu yaşantımın bir anlamı varsa, biliyorum ki ali'yi hatırlamak içindir. bellek bir panzehirdir. kasaba halkını bu zamandan ve mekandan kopartan şeyleri bulmak isteyenler, hatırladıklarını değil, unuttuklarını arasın.
mağaranın içinden çıkan merdivenlerin sonunda vardığı yere, bugün çelik fabrikası kurulmuş durumda. yani orhan kuzgunlu'yu bulacağınız yerler mutlaka dağ ve sorkun yaylası arasında ilmek ilmek dokunmuş bir örümcek ağının parçaları olacaktır. fakat eğer o ağda dolaşabiliyor, yine de hiçbir şey bulamıyorsanız, onun sizin bulacağından emin olabilirsiniz.
yankı çiçekleri, karanlıkta ali'min ismini haykırıyor. yoruldum. bu gece uyuyacağım, annemin sesi geliyor içeriden, kokusunu tenimde hissediyorum. beni çağırıyor. ali'de içeride galiba. kağıttan bir kuş kondu pencereme.
babamda geldi. gitmem lazım. gözlerinizden öperim. yarın kuzgunlu'ya gideceğim.
yarın kuzgunluya gideceğim.

yarın kuzgunluya gideceğim.

yarın bu işi bitireceğim.
----------------------
----------------------
----------------------
sevgili kahya ve abbas. ben ishak'ın eski nişanlısı filiz. maalesef ishak hocayı yıllar önce kaybettik. tedavi gördüğünü bildiğim için düzenli olarak arıyordum. aramalarıma cevap vermediği bir zaman endişelenip, hastaneyi aradım ama oradan ayrılmıştı. eşim ile evine gittik. kendisini bu mektubun başında vefat etmiş bulduk. biz gitmeden 2 gün önce hayatını kaybetmişti.
mektubun yanında ve etrafta bolca kağıt vardı fakat.. nasıl anlatsam bilmiyorum.. yazdıkları kararmış gibiydi. sanki kağıt ısınmış ve kararmış. bir çok kez kuzgunluya kendim gitmek istedim bu yazdıklarından, okuduklarımdan sonra. lakin eşim ve çocuğum için endişelendim. radyonuzu duyunca, bu metinlere sahip çıkacağınızı düşündüm. ama asıl önemlisi, ishak'ı unutmayın diye gönderiyorum bunları. ben son nefesimde bile kendi ailemi ve ishak'ı ve ali'yi unutmamaya yemin ettim. o yüzden onca zaman sakladım bunları.
bir de ishak'ı anne ve babasının yanına defnettiğimizde bizden başka kimse yoktu cenazede lakin, genç bir çocuğu da hayal meyal hatırlıyorum. ağlamaktan bitap düştüğüm için soramadım. eşimde bir öğrencisi zannetmiş. bu o mektupta bahsettiği ona yardım eden genç olabilir mi. ama öyle olsa, bunca yıl sonra hala nasıl böyle kalabilmiş.. yani.. aklım artık almıyor bazı şeyleri
ne olur bana deli demeyin. artık bu hatıratı yalnız taşımanın yükü ağır geliyor. inanılmak istiyorum çünkü ben ishak'a inanmamıştım. o öldükten sonra, avuçlarında o kağıttan kuşu bulunca, ona yaptığım haksızlığın, onu yalnız bırakmanın cezasını da böyle ödüyorum. kabulümdür.
sevgilerle.
filiz.
submitted by negative_tenebrais to KuzgunFM [link] [comments]


2019.07.07 14:46 erayinbow sonunu getirmeden bırak(a)mayacaksınız

Beyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum gene herzamanki gibi girdim sınıfa geçtim arkaya oturuyorum bizimkilerle taşşak muhabbeti yapıyoruz işte sonra bu kız geldi ben tanımıyorum tabi oturdu ön sıralara erkekler bakıyor buna of kanka şuna bak felan diye benimde ilgimi çekti kız şimdi Allah var tombul göt tombul memeSonra hoca girdi sınıfa tanışma faslı felan herkez tanıtıyor gene sonra sıra buna geldi adım elif 15 yaşındayım ankaralıyım şu şu okuldan geliyorum diye başladı tanıtmaya kendini porno izler gibi kızı izliyorum ve dinliyorum sonra işte beyler zil çaldı bizim erkekler dışarı çıktı futbol oynuyak felan diye çağırdılar ben gitmedim kızla sınıfa tekiz oturuyoruz böyle gittim yanına selam dedim oda selam dedi adım sidar tanışalımmı felan dedim sınıfa başkalık çekmesin diye tanıştık işte konuşuyoruz felan zil çaldı derse girdik bu sefer kız önüme oturdu ben de ergenlik tabi sikim kalktı amk bunun ayaklarıyla oynuyorum saçını felan çekiyorum küçüğüz o aralar tabi bunlar anca aq Ondan sonra beyler numarasını istedim kız vermedi bende ümidi kestim kız beni sevmedi beğenmedi uğraşmıyım felan diye sonra işte bizim sınıfın arabulcusu orospu şeyma var herkesin numarasını aldı sınıfın wp grubunu kuralım diye konuştu işte verdi herkez elifde dahil beyler o aradaki olayları geçiyorum bi sik olmadı erkeklerle maç yaptık derste kızı izledim felan işte akşam oldu okul bitti eve gittik ben telefon elimde bekliyorum şu grup açılsada kızın numarasını alıp özelden yazsam diye saatler geçmiyodu amk sonra işte 8 gibi şeyma açtı wp grubunu aldım kızın numarasını bi heyecan yazdım özelden selam ben sidar diye kızda numaramı nerden aldın ben sana vermedimki dedi wp grubundan aldım dedim oda off felan yaptı ondan sonra mesaj atmadımYARIN OLDU BEYLER İŞTE OKULA GİDİYORUZ YAŞ 13 TABİ QWe:wqe:q NEYSE GİTTİK OKULA DERSLER BOŞ İLK HAFTA DİYE BİZ ARKAYA GEÇTİK KARI KIZ SEKS MUHABBETİ YAPIYORUZ İŞTE KIS KIS GÜLÜYORUZ FELAN HERKESİN ÇAVUŞ UÇUŞA GEÇTİ İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ O AN HOCA DEDİKİ SİDAR KALK TAHTAYA OYUN OYNUYACAZ BİZİM BEBELER GÜLDÜ İŞTE BENDE ÇAVUŞU SOLA YATIRMAYA ÇALIŞIYORUM KALKTIK İŞTE TAHTAYA SESSİZ SİNEMA OYNUYORUZ HOCA KULAĞIMA AŞK LI Bİ FİLM SÖYLEDİ BEN DE TAMAM HOCAM DEDİM TABİ ERGENİZ HAVA YAPACAZ DİYE İLK KELİME Yİ İŞARET ETTİM KIZI GÖSTERDİM BİZİM NURİ VAR ARKADAN BAĞIRDI CONİİİİİİİ DİYE O AN YERİN DİBİNE GÖÇTÜM KIZLADA OLAYA GEÇEMEDEN ZATEN SOĞUKTU ŞİMDİ DAHADA SOĞUK OLACAK DİYE İÇİM İÇİMİ YEDİ YARRAĞI YEDİK DERKEN OROSPU ŞEYMA AŞK DEDİ HEYCANLANDIM O AN SONRA DOĞRU DEDİM KIZDA FİLMİ BİLDİ GEÇTİM YERİME OTURDUM KIZ GÜLDÜ BANA BENİM GENE SİKİM KALKTI AMK Qw:eq:eQ EYSE BEYLER İŞTE BUNLA 1 AY KANKA MUHABBETİ FELAN YAPTIK OKULDA KIZLARDAN ÇOK BENLE TAKILMAYA BAŞLADI KIZ BENDE SEVMEYE BAŞLADIM AMA HALA ÇAVUŞ KALKIYODU GENEDE İŞTE BEYLER 1-2 AY GEÇTİ DERKEN BEN BUNA AÇILMAYA KARAR VERDİM AMA ÖYLE WHATSAPPDAN DEĞİL ÇİÇEK LE FELAN ROMANTİK OLSUN HEMDE HAYIR DİYEMESİN DİYE GİTTİM 3-4 TANE GÜL ALDIM GÜNLÜK HARÇLIĞIMDAN AMK ÇANTAYA ÖZENLE KOYDUM KIRILMASIN DİYE ÖĞLE TENEFÜSÜ OLDU HERKES YEMEĞE GİTTİ BUDA GİDİYODU Bİ BEKLERMİSİN BİŞEY DİYİCEM DE DEDİM ARKAYA GİTTİM ÇIKARDIM GÜLLERİ GİTTİM ÖNÜNE ELİF SANA İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DUYGULAR HİSSEDİYORUM ARTIK BENİ KANKAN DEĞİLDE SEVGİLİN OLARAK GÖRÜRMÜSÜN DEDİ KIZIN GÖZLERİ PARLADI AMA SİDAR BEN SENİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM DEDİ O AN YIKILDIM BEYLER KABUL ETMEMESİ DEĞİL GÜLE VERDİĞİM PARA KOYDU AKŞAM GİTTİM EVE AHMET KAYA DİNLEDİM ACIKLI ŞARKILAR FELAN DERKEN BAYA DEPRESYONA GİRDİM SONRA BİZİM OROSPU ŞEYMADAN YARDIM İSTEDİM OLAYI ANLATTIM ŞEYMA DEDİKİ BUNLARI BANA YAPSAN SANA VERMİŞTİM FELAN DİYE YOK SAĞOL DEDİM ONDAN SONRA ŞEYMA KIZLA KONUŞMUŞ İŞTE YARIN OLDU OKULA GELDİM KIZ GELDİ YANIMA DÜN İÇİN ÖZÜR DİLERİM KAFAM ÇOK KARIŞIKTI FELAN DEDİ EĞER TEKLİFİN HALA GEÇERLİYSE SANA SARILABİLİRMİYİM DEDİ BENDE ERKEKLİK GURURU ÖNCE HAYIR DİYESİM GELDİ AMA SONRA BU FIRSAT KAÇMAZ SİDAR DİYE EVET DEDİM SARILDIK SEVGİLİ OLDUK BEYLER O GÜN ÇOK GÜZELDİ HEP ELE ELE TUTUŞTUK GEZDİK FELAN SINIFADA AÇIKLADIK BAYA YAKIŞIYODUK DA KIZLA ESMER BEYAZ TENLİ BOMBA GİBİYDİ SONRA GİTTİM OROSPU ŞEYMAYA SORDUM NAPTINDA KIZ KABUL ETTİ FELAN DİYE ŞEYMA ANLATMAYA BAŞLADI FELAN O AN DEDİMKİ BUNU DAHA GÜZEL KIZLARA ANLATSAYDIN KEŞKE FELAN DEDİM BUDA ELİFE SÖYLERİM PEZEVENK FELAN DİYE TEHDİT ETDİ AMA SÖYLEMEDİ OROSPU İŞTE SİZİN SINIFDADA VARDIR BÖYLELERİ ONDAN SONRA BEYLER ELİF GELDİ SARILDIK ÖPEBİLİRMİYİM DEDİ İLK GÜNDENMİ OLMAZ DEDİ BENDE ISRAR ETTİM YANAĞINDA Bİ BUSE KONDURDUM O ARA BENİM ÇAVUŞTA BUNUN BACAĞINI ÖPTÜ AMK QWe:wq NEYSE İŞTE AKŞAM OLDU BUNUN NUMARASINI HAYATIM DİYE KAYDETTİM SS ÇEKİP BUNA YOLLADIM ERİDİ BİTTİ KIZ ODA BENİMKİNİ ERKEĞİM YAPMIŞ İKİ ÜÇ TANEDE FOTO YOLLADI AŞIK OLDUĞUMU O AN ANLADIM KIZA ARTIK AKLIMDA ONU SİKMEYE DAİR Bİ HİS YOKTU AMA BENİM ÇAVUŞ HALA O BACAĞA DEĞMENİN ETKİSİYLE KALKIKTI BEYLER ELİFLE 1 AY GEÇTİ 2 AY GEÇTİ 3 AY GEÇTİ DERKEN 4. AYIMIZIDA DOLDURDUK BUNUNLA HER GÜNÜM MUTLUYDU TAAKİ ELİF 7. SINIFLARDAN AHMET DİYE Bİ OROSPU COCUĞUYLA KONUŞANA KADAR O GÜN ÇOK SİNİRLENMİŞTİM ELİFEDE İLK KEZ TARTIŞMIŞTIM ONA BAYA KÖTÜ LAFLAR SARFETMİŞTİM HİÇ DE BİLİNCİNDE DEĞİLDİM O GECE AYRILDIK BEYLER 4 AYIM O GÜN BİTTİ FAKAT BENİM SEVGİM BİTMEDİ AHMET DENEN 1.50 BOYUNDAKİ OROSPU COCUGUNADA NEFRETİM BAŞLADI O GÜNDEN SONRA ELİFE ASLA MESAJ ATMAIM BEYLER HER GÜNÜM SİGARAYLA VE AĞLAMAKLA GEÇTİ HEP AHMET KAYA MELANKO DİNLEDİM KENDİMİ HARAP ETTİM AMA ASLA SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM BEYLER 1 AY DAHA BÖYLE SİKİMSONİK GEÇTİ DERKEN BUNUNLA 5. AY OLDU AMA AYRIYDIK FAKAT HALA SEVİYORDUM 2-3 DAL ÇİÇEK ALIP MASASINA BIRAKTIM NOTDA YAZDIM 5. AYIMIZ KUTLU OLSUN DİYE KIZ SINIFA GİRDİ BEN ARKADA UYUYORUM ÇİÇEĞİ ÇÖPE ATMIŞ NOTUDA AHMETE GÖTÜRMÜŞ AHMET GELDİ UYKUDAN UYANDIRDI NOLUYOR AMINA KOYİM DEMEDEN BUNE LAN İT DEDİ BANA 150 BOYUYLA K KISA OROSPU COCUGU UYKULUYUM ÖNÜME BAKIYOM GÖREMİYOM RÜYA DEDİM HERALDE AŞŞAĞIDAN TUTTU BENİ BAKSANA LAN PİÇ DİYE BAĞIRIYO BÜTÜN SINIF BİZİ İZLİYO İŞTE DEDİM SEN KİMSİN YARRAĞIM DİYE ELİFİN SEVGİLİSİYİM DEDİ O AN BİR KERE DAHA PARÇALANDIM BEYLER O GÜN AŞKIN ACI YANINIDA TATTIM AMA AHMETİN ANASINI SİKTİM AHMETİ DÖVDÜKTEN SONRA MÜDÜRÜN ODASINA GİTTİK BEYLER BUNUN BURNU KANAMIŞ SAÇ BAŞ DAĞILMIŞ Bİ ŞEKİLDE DUYGU SÖMRÜSÜYLE MÜDÜRE ANLATIYOR SONRA MÜDÜR BANA SÖZ HAKKI VERDİ BÖYLE BÖYLE ANLATTIM SONRA AHMET ÇIK DIŞARI DEDİ BENDE İÇİMDEN AHMETE SÖVÜYORUM MÜDÜR DEDİKİ EVLADIM SENİ TANIRIM İYİ ÇOCUKSUN AMA BUNE LAN DEDİ YAPIŞTIRDI TOKADI CANIM ÇOK YANDI O MÜDÜRÜNDE ADI MUSTAFAYDI ONUNDA AMIAN KOYAYIM AFKJAKFJ SONRA İŞTE YANAĞIM KIPKIRMIZI GÖZLERİM KIRMIZI Bİ ŞEKİLDE SINIFA GİRDİM ELİFE SİNİRLİ BAKIŞLAR ATIYORUM BİZİM ÇOCUKLAR GELDİ YANIMA SORUN ETME SİDAR BİDAHA SİKERİZ FELAN DİYE O AN MUTLU OLDDUM AMA HALA ELİFİN AHMETLE ÇIKMASI İMKANSIZDI BUNU BANA YAPAMAZDI 4 AY BİZ ONLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞTIK SONRA İŞTE BEYLER AKŞAM OLDU BEN EVE GİTTİM AĞLIYORUM GENE AHMET KAYA FELAN HEP YARIN OLDU OKULA GİDERKEN AHMET VE YANINDA 3 TANE BEBE İRİ YARI BÖYLE KORKTUM BAŞTA SONRADA İŞTE DEDİKİ SENMİYDİN LAN BURNUMU KANATAN DİYE DEDİM NEVRİM DÖNDÜ OROSPU COCUGU DİYE ATLADIM ÇOCUĞUN ÜSTÜNE AMA O 3 KİŞİ BELAMI SİKTİ OKULA YARRAK GİBİ GİTTİM TUVALETTE ÜSTÜMÜ FELAN TEMİZLEDİM SINIFA GİRDİM ELİF YOKTU SINIFDA SORDUM HOCAYA FELAN YAN SINIFA GEÇTİ DEDİLER O AN GENE BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM VE ARKAYA GİDİP BÖYLE HAYATIN KADERİN DİYE SÖVMEYE BAŞLADIM ZİL ÇALDI YAN SINIFA GİTTİM ELİF KIZLARLA OTURUYO YANINA GİTMEYE ÇALIŞIRKEN AHMET KOŞTU BENİ İTTİ SINIFA GİRDİ OROSPU COCUGU KÜÇÜCÜK BİŞEY TUTAMIYONDA ZATEN DEVAM EDİYORUM BEYLER ----------- BU AHMET ELİFLE ÇOK SAMİMİ OLMAYA BAŞLADI BENİMDE ŞARTELLER ATMAYA BAŞLADI Bİ YOLUNU BULUP AYIRMAK İÇİN UĞRAŞICAM DERKEN GÜN GELDİ ÇATTI BUNLAR AYRILDI SEBEPLERİDE AHMET ÇOK SOĞUKMUŞ ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE ŞEYMAYA DEDİM BİDAHA ARAMIZI YAP DİYE ODA BENİ SİKER ŞAKA LAN ŞAKA NEYSE İŞTE ŞEYMA OLUR KANKA DEDİ BİZİM ARAMIZI 2 HAFTA YAPMAYA ÇALIŞTI AMA ELİF KABUL ETMEDİ VE NASUH DİYE BAŞKA BİR GAVATLA ÇIKMAYA BAŞLADI BU VELETDDE 150 İDİ BENİ SE 170 AMK KÜÇÜKLERDEN Mİ HOŞLANIYO DİYE DÜŞÜNMEYE BAŞLAMADIMDA DEĞİL NEYSE İŞTE BEYLER BUNLAR ÇIKMAYA BAŞLADI ONDAN SONRA BENDE BAŞKA KIZLAR ARAMAYA BAŞLADIM AMA HALA ELİF KALBİMDE VE AKLIMDAYDI YAPAMADIM O NASUHLA KONUŞURKEN BEN EVDE AĞLAYARAK 31 ÇEKİYODUM ÇOK ÜZÜLÜYODUM AMA YIKILMAMIŞTIM BU ELİF YENİDEN BENİM OLACAK DİYORUM GÜN GELDİ ÇATTI İLK DÖNEM BİTTİ 15 TATİLİN 2. GÜNÜ SINIFÇA TOPLANALIM DİYE ŞEYMA ETKİNLİK AYARLADI HERKEZ GELİCEM DEDİ ELİF GELEMEME NASUHLA BULUŞCAM DEDİ BEN GENE ÇOK ÜZÜLDÜM AMK SONRA YOĞUN ISRARLARLA GELDİ OTURDUK Bİ PARKTA 18 KİŞİYİZ AQ NASI SIĞDYISAK BİZİMKİLER SÜRPRİZ YAPMIŞ ELİF SİDARI AFFET DİYE BAĞIRIYO HEPSİ DEDİM SUSUN AMINA KOYİM BENİM ONU AFFETMEM LAZIM DER DEMEZ TOKADI YEDİM VE KIZ GİTTİ GALİBA NASUHA SİKTİRMEYE GİTTİ AQ O GÜNDEN SONRA ASLA YÜZÜNE BAKAMADIM BEYLER BAKAMAZDIMDA O TOKATTAN SONRA ELİ ÇOK AĞIRDI ACISINI HİSSETTİM GENEDE NEYSE İŞTE 1,5 AY GEÇTİ BEN HALA SEVİYORUM NASI Bİ MALLIKSA BU SEFER SON KEZ DENİYİCEM DEDİM VE BU SEFER 2 DEMET GÜL ALDIM AMK NOT YAZDIM ÇİKOLATA DOLDURDUM Bİ KUTUYA HEPSİNİ DOLABINA KOYDUM ALTINADA SENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ YAZDIM ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE UYUYORUM HERZAMANKİ GİBİ BU DOLABINA GİTTİ BAKTI KAHKAHA SESLERİ FELAN GELİYOR UYNADIM ELİF ÇOK MUTLU FELAN SONRA ŞEYMA BANA BAKTI GÜLDÜ ELİFE SORDULAR KİM DİYE BENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ DİYE YAZMIŞL DEDİ O AN GÜLDÜM BANA SARILACAK SANDIM ACABA KİM DİYE YARIM SAAT DEDİKODU YAPTILAR SONUNDA ŞEYMA BAĞIRDI SİDAR LAN AMINA KODUMUN KIZI SİDAR DİYE ELİF Bİ UTANDI SONRA ÖZÜR DİLERİM DİYE SARILDI ÖPTÜ BENİM ÇAVUŞ GENE BACAĞINA SÜRTTÜ AKŞAM EVE GİTTİM WP DEN GENE ESKİ GÜNLERE DÖNDÜK ÇOK MUTLUYDUM AMA Bİ KIRGINLIK VARDI İÇİMDE BEYLER HİSSEDİYORDUM TAA Kİ 1 AY GEÇİNCE OKUL ÇIKIŞI ELİFİN ÇIKTIĞI VARMIŞ BEYLER DİYE KONUŞUYO YAN SINIF NASUH DEDİLER YIKILDIM LAN O AN İKİMİZİDE AYNI ANDA YÜRÜTMÜŞTÜ OROSPU EVE AĞLAYARAK GİTTİM AMK DUVARLARA YUMRUKLAR ATTIM KENDİMİ HARAP ETTİM VE AĞLIYARAK 31 ÇEKTİM .. AMA BU SEFER KENDİMİ TOPARLIYADAM NE DERSLERDE İYİYİDİM NEDE HAYATTA PARAMPARÇA OLMUŞTUM EYSE İŞTE BEYLER BEN İNTİKAM ALICAKTIM O ANDAN İTİBAREN BENDEKİ AŞK YERİNİ KİNE DEVRETMİŞTİ ELİFİ ELDE ETİP ONU ASLA MUTLU ETMİYİCEKTİM HAYATINI SİKİCEKTİM ONDAN SONRA BEYLER 2 SINIF TOPLANIP PİKNİĞE GİTTİK ANKARADA MOGAN GÖLÜNE BİLENLER VARIDIR ORAYI İŞTE MANGAL YAPIYORUZ ONDAN SONRA ŞEYMA OROSPUSU AZDI HERALDE SU SAVAŞI YAPALIM DEDİ Bİ ANDA HERKEZ ORTALIĞIN AMINA KOYDU BENDE BIRAKTIM MANGALI SU SAVAŞI İÇİN SU DOLDURMAYA GİTTİM ELİFLE NASUH YİYİŞİYORDU ORDA AMK KOVA VAR ELİMDE KAFALARINA FIRLATTIM SİNİRDEN SONRA İŞTE SU SAVAŞI DEVAM EDİYO BENDE OTURUYORUM MİLLETİN BİRİBİRİNİ ISLATMALARINI İZLİYORUM KIZLARIN MEMELERİNE BAKIYORUM BELLİ HERYER SU OLUNCA ONDAN SONRA BEYLER KIZLAR ÜSTLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE GİTTİ ELİFLE NASUH HALA YİYİŞİYO AMK Bİ BİTİREMEDİLER BENDE KOVAYI ALMAYA GİTTİM YETER LAN OROSPU COCUGU DEDİM İÇİMDEN KOVAYA SU DOLDURUP GİTTİM ELİFİN BÜTÜN EŞYALARINI ISLATTIM IP ISLAK EVİNE GİTTİ KIZ HASTA OLMUŞ SONRA BEYLER NASUHLA AYRILMIŞLAR FIRSAT BU FIRSAT DEDİM TÜM GÜCÜMLE YAVŞADIM ELİFE ÇIKMAYA YENİDEN BAŞLADIK O ÇOK MUTLUYDU BEN İSE SADECE SİKMEYE ODAKLANMIŞTIM MEME İSTİYODUM AM İSTİYODUM ATMIYODU DEKOLTELİ FOTOLAR ATTI BU SEFER GÜLEREK 31 ÇEKTİM ONDAN SONRA BUNU EVİNE BIRAKMAYA GİTTİM YÜRÜYORUZ BUNU ÇEKTİM KÖŞEYE BOYNUNU ÖPMEYE BAŞLADIM ONDAN SONRA DUDAĞINI ÖPMEYE BAŞLADIM BENİM ÇAVUŞDA AŞŞAĞIDAN BACAĞINNI ÖPÜYODU ELİF DUR DİYODU AMA DURAMIYORDUM ÇÜNKÜ AZMIŞTIM AMK KIZI NASI DURAYIM ONDAN SONRA BEYLER 10 DAKKA BÖYLE YİYİŞTİK SONRA EVİNE BIRAKTIM SONRA EVİME GİTTİM AKŞAM WPDEN YAZDIM GÜZELMİYDİ FELAN DİYE BAŞLARDA KÖTÜ HİSSETTİM AMA ÇOK GÜZELDİ DEDİ O AN DEDİMKİ AHA SİDAR BU KIZI SİKMEN İÇİN SON ŞANSIN YAP BUNU SİK BUNU BAŞARACAKSIN DİYE KENDİ KENDİME SÖYLENDİM GECEDE UYURKEN O ANI DÜŞÜNÜP 31 ÇEKTİM ... SEKS SİKİŞ POMPA YARRAK AMA GİRME SAHNESİ ------------------------ BEYLER ŞEYMA BEN ELİF BULUŞTUK ŞEYMA EVİNE DAVET ETTİ GİTTİK AMA ŞEYMA EVİNE ALMADI BENDE ELİFLE 2 DAKKALIĞINA ÖPÜŞTÜM FAKAT BANA YETMEMİŞTİ DEDİMKİ ELİFE ASANSÖRE KADAR GELİRMİSİN GELDİ O AN ONUN BOYNUNDA BAŞLADIM ÖPMEYE DUDAĞINA KADAR ÇILDIRMIŞ Bİ ŞEKİLDE ÖPÜYORUM ELLERİM GÖTÜNÜ MINCIKLIYOR ASANSÖRLE 14-15 KEZ İN ÇIK YAPTIK BUNUN İÇİN İKİMİZDE AZDIK BU BOYNUMU EMİYOR BENDE ZEVKTEN ÇILDIRIYORUM ŞEYMAYA DEDİMKİ ELİFLE 5 DAKKA İZİN VERİRMİSİN DİYE GİRDİM EVİNE SOKTUM ELİFİ ŞEYMANIN ODASINA KİTLEDİM KAPIYI YATIRDIM YATAĞA ÖPMEYE BAŞLADIK SOYDUM BUNU BAŞTA ZORLASADA BENİ KIZI HÜKMETMEYİ BAŞARDIM GÖBEĞİNİ YALADIM ÖPTÜM SONRA YUKARIYA DOĞRU ÖPEREK ÇIKTIM DUDAĞINI ISIRDIM EMDİM ONDAN SONRA PANTALONUNU ÇIKARDIM ODA BENİM PANTALONUMU ÇIKARDIM BOXERIN İÇİNDE YARRAĞIM ZOR DURUYOR PATLIYACAK BOXER SONRA BUNUN ÜSTÜNE ÇIKTIM HAZIRMISIN DEDİM EVVET DEDİ VE YALAMAYA BAŞLADIM GÖBEĞİNİ ONDAN SONRA AŞŞAĞIYA İNDİM ORAYIDA YALADIM AZMIŞTI BELLİ TUZLU Bİ TAT VARDI AMINDA YALADIM YALADIM DOYAMADIM SONRA YETERR GELİYORUM DEDİ BEKLE AZCIK DEDİM AĞZINA VERDİM BUNUN SANKİ 40 YILLIK SAKSOCU GİBİ SAKSO ÇEKİYO DİŞLERİNİ DEĞDİRMİYOR BEYLER İNANAMAZSINIZ HARİKA BİŞEYDİ ONDAN SONRA ASIL KISMA GELDİK İLK KEZ İÇİNE GİRİCEKTİM BAŞKA SADECE KAFASI GİRSEDE İYİCE SOKTUM KAN GELDİ BAKTI KORKTU SONRA DEDİMKİ BİTİNCE TEMİZLERİZ DİYE DUDAĞINA YAPIŞTIM ÖPTÜM GÜLDÜ ONDAN SONRA GİTGELLERLE 5-10 DAKKA SİKTİM VE BOŞALACAĞIMI HİSSETİM GELİYORUM DEDİM NEREYE YAPAYIM DEDİM ODA OFF Bİ YERE YAP İŞTE YA DEDİ İÇİNE SOKTUM BEYLER SİKİYORUM SONRA TAM BOŞALICAKKEN ÇIKARDIM GÖBEĞİNE ATTIRDIM VE PANTALONUMU GİYİP EVE GİTTİM AKŞAMDA MESAJ ATTIM NASIL SİKTİM AMA OROSPU O 11 AYIN BÖYLE ACISINI ÇIKARDIM DEDİM VE KIZ AĞLIYARAK ARADI ALLAH BELANI VERSİN DİYE BENDE DEDİMKİ İYİ SAKSO ÇEKİYORSUN ALLAH SENİ BİDAHA BANA VERSİN DEDİM VE KAPATTI O GÜNDNE SONRA ASLA KONUŞMADIK BEYLER VE ŞU AN BOŞALDIM AMKBeyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum gene herzamanki gibi girdim sınıfa geçtim arkaya oturuyorum bizimkilerle taşşak muhabbeti yapıyoruz işte sonra bu kız geldi ben tanımıyorum tabi oturdu ön sıralara erkekler bakıyor buna of kanka şuna bak felan diye benimde ilgimi çekti kız şimdi Allah var tombul göt tombul memeSonra hoca girdi sınıfa tanışma faslı felan herkez tanıtıyor gene sonra sıra buna geldi adım elif 15 yaşındayım ankaralıyım şu şu okuldan geliyorum diye başladı tanıtmaya kendini porno izler gibi kızı izliyorum ve dinliyorum sonra işte beyler zil çaldı bizim erkekler dışarı çıktı futbol oynuyak felan diye çağırdılar ben gitmedim kızla sınıfa tekiz oturuyoruz böyle gittim yanına selam dedim oda selam dedi adım sidar tanışalımmı felan dedim sınıfa başkalık çekmesin diye tanıştık işte konuşuyoruz felan zil çaldı derse girdik bu sefer kız önüme oturdu ben de ergenlik tabi sikim kalktı amk bunun ayaklarıyla oynuyorum saçını felan çekiyorum küçüğüz o aralar tabi bunlar anca aq Ondan sonra beyler numarasını istedim kız vermedi bende ümidi kestim kız beni sevmedi beğenmedi uğraşmıyım felan diye sonra işte bizim sınıfın arabulcusu orospu şeyma var herkesin numarasını aldı sınıfın wp grubunu kuralım diye konuştu işte verdi herkez elifde dahil beyler o aradaki olayları geçiyorum bi sik olmadı erkeklerle maç yaptık derste kızı izledim felan işte akşam oldu okul bitti eve gittik ben telefon elimde bekliyorum şu grup açılsada kızın numarasını alıp özelden yazsam diye saatler geçmiyodu amk sonra işte 8 gibi şeyma açtı wp grubunu aldım kızın numarasını bi heyecan yazdım özelden selam ben sidar diye kızda numaramı nerden aldın ben sana vermedimki dedi wp grubundan aldım dedim oda off felan yaptı ondan sonra mesaj atmadımYARIN OLDU BEYLER İŞTE OKULA GİDİYORUZ YAŞ 13 TABİ QWe:wqe:q NEYSE GİTTİK OKULA DERSLER BOŞ İLK HAFTA DİYE BİZ ARKAYA GEÇTİK KARI KIZ SEKS MUHABBETİ YAPIYORUZ İŞTE KIS KIS GÜLÜYORUZ FELAN HERKESİN ÇAVUŞ UÇUŞA GEÇTİ İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ O AN HOCA DEDİKİ SİDAR KALK TAHTAYA OYUN OYNUYACAZ BİZİM BEBELER GÜLDÜ İŞTE BENDE ÇAVUŞU SOLA YATIRMAYA ÇALIŞIYORUM KALKTIK İŞTE TAHTAYA SESSİZ SİNEMA OYNUYORUZ HOCA KULAĞIMA AŞK LI Bİ FİLM SÖYLEDİ BEN DE TAMAM HOCAM DEDİM TABİ ERGENİZ HAVA YAPACAZ DİYE İLK KELİME Yİ İŞARET ETTİM KIZI GÖSTERDİM BİZİM NURİ VAR ARKADAN BAĞIRDI CONİİİİİİİ DİYE O AN YERİN DİBİNE GÖÇTÜM KIZLADA OLAYA GEÇEMEDEN ZATEN SOĞUKTU ŞİMDİ DAHADA SOĞUK OLACAK DİYE İÇİM İÇİMİ YEDİ YARRAĞI YEDİK DERKEN OROSPU ŞEYMA AŞK DEDİ HEYCANLANDIM O AN SONRA DOĞRU DEDİM KIZDA FİLMİ BİLDİ GEÇTİM YERİME OTURDUM KIZ GÜLDÜ BANA BENİM GENE SİKİM KALKTI AMK Qw:eq:eQ EYSE BEYLER İŞTE BUNLA 1 AY KANKA MUHABBETİ FELAN YAPTIK OKULDA KIZLARDAN ÇOK BENLE TAKILMAYA BAŞLADI KIZ BENDE SEVMEYE BAŞLADIM AMA HALA ÇAVUŞ KALKIYODU GENEDE İŞTE BEYLER 1-2 AY GEÇTİ DERKEN BEN BUNA AÇILMAYA KARAR VERDİM AMA ÖYLE WHATSAPPDAN DEĞİL ÇİÇEK LE FELAN ROMANTİK OLSUN HEMDE HAYIR DİYEMESİN DİYE GİTTİM 3-4 TANE GÜL ALDIM GÜNLÜK HARÇLIĞIMDAN AMK ÇANTAYA ÖZENLE KOYDUM KIRILMASIN DİYE ÖĞLE TENEFÜSÜ OLDU HERKES YEMEĞE GİTTİ BUDA GİDİYODU Bİ BEKLERMİSİN BİŞEY DİYİCEM DE DEDİM ARKAYA GİTTİM ÇIKARDIM GÜLLERİ GİTTİM ÖNÜNE ELİF SANA İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DUYGULAR HİSSEDİYORUM ARTIK BENİ KANKAN DEĞİLDE SEVGİLİN OLARAK GÖRÜRMÜSÜN DEDİ KIZIN GÖZLERİ PARLADI AMA SİDAR BEN SENİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM DEDİ O AN YIKILDIM BEYLER KABUL ETMEMESİ DEĞİL GÜLE VERDİĞİM PARA KOYDU AKŞAM GİTTİM EVE AHMET KAYA DİNLEDİM ACIKLI ŞARKILAR FELAN DERKEN BAYA DEPRESYONA GİRDİM SONRA BİZİM OROSPU ŞEYMADAN YARDIM İSTEDİM OLAYI ANLATTIM ŞEYMA DEDİKİ BUNLARI BANA YAPSAN SANA VERMİŞTİM FELAN DİYE YOK SAĞOL DEDİM ONDAN SONRA ŞEYMA KIZLA KONUŞMUŞ İŞTE YARIN OLDU OKULA GELDİM KIZ GELDİ YANIMA DÜN İÇİN ÖZÜR DİLERİM KAFAM ÇOK KARIŞIKTI FELAN DEDİ EĞER TEKLİFİN HALA GEÇERLİYSE SANA SARILABİLİRMİYİM DEDİ BENDE ERKEKLİK GURURU ÖNCE HAYIR DİYESİM GELDİ AMA SONRA BU FIRSAT KAÇMAZ SİDAR DİYE EVET DEDİM SARILDIK SEVGİLİ OLDUK BEYLER O GÜN ÇOK GÜZELDİ HEP ELE ELE TUTUŞTUK GEZDİK FELAN SINIFADA AÇIKLADIK BAYA YAKIŞIYODUK DA KIZLA ESMER BEYAZ TENLİ BOMBA GİBİYDİ SONRA GİTTİM OROSPU ŞEYMAYA SORDUM NAPTINDA KIZ KABUL ETTİ FELAN DİYE ŞEYMA ANLATMAYA BAŞLADI FELAN O AN DEDİMKİ BUNU DAHA GÜZEL KIZLARA ANLATSAYDIN KEŞKE FELAN DEDİM BUDA ELİFE SÖYLERİM PEZEVENK FELAN DİYE TEHDİT ETDİ AMA SÖYLEMEDİ OROSPU İŞTE SİZİN SINIFDADA VARDIR BÖYLELERİ ONDAN SONRA BEYLER ELİF GELDİ SARILDIK ÖPEBİLİRMİYİM DEDİ İLK GÜNDENMİ OLMAZ DEDİ BENDE ISRAR ETTİM YANAĞINDA Bİ BUSE KONDURDUM O ARA BENİM ÇAVUŞTA BUNUN BACAĞINI ÖPTÜ AMK QWe:wq NEYSE İŞTE AKŞAM OLDU BUNUN NUMARASINI HAYATIM DİYE KAYDETTİM SS ÇEKİP BUNA YOLLADIM ERİDİ BİTTİ KIZ ODA BENİMKİNİ ERKEĞİM YAPMIŞ İKİ ÜÇ TANEDE FOTO YOLLADI AŞIK OLDUĞUMU O AN ANLADIM KIZA ARTIK AKLIMDA ONU SİKMEYE DAİR Bİ HİS YOKTU AMA BENİM ÇAVUŞ HALA O BACAĞA DEĞMENİN ETKİSİYLE KALKIKTI BEYLER ELİFLE 1 AY GEÇTİ 2 AY GEÇTİ 3 AY GEÇTİ DERKEN 4. AYIMIZIDA DOLDURDUK BUNUNLA HER GÜNÜM MUTLUYDU TAAKİ ELİF 7. SINIFLARDAN AHMET DİYE Bİ OROSPU COCUĞUYLA KONUŞANA KADAR O GÜN ÇOK SİNİRLENMİŞTİM ELİFEDE İLK KEZ TARTIŞMIŞTIM ONA BAYA KÖTÜ LAFLAR SARFETMİŞTİM HİÇ DE BİLİNCİNDE DEĞİLDİM O GECE AYRILDIK BEYLER 4 AYIM O GÜN BİTTİ FAKAT BENİM SEVGİM BİTMEDİ AHMET DENEN 1.50 BOYUNDAKİ OROSPU COCUGUNADA NEFRETİM BAŞLADI O GÜNDEN SONRA ELİFE ASLA MESAJ ATMAIM BEYLER HER GÜNÜM SİGARAYLA VE AĞLAMAKLA GEÇTİ HEP AHMET KAYA MELANKO DİNLEDİM KENDİMİ HARAP ETTİM AMA ASLA SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM BEYLER 1 AY DAHA BÖYLE SİKİMSONİK GEÇTİ DERKEN BUNUNLA 5. AY OLDU AMA AYRIYDIK FAKAT HALA SEVİYORDUM 2-3 DAL ÇİÇEK ALIP MASASINA BIRAKTIM NOTDA YAZDIM 5. AYIMIZ KUTLU OLSUN DİYE KIZ SINIFA GİRDİ BEN ARKADA UYUYORUM ÇİÇEĞİ ÇÖPE ATMIŞ NOTUDA AHMETE GÖTÜRMÜŞ AHMET GELDİ UYKUDAN UYANDIRDI NOLUYOR AMINA KOYİM DEMEDEN BUNE LAN İT DEDİ BANA 150 BOYUYLA K KISA OROSPU COCUGU UYKULUYUM ÖNÜME BAKIYOM GÖREMİYOM RÜYA DEDİM HERALDE AŞŞAĞIDAN TUTTU BENİ BAKSANA LAN PİÇ DİYE BAĞIRIYO BÜTÜN SINIF BİZİ İZLİYO İŞTE DEDİM SEN KİMSİN YARRAĞIM DİYE ELİFİN SEVGİLİSİYİM DEDİ O AN BİR KERE DAHA PARÇALANDIM BEYLER O GÜN AŞKIN ACI YANINIDA TATTIM AMA AHMETİN ANASINI SİKTİM AHMETİ DÖVDÜKTEN SONRA MÜDÜRÜN ODASINA GİTTİK BEYLER BUNUN BURNU KANAMIŞ SAÇ BAŞ DAĞILMIŞ Bİ ŞEKİLDE DUYGU SÖMRÜSÜYLE MÜDÜRE ANLATIYOR SONRA MÜDÜR BANA SÖZ HAKKI VERDİ BÖYLE BÖYLE ANLATTIM SONRA AHMET ÇIK DIŞARI DEDİ BENDE İÇİMDEN AHMETE SÖVÜYORUM MÜDÜR DEDİKİ EVLADIM SENİ TANIRIM İYİ ÇOCUKSUN AMA BUNE LAN DEDİ YAPIŞTIRDI TOKADI CANIM ÇOK YANDI O MÜDÜRÜNDE ADI MUSTAFAYDI ONUNDA AMIAN KOYAYIM AFKJAKFJ SONRA İŞTE YANAĞIM KIPKIRMIZI GÖZLERİM KIRMIZI Bİ ŞEKİLDE SINIFA GİRDİM ELİFE SİNİRLİ BAKIŞLAR ATIYORUM BİZİM ÇOCUKLAR GELDİ YANIMA SORUN ETME SİDAR BİDAHA SİKERİZ FELAN DİYE O AN MUTLU OLDDUM AMA HALA ELİFİN AHMETLE ÇIKMASI İMKANSIZDI BUNU BANA YAPAMAZDI 4 AY BİZ ONLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞTIK SONRA İŞTE BEYLER AKŞAM OLDU BEN EVE GİTTİM AĞLIYORUM GENE AHMET KAYA FELAN HEP YARIN OLDU OKULA GİDERKEN AHMET VE YANINDA 3 TANE BEBE İRİ YARI BÖYLE KORKTUM BAŞTA SONRADA İŞTE DEDİKİ SENMİYDİN LAN BURNUMU KANATAN DİYE DEDİM NEVRİM DÖNDÜ OROSPU COCUGU DİYE ATLADIM ÇOCUĞUN ÜSTÜNE AMA O 3 KİŞİ BELAMI SİKTİ OKULA YARRAK GİBİ GİTTİM TUVALETTE ÜSTÜMÜ FELAN TEMİZLEDİM SINIFA GİRDİM ELİF YOKTU SINIFDA SORDUM HOCAYA FELAN YAN SINIFA GEÇTİ DEDİLER O AN GENE BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM VE ARKAYA GİDİP BÖYLE HAYATIN KADERİN DİYE SÖVMEYE BAŞLADIM ZİL ÇALDI YAN SINIFA GİTTİM ELİF KIZLARLA OTURUYO YANINA GİTMEYE ÇALIŞIRKEN AHMET KOŞTU BENİ İTTİ SINIFA GİRDİ OROSPU COCUGU KÜÇÜCÜK BİŞEY TUTAMIYONDA ZATEN DEVAM EDİYORUM BEYLER ----------- BU AHMET ELİFLE ÇOK SAMİMİ OLMAYA BAŞLADI BENİMDE ŞARTELLER ATMAYA BAŞLADI Bİ YOLUNU BULUP AYIRMAK İÇİN UĞRAŞICAM DERKEN GÜN GELDİ ÇATTI BUNLAR AYRILDI SEBEPLERİDE AHMET ÇOK SOĞUKMUŞ ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE ŞEYMAYA DEDİM BİDAHA ARAMIZI YAP DİYE ODA BENİ SİKER ŞAKA LAN ŞAKA NEYSE İŞTE ŞEYMA OLUR KANKA DEDİ BİZİM ARAMIZI 2 HAFTA YAPMAYA ÇALIŞTI AMA ELİF KABUL ETMEDİ VE NASUH DİYE BAŞKA BİR GAVATLA ÇIKMAYA BAŞLADI BU VELETDDE 150 İDİ BENİ SE 170 AMK KÜÇÜKLERDEN Mİ HOŞLANIYO DİYE DÜŞÜNMEYE BAŞLAMADIMDA DEĞİL NEYSE İŞTE BEYLER BUNLAR ÇIKMAYA BAŞLADI ONDAN SONRA BENDE BAŞKA KIZLAR ARAMAYA BAŞLADIM AMA HALA ELİF KALBİMDE VE AKLIMDAYDI YAPAMADIM O NASUHLA KONUŞURKEN BEN EVDE AĞLAYARAK 31 ÇEKİYODUM ÇOK ÜZÜLÜYODUM AMA YIKILMAMIŞTIM BU ELİF YENİDEN BENİM OLACAK DİYORUM GÜN GELDİ ÇATTI İLK DÖNEM BİTTİ 15 TATİLİN 2. GÜNÜ SINIFÇA TOPLANALIM DİYE ŞEYMA ETKİNLİK AYARLADI HERKEZ GELİCEM DEDİ ELİF GELEMEME NASUHLA BULUŞCAM DEDİ BEN GENE ÇOK ÜZÜLDÜM AMK SONRA YOĞUN ISRARLARLA GELDİ OTURDUK Bİ PARKTA 18 KİŞİYİZ AQ NASI SIĞDYISAK BİZİMKİLER SÜRPRİZ YAPMIŞ ELİF SİDARI AFFET DİYE BAĞIRIYO HEPSİ DEDİM SUSUN AMINA KOYİM BENİM ONU AFFETMEM LAZIM DER DEMEZ TOKADI YEDİM VE KIZ GİTTİ GALİBA NASUHA SİKTİRMEYE GİTTİ AQ O GÜNDEN SONRA ASLA YÜZÜNE BAKAMADIM BEYLER BAKAMAZDIMDA O TOKATTAN SONRA ELİ ÇOK AĞIRDI ACISINI HİSSETTİM GENEDE NEYSE İŞTE 1,5 AY GEÇTİ BEN HALA SEVİYORUM NASI Bİ MALLIKSA BU SEFER SON KEZ DENİYİCEM DEDİM VE BU SEFER 2 DEMET GÜL ALDIM AMK NOT YAZDIM ÇİKOLATA DOLDURDUM Bİ KUTUYA HEPSİNİ DOLABINA KOYDUM ALTINADA SENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ YAZDIM ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE UYUYORUM HERZAMANKİ GİBİ BU DOLABINA GİTTİ BAKTI KAHKAHA SESLERİ FELAN GELİYOR UYNADIM ELİF ÇOK MUTLU FELAN SONRA ŞEYMA BANA BAKTI GÜLDÜ ELİFE SORDULAR KİM DİYE BENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ DİYE YAZMIŞL DEDİ O AN GÜLDÜM BANA SARILACAK SANDIM ACABA KİM DİYE YARIM SAAT DEDİKODU YAPTILAR SONUNDA ŞEYMA BAĞIRDI SİDAR LAN AMINA KODUMUN KIZI SİDAR DİYE ELİF Bİ UTANDI SONRA ÖZÜR DİLERİM DİYE SARILDI ÖPTÜ BENİM ÇAVUŞ GENE BACAĞINA SÜRTTÜ AKŞAM EVE GİTTİM WP DEN GENE ESKİ GÜNLERE DÖNDÜK ÇOK MUTLUYDUM AMA Bİ KIRGINLIK VARDI İÇİMDE BEYLER HİSSEDİYORDUM TAA Kİ 1 AY GEÇİNCE OKUL ÇIKIŞI ELİFİN ÇIKTIĞI VARMIŞ BEYLER DİYE KONUŞUYO YAN SINIF NASUH DEDİLER YIKILDIM LAN O AN İKİMİZİDE AYNI ANDA YÜRÜTMÜŞTÜ OROSPU EVE AĞLAYARAK GİTTİM AMK DUVARLARA YUMRUKLAR ATTIM KENDİMİ HARAP ETTİM VE AĞLIYARAK 31 ÇEKTİM .. AMA BU SEFER KENDİMİ TOPARLIYADAM NE DERSLERDE İYİYİDİM NEDE HAYATTA PARAMPARÇA OLMUŞTUM EYSE İŞTE BEYLER BEN İNTİKAM ALICAKTIM O ANDAN İTİBAREN BENDEKİ AŞK YERİNİ KİNE DEVRETMİŞTİ ELİFİ ELDE ETİP ONU ASLA MUTLU ETMİYİCEKTİM HAYATINI SİKİCEKTİM ONDAN SONRA BEYLER 2 SINIF TOPLANIP PİKNİĞE GİTTİK ANKARADA MOGAN GÖLÜNE BİLENLER VARIDIR ORAYI İŞTE MANGAL YAPIYORUZ ONDAN SONRA ŞEYMA OROSPUSU AZDI HERALDE SU SAVAŞI YAPALIM DEDİ Bİ ANDA HERKEZ ORTALIĞIN AMINA KOYDU BENDE BIRAKTIM MANGALI SU SAVAŞI İÇİN SU DOLDURMAYA GİTTİM ELİFLE NASUH YİYİŞİYORDU ORDA AMK KOVA VAR ELİMDE KAFALARINA FIRLATTIM SİNİRDEN SONRA İŞTE SU SAVAŞI DEVAM EDİYO BENDE OTURUYORUM MİLLETİN BİRİBİRİNİ ISLATMALARINI İZLİYORUM KIZLARIN MEMELERİNE BAKIYORUM BELLİ HERYER SU OLUNCA ONDAN SONRA BEYLER KIZLAR ÜSTLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE GİTTİ ELİFLE NASUH HALA YİYİŞİYO AMK Bİ BİTİREMEDİLER BENDE KOVAYI ALMAYA GİTTİM YETER LAN OROSPU COCUGU DEDİM İÇİMDEN KOVAYA SU DOLDURUP GİTTİM ELİFİN BÜTÜN EŞYALARINI ISLATTIM IP ISLAK EVİNE GİTTİ KIZ HASTA OLMUŞ SONRA BEYLER NASUHLA AYRILMIŞLAR FIRSAT BU FIRSAT DEDİM TÜM GÜCÜMLE YAVŞADIM ELİFE ÇIKMAYA YENİDEN BAŞLADIK O ÇOK MUTLUYDU BEN İSE SADECE SİKMEYE ODAKLANMIŞTIM MEME İSTİYODUM AM İSTİYODUM ATMIYODU DEKOLTELİ FOTOLAR ATTI BU SEFER GÜLEREK 31 ÇEKTİM ONDAN SONRA BUNU EVİNE BIRAKMAYA GİTTİM YÜRÜYORUZ BUNU ÇEKTİM KÖŞEYE BOYNUNU ÖPMEYE BAŞLADIM ONDAN SONRA DUDAĞINI ÖPMEYE BAŞLADIM BENİM ÇAVUŞDA AŞŞAĞIDAN BACAĞINNI ÖPÜYODU ELİF DUR DİYODU AMA DURAMIYORDUM ÇÜNKÜ AZMIŞTIM AMK KIZI NASI DURAYIM ONDAN SONRA BEYLER 10 DAKKA BÖYLE YİYİŞTİK SONRA EVİNE BIRAKTIM SONRA EVİME GİTTİM AKŞAM WPDEN YAZDIM GÜZELMİYDİ FELAN DİYE BAŞLARDA KÖTÜ HİSSETTİM AMA ÇOK GÜZELDİ DEDİ O AN DEDİMKİ AHA SİDAR BU KIZI SİKMEN İÇİN SON ŞANSIN YAP BUNU SİK BUNU BAŞARACAKSIN DİYE KENDİ KENDİME SÖYLENDİM GECEDE UYURKEN O ANI DÜŞÜNÜP 31 ÇEKTİM ... SEKS SİKİŞ POMPA YARRAK AMA GİRME SAHNESİ ------------------------ BEYLER ŞEYMA BEN ELİF BULUŞTUK ŞEYMA EVİNE DAVET ETTİ GİTTİK AMA ŞEYMA EVİNE ALMADI BENDE ELİFLE 2 DAKKALIĞINA ÖPÜŞTÜM FAKAT BANA YETMEMİŞTİ DEDİMKİ ELİFE ASANSÖRE KADAR GELİRMİSİN GELDİ O AN ONUN BOYNUNDA BAŞLADIM ÖPMEYE DUDAĞINA KADAR ÇILDIRMIŞ Bİ ŞEKİLDE ÖPÜYORUM ELLERİM GÖTÜNÜ MINCIKLIYOR ASANSÖRLE 14-15 KEZ İN ÇIK YAPTIK BUNUN İÇİN İKİMİZDE AZDIK BU BOYNUMU EMİYOR BENDE ZEVKTEN ÇILDIRIYORUM ŞEYMAYA DEDİMKİ ELİFLE 5 DAKKA İZİN VERİRMİSİN DİYE GİRDİM EVİNE SOKTUM ELİFİ ŞEYMANIN ODASINA KİTLEDİM KAPIYI YATIRDIM YATAĞA ÖPMEYE BAŞLADIK SOYDUM BUNU BAŞTA ZORLASADA BENİ KIZI HÜKMETMEYİ BAŞARDIM GÖBEĞİNİ YALADIM ÖPTÜM SONRA YUKARIYA DOĞRU ÖPEREK ÇIKTIM DUDAĞINI ISIRDIM EMDİM ONDAN SONRA PANTALONUNU ÇIKARDIM ODA BENİM PANTALONUMU ÇIKARDIM BOXERIN İÇİNDE YARRAĞIM ZOR DURUYOR PATLIYACAK BOXER SONRA BUNUN ÜSTÜNE ÇIKTIM HAZIRMISIN DEDİM EVVET DEDİ VE YALAMAYA BAŞLADIM GÖBEĞİNİ ONDAN SONRA AŞŞAĞIYA İNDİM ORAYIDA YALADIM AZMIŞTI BELLİ TUZLU Bİ TAT VARDI AMINDA YALADIM YALADIM DOYAMADIM SONRA YETERR GELİYORUM DEDİ BEKLE AZCIK DEDİM AĞZINA VERDİM BUNUN SANKİ 40 YILLIK SAKSOCU GİBİ SAKSO ÇEKİYO DİŞLERİNİ DEĞDİRMİYOR BEYLER İNANAMAZSINIZ HARİKA BİŞEYDİ ONDAN SONRA ASIL KISMA GELDİK İLK KEZ İÇİNE GİRİCEKTİM BAŞKA SADECE KAFASI GİRSEDE İYİCE SOKTUM KAN GELDİ BAKTI KORKTU SONRA DEDİMKİ BİTİNCE TEMİZLERİZ DİYE DUDAĞINA YAPIŞTIM ÖPTÜM GÜLDÜ ONDAN SONRA GİTGELLERLE 5-10 DAKKA SİKTİM VE BOŞALACAĞIMI HİSSETİM GELİYORUM DEDİM NEREYE YAPAYIM DEDİM ODA OFF Bİ YERE YAP İŞTE YA DEDİ İÇİNE SOKTUM BEYLER SİKİYORUM SONRA TAM BOŞALICAKKEN ÇIKARDIM GÖBEĞİNE ATTIRDIM VE PANTALONUMU GİYİP EVE GİTTİM AKŞAMDA MESAJ ATTIM NASIL SİKTİM AMA OROSPU O 11 AYIN BÖYLE ACISINI ÇIKARDIM DEDİM VE KIZ AĞLIYARAK ARADI ALLAH BELANI VERSİN DİYE BENDE DEDİMKİ İYİ SAKSO ÇEKİYORSUN ALLAH SENİ BİDAHA BANA VERSİN DEDİM VE KAPATTI O GÜNDNE SONRA ASLA KONUŞMADIK BEYLER VE ŞU AN BOŞALDIM AMK
submitted by erayinbow to KGBTR [link] [comments]


2019.07.03 09:52 hornedhypnotist Beyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum

Beyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum gene herzamanki gibi girdim sınıfa geçtim arkaya oturuyorum bizimkilerle taşşak muhabbeti yapıyoruz işte sonra bu kız geldi ben tanımıyorum tabi oturdu ön sıralara erkekler bakıyor buna of kanka şuna bak felan diye benimde ilgimi çekti kız şimdi Allah var tombul göt tombul memeSonra hoca girdi sınıfa tanışma faslı felan herkez tanıtıyor gene sonra sıra buna geldi adım elif 15 yaşındayım ankaralıyım şu şu okuldan geliyorum diye başladı tanıtmaya kendini porno izler gibi kızı izliyorum ve dinliyorum sonra işte beyler zil çaldı bizim erkekler dışarı çıktı futbol oynuyak felan diye çağırdılar ben gitmedim kızla sınıfa tekiz oturuyoruz böyle gittim yanına selam dedim oda selam dedi adım sidar tanışalımmı felan dedim sınıfa başkalık çekmesin diye tanıştık işte konuşuyoruz felan zil çaldı derse girdik bu sefer kız önüme oturdu ben de ergenlik tabi sikim kalktı amk bunun ayaklarıyla oynuyorum saçını felan çekiyorum küçüğüz o aralar tabi bunlar anca aq Ondan sonra beyler numarasını istedim kız vermedi bende ümidi kestim kız beni sevmedi beğenmedi uğraşmıyım felan diye sonra işte bizim sınıfın arabulcusu orospu şeyma var herkesin numarasını aldı sınıfın wp grubunu kuralım diye konuştu işte verdi herkez elifde dahil beyler o aradaki olayları geçiyorum bi sik olmadı erkeklerle maç yaptık derste kızı izledim felan işte akşam oldu okul bitti eve gittik ben telefon elimde bekliyorum şu grup açılsada kızın numarasını alıp özelden yazsam diye saatler geçmiyodu amk sonra işte 8 gibi şeyma açtı wp grubunu aldım kızın numarasını bi heyecan yazdım özelden selam ben sidar diye kızda numaramı nerden aldın ben sana vermedimki dedi wp grubundan aldım dedim oda off felan yaptı ondan sonra mesaj atmadımYARIN OLDU BEYLER İŞTE OKULA GİDİYORUZ YAŞ 13 TABİ QWe:wqe:q NEYSE GİTTİK OKULA DERSLER BOŞ İLK HAFTA DİYE BİZ ARKAYA GEÇTİK KARI KIZ SEKS MUHABBETİ YAPIYORUZ İŞTE KIS KIS GÜLÜYORUZ FELAN HERKESİN ÇAVUŞ UÇUŞA GEÇTİ İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ O AN HOCA DEDİKİ SİDAR KALK TAHTAYA OYUN OYNUYACAZ BİZİM BEBELER GÜLDÜ İŞTE BENDE ÇAVUŞU SOLA YATIRMAYA ÇALIŞIYORUM KALKTIK İŞTE TAHTAYA SESSİZ SİNEMA OYNUYORUZ HOCA KULAĞIMA AŞK LI Bİ FİLM SÖYLEDİ BEN DE TAMAM HOCAM DEDİM TABİ ERGENİZ HAVA YAPACAZ DİYE İLK KELİME Yİ İŞARET ETTİM KIZI GÖSTERDİM BİZİM NURİ VAR ARKADAN BAĞIRDI CONİİİİİİİ DİYE O AN YERİN DİBİNE GÖÇTÜM KIZLADA OLAYA GEÇEMEDEN ZATEN SOĞUKTU ŞİMDİ DAHADA SOĞUK OLACAK DİYE İÇİM İÇİMİ YEDİ YARRAĞI YEDİK DERKEN OROSPU ŞEYMA AŞK DEDİ HEYCANLANDIM O AN SONRA DOĞRU DEDİM KIZDA FİLMİ BİLDİ GEÇTİM YERİME OTURDUM KIZ GÜLDÜ BANA BENİM GENE SİKİM KALKTI AMK Qw:eq:eQ EYSE BEYLER İŞTE BUNLA 1 AY KANKA MUHABBETİ FELAN YAPTIK OKULDA KIZLARDAN ÇOK BENLE TAKILMAYA BAŞLADI KIZ BENDE SEVMEYE BAŞLADIM AMA HALA ÇAVUŞ KALKIYODU GENEDE İŞTE BEYLER 1-2 AY GEÇTİ DERKEN BEN BUNA AÇILMAYA KARAR VERDİM AMA ÖYLE WHATSAPPDAN DEĞİL ÇİÇEK LE FELAN ROMANTİK OLSUN HEMDE HAYIR DİYEMESİN DİYE GİTTİM 3-4 TANE GÜL ALDIM GÜNLÜK HARÇLIĞIMDAN AMK ÇANTAYA ÖZENLE KOYDUM KIRILMASIN DİYE ÖĞLE TENEFÜSÜ OLDU HERKES YEMEĞE GİTTİ BUDA GİDİYODU Bİ BEKLERMİSİN BİŞEY DİYİCEM DE DEDİM ARKAYA GİTTİM ÇIKARDIM GÜLLERİ GİTTİM ÖNÜNE ELİF SANA İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DUYGULAR HİSSEDİYORUM ARTIK BENİ KANKAN DEĞİLDE SEVGİLİN OLARAK GÖRÜRMÜSÜN DEDİ KIZIN GÖZLERİ PARLADI AMA SİDAR BEN SENİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM DEDİ O AN YIKILDIM BEYLER KABUL ETMEMESİ DEĞİL GÜLE VERDİĞİM PARA KOYDU AKŞAM GİTTİM EVE AHMET KAYA DİNLEDİM ACIKLI ŞARKILAR FELAN DERKEN BAYA DEPRESYONA GİRDİM SONRA BİZİM OROSPU ŞEYMADAN YARDIM İSTEDİM OLAYI ANLATTIM ŞEYMA DEDİKİ BUNLARI BANA YAPSAN SANA VERMİŞTİM FELAN DİYE YOK SAĞOL DEDİM ONDAN SONRA ŞEYMA KIZLA KONUŞMUŞ İŞTE YARIN OLDU OKULA GELDİM KIZ GELDİ YANIMA DÜN İÇİN ÖZÜR DİLERİM KAFAM ÇOK KARIŞIKTI FELAN DEDİ EĞER TEKLİFİN HALA GEÇERLİYSE SANA SARILABİLİRMİYİM DEDİ BENDE ERKEKLİK GURURU ÖNCE HAYIR DİYESİM GELDİ AMA SONRA BU FIRSAT KAÇMAZ SİDAR DİYE EVET DEDİM SARILDIK SEVGİLİ OLDUK BEYLER O GÜN ÇOK GÜZELDİ HEP ELE ELE TUTUŞTUK GEZDİK FELAN SINIFADA AÇIKLADIK BAYA YAKIŞIYODUK DA KIZLA ESMER BEYAZ TENLİ BOMBA GİBİYDİ SONRA GİTTİM OROSPU ŞEYMAYA SORDUM NAPTINDA KIZ KABUL ETTİ FELAN DİYE ŞEYMA ANLATMAYA BAŞLADI FELAN O AN DEDİMKİ BUNU DAHA GÜZEL KIZLARA ANLATSAYDIN KEŞKE FELAN DEDİM BUDA ELİFE SÖYLERİM PEZEVENK FELAN DİYE TEHDİT ETDİ AMA SÖYLEMEDİ OROSPU İŞTE SİZİN SINIFDADA VARDIR BÖYLELERİ ONDAN SONRA BEYLER ELİF GELDİ SARILDIK ÖPEBİLİRMİYİM DEDİ İLK GÜNDENMİ OLMAZ DEDİ BENDE ISRAR ETTİM YANAĞINDA Bİ BUSE KONDURDUM O ARA BENİM ÇAVUŞTA BUNUN BACAĞINI ÖPTÜ AMK QWe:wq NEYSE İŞTE AKŞAM OLDU BUNUN NUMARASINI HAYATIM DİYE KAYDETTİM SS ÇEKİP BUNA YOLLADIM ERİDİ BİTTİ KIZ ODA BENİMKİNİ ERKEĞİM YAPMIŞ İKİ ÜÇ TANEDE FOTO YOLLADI AŞIK OLDUĞUMU O AN ANLADIM KIZA ARTIK AKLIMDA ONU SİKMEYE DAİR Bİ HİS YOKTU AMA BENİM ÇAVUŞ HALA O BACAĞA DEĞMENİN ETKİSİYLE KALKIKTI BEYLER ELİFLE 1 AY GEÇTİ 2 AY GEÇTİ 3 AY GEÇTİ DERKEN 4. AYIMIZIDA DOLDURDUK BUNUNLA HER GÜNÜM MUTLUYDU TAAKİ ELİF 7. SINIFLARDAN AHMET DİYE Bİ OROSPU COCUĞUYLA KONUŞANA KADAR O GÜN ÇOK SİNİRLENMİŞTİM ELİFEDE İLK KEZ TARTIŞMIŞTIM ONA BAYA KÖTÜ LAFLAR SARFETMİŞTİM HİÇ DE BİLİNCİNDE DEĞİLDİM O GECE AYRILDIK BEYLER 4 AYIM O GÜN BİTTİ FAKAT BENİM SEVGİM BİTMEDİ AHMET DENEN 1.50 BOYUNDAKİ OROSPU COCUGUNADA NEFRETİM BAŞLADI O GÜNDEN SONRA ELİFE ASLA MESAJ ATMAIM BEYLER HER GÜNÜM SİGARAYLA VE AĞLAMAKLA GEÇTİ HEP AHMET KAYA MELANKO DİNLEDİM KENDİMİ HARAP ETTİM AMA ASLA SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM BEYLER 1 AY DAHA BÖYLE SİKİMSONİK GEÇTİ DERKEN BUNUNLA 5. AY OLDU AMA AYRIYDIK FAKAT HALA SEVİYORDUM 2-3 DAL ÇİÇEK ALIP MASASINA BIRAKTIM NOTDA YAZDIM 5. AYIMIZ KUTLU OLSUN DİYE KIZ SINIFA GİRDİ BEN ARKADA UYUYORUM ÇİÇEĞİ ÇÖPE ATMIŞ NOTUDA AHMETE GÖTÜRMÜŞ AHMET GELDİ UYKUDAN UYANDIRDI NOLUYOR AMINA KOYİM DEMEDEN BUNE LAN İT DEDİ BANA 150 BOYUYLA K KISA OROSPU COCUGU UYKULUYUM ÖNÜME BAKIYOM GÖREMİYOM RÜYA DEDİM HERALDE AŞŞAĞIDAN TUTTU BENİ BAKSANA LAN PİÇ DİYE BAĞIRIYO BÜTÜN SINIF BİZİ İZLİYO İŞTE DEDİM SEN KİMSİN YARRAĞIM DİYE ELİFİN SEVGİLİSİYİM DEDİ O AN BİR KERE DAHA PARÇALANDIM BEYLER O GÜN AŞKIN ACI YANINIDA TATTIM AMA AHMETİN ANASINI SİKTİM AHMETİ DÖVDÜKTEN SONRA MÜDÜRÜN ODASINA GİTTİK BEYLER BUNUN BURNU KANAMIŞ SAÇ BAŞ DAĞILMIŞ Bİ ŞEKİLDE DUYGU SÖMRÜSÜYLE MÜDÜRE ANLATIYOR SONRA MÜDÜR BANA SÖZ HAKKI VERDİ BÖYLE BÖYLE ANLATTIM SONRA AHMET ÇIK DIŞARI DEDİ BENDE İÇİMDEN AHMETE SÖVÜYORUM MÜDÜR DEDİKİ EVLADIM SENİ TANIRIM İYİ ÇOCUKSUN AMA BUNE LAN DEDİ YAPIŞTIRDI TOKADI CANIM ÇOK YANDI O MÜDÜRÜNDE ADI MUSTAFAYDI ONUNDA AMIAN KOYAYIM AFKJAKFJ SONRA İŞTE YANAĞIM KIPKIRMIZI GÖZLERİM KIRMIZI Bİ ŞEKİLDE SINIFA GİRDİM ELİFE SİNİRLİ BAKIŞLAR ATIYORUM BİZİM ÇOCUKLAR GELDİ YANIMA SORUN ETME SİDAR BİDAHA SİKERİZ FELAN DİYE O AN MUTLU OLDDUM AMA HALA ELİFİN AHMETLE ÇIKMASI İMKANSIZDI BUNU BANA YAPAMAZDI 4 AY BİZ ONLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞTIK SONRA İŞTE BEYLER AKŞAM OLDU BEN EVE GİTTİM AĞLIYORUM GENE AHMET KAYA FELAN HEP YARIN OLDU OKULA GİDERKEN AHMET VE YANINDA 3 TANE BEBE İRİ YARI BÖYLE KORKTUM BAŞTA SONRADA İŞTE DEDİKİ SENMİYDİN LAN BURNUMU KANATAN DİYE DEDİM NEVRİM DÖNDÜ OROSPU COCUGU DİYE ATLADIM ÇOCUĞUN ÜSTÜNE AMA O 3 KİŞİ BELAMI SİKTİ OKULA YARRAK GİBİ GİTTİM TUVALETTE ÜSTÜMÜ FELAN TEMİZLEDİM SINIFA GİRDİM ELİF YOKTU SINIFDA SORDUM HOCAYA FELAN YAN SINIFA GEÇTİ DEDİLER O AN GENE BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM VE ARKAYA GİDİP BÖYLE HAYATIN KADERİN DİYE SÖVMEYE BAŞLADIM ZİL ÇALDI YAN SINIFA GİTTİM ELİF KIZLARLA OTURUYO YANINA GİTMEYE ÇALIŞIRKEN AHMET KOŞTU BENİ İTTİ SINIFA GİRDİ OROSPU COCUGU KÜÇÜCÜK BİŞEY TUTAMIYONDA ZATEN DEVAM EDİYORUM BEYLER ----------- BU AHMET ELİFLE ÇOK SAMİMİ OLMAYA BAŞLADI BENİMDE ŞARTELLER ATMAYA BAŞLADI Bİ YOLUNU BULUP AYIRMAK İÇİN UĞRAŞICAM DERKEN GÜN GELDİ ÇATTI BUNLAR AYRILDI SEBEPLERİDE AHMET ÇOK SOĞUKMUŞ ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE ŞEYMAYA DEDİM BİDAHA ARAMIZI YAP DİYE ODA BENİ SİKER ŞAKA LAN ŞAKA NEYSE İŞTE ŞEYMA OLUR KANKA DEDİ BİZİM ARAMIZI 2 HAFTA YAPMAYA ÇALIŞTI AMA ELİF KABUL ETMEDİ VE NASUH DİYE BAŞKA BİR GAVATLA ÇIKMAYA BAŞLADI BU VELETDDE 150 İDİ BENİ SE 170 AMK KÜÇÜKLERDEN Mİ HOŞLANIYO DİYE DÜŞÜNMEYE BAŞLAMADIMDA DEĞİL NEYSE İŞTE BEYLER BUNLAR ÇIKMAYA BAŞLADI ONDAN SONRA BENDE BAŞKA KIZLAR ARAMAYA BAŞLADIM AMA HALA ELİF KALBİMDE VE AKLIMDAYDI YAPAMADIM O NASUHLA KONUŞURKEN BEN EVDE AĞLAYARAK 31 ÇEKİYODUM ÇOK ÜZÜLÜYODUM AMA YIKILMAMIŞTIM BU ELİF YENİDEN BENİM OLACAK DİYORUM GÜN GELDİ ÇATTI İLK DÖNEM BİTTİ 15 TATİLİN 2. GÜNÜ SINIFÇA TOPLANALIM DİYE ŞEYMA ETKİNLİK AYARLADI HERKEZ GELİCEM DEDİ ELİF GELEMEME NASUHLA BULUŞCAM DEDİ BEN GENE ÇOK ÜZÜLDÜM AMK SONRA YOĞUN ISRARLARLA GELDİ OTURDUK Bİ PARKTA 18 KİŞİYİZ AQ NASI SIĞDYISAK BİZİMKİLER SÜRPRİZ YAPMIŞ ELİF SİDARI AFFET DİYE BAĞIRIYO HEPSİ DEDİM SUSUN AMINA KOYİM BENİM ONU AFFETMEM LAZIM DER DEMEZ TOKADI YEDİM VE KIZ GİTTİ GALİBA NASUHA SİKTİRMEYE GİTTİ AQ O GÜNDEN SONRA ASLA YÜZÜNE BAKAMADIM BEYLER BAKAMAZDIMDA O TOKATTAN SONRA ELİ ÇOK AĞIRDI ACISINI HİSSETTİM GENEDE NEYSE İŞTE 1,5 AY GEÇTİ BEN HALA SEVİYORUM NASI Bİ MALLIKSA BU SEFER SON KEZ DENİYİCEM DEDİM VE BU SEFER 2 DEMET GÜL ALDIM AMK NOT YAZDIM ÇİKOLATA DOLDURDUM Bİ KUTUYA HEPSİNİ DOLABINA KOYDUM ALTINADA SENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ YAZDIM ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE UYUYORUM HERZAMANKİ GİBİ BU DOLABINA GİTTİ BAKTI KAHKAHA SESLERİ FELAN GELİYOR UYNADIM ELİF ÇOK MUTLU FELAN SONRA ŞEYMA BANA BAKTI GÜLDÜ ELİFE SORDULAR KİM DİYE BENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ DİYE YAZMIŞL DEDİ O AN GÜLDÜM BANA SARILACAK SANDIM ACABA KİM DİYE YARIM SAAT DEDİKODU YAPTILAR SONUNDA ŞEYMA BAĞIRDI SİDAR LAN AMINA KODUMUN KIZI SİDAR DİYE ELİF Bİ UTANDI SONRA ÖZÜR DİLERİM DİYE SARILDI ÖPTÜ BENİM ÇAVUŞ GENE BACAĞINA SÜRTTÜ AKŞAM EVE GİTTİM WP DEN GENE ESKİ GÜNLERE DÖNDÜK ÇOK MUTLUYDUM AMA Bİ KIRGINLIK VARDI İÇİMDE BEYLER HİSSEDİYORDUM TAA Kİ 1 AY GEÇİNCE OKUL ÇIKIŞI ELİFİN ÇIKTIĞI VARMIŞ BEYLER DİYE KONUŞUYO YAN SINIF NASUH DEDİLER YIKILDIM LAN O AN İKİMİZİDE AYNI ANDA YÜRÜTMÜŞTÜ OROSPU EVE AĞLAYARAK GİTTİM AMK DUVARLARA YUMRUKLAR ATTIM KENDİMİ HARAP ETTİM VE AĞLIYARAK 31 ÇEKTİM .. AMA BU SEFER KENDİMİ TOPARLIYADAM NE DERSLERDE İYİYİDİM NEDE HAYATTA PARAMPARÇA OLMUŞTUM EYSE İŞTE BEYLER BEN İNTİKAM ALICAKTIM O ANDAN İTİBAREN BENDEKİ AŞK YERİNİ KİNE DEVRETMİŞTİ ELİFİ ELDE ETİP ONU ASLA MUTLU ETMİYİCEKTİM HAYATINI SİKİCEKTİM ONDAN SONRA BEYLER 2 SINIF TOPLANIP PİKNİĞE GİTTİK ANKARADA MOGAN GÖLÜNE BİLENLER VARIDIR ORAYI İŞTE MANGAL YAPIYORUZ ONDAN SONRA ŞEYMA OROSPUSU AZDI HERALDE SU SAVAŞI YAPALIM DEDİ Bİ ANDA HERKEZ ORTALIĞIN AMINA KOYDU BENDE BIRAKTIM MANGALI SU SAVAŞI İÇİN SU DOLDURMAYA GİTTİM ELİFLE NASUH YİYİŞİYORDU ORDA AMK KOVA VAR ELİMDE KAFALARINA FIRLATTIM SİNİRDEN SONRA İŞTE SU SAVAŞI DEVAM EDİYO BENDE OTURUYORUM MİLLETİN BİRİBİRİNİ ISLATMALARINI İZLİYORUM KIZLARIN MEMELERİNE BAKIYORUM BELLİ HERYER SU OLUNCA ONDAN SONRA BEYLER KIZLAR ÜSTLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE GİTTİ ELİFLE NASUH HALA YİYİŞİYO AMK Bİ BİTİREMEDİLER BENDE KOVAYI ALMAYA GİTTİM YETER LAN OROSPU COCUGU DEDİM İÇİMDEN KOVAYA SU DOLDURUP GİTTİM ELİFİN BÜTÜN EŞYALARINI ISLATTIM IP ISLAK EVİNE GİTTİ KIZ HASTA OLMUŞ SONRA BEYLER NASUHLA AYRILMIŞLAR FIRSAT BU FIRSAT DEDİM TÜM GÜCÜMLE YAVŞADIM ELİFE ÇIKMAYA YENİDEN BAŞLADIK O ÇOK MUTLUYDU BEN İSE SADECE SİKMEYE ODAKLANMIŞTIM MEME İSTİYODUM AM İSTİYODUM ATMIYODU DEKOLTELİ FOTOLAR ATTI BU SEFER GÜLEREK 31 ÇEKTİM ONDAN SONRA BUNU EVİNE BIRAKMAYA GİTTİM YÜRÜYORUZ BUNU ÇEKTİM KÖŞEYE BOYNUNU ÖPMEYE BAŞLADIM ONDAN SONRA DUDAĞINI ÖPMEYE BAŞLADIM BENİM ÇAVUŞDA AŞŞAĞIDAN BACAĞINNI ÖPÜYODU ELİF DUR DİYODU AMA DURAMIYORDUM ÇÜNKÜ AZMIŞTIM AMK KIZI NASI DURAYIM ONDAN SONRA BEYLER 10 DAKKA BÖYLE YİYİŞTİK SONRA EVİNE BIRAKTIM SONRA EVİME GİTTİM AKŞAM WPDEN YAZDIM GÜZELMİYDİ FELAN DİYE BAŞLARDA KÖTÜ HİSSETTİM AMA ÇOK GÜZELDİ DEDİ O AN DEDİMKİ AHA SİDAR BU KIZI SİKMEN İÇİN SON ŞANSIN YAP BUNU SİK BUNU BAŞARACAKSIN DİYE KENDİ KENDİME SÖYLENDİM GECEDE UYURKEN O ANI DÜŞÜNÜP 31 ÇEKTİM ... SEKS SİKİŞ POMPA YARRAK AMA GİRME SAHNESİ ------------------------ BEYLER ŞEYMA BEN ELİF BULUŞTUK ŞEYMA EVİNE DAVET ETTİ GİTTİK AMA ŞEYMA EVİNE ALMADI BENDE ELİFLE 2 DAKKALIĞINA ÖPÜŞTÜM FAKAT BANA YETMEMİŞTİ DEDİMKİ ELİFE ASANSÖRE KADAR GELİRMİSİN GELDİ O AN ONUN BOYNUNDA BAŞLADIM ÖPMEYE DUDAĞINA KADAR ÇILDIRMIŞ Bİ ŞEKİLDE ÖPÜYORUM ELLERİM GÖTÜNÜ MINCIKLIYOR ASANSÖRLE 14-15 KEZ İN ÇIK YAPTIK BUNUN İÇİN İKİMİZDE AZDIK BU BOYNUMU EMİYOR BENDE ZEVKTEN ÇILDIRIYORUM ŞEYMAYA DEDİMKİ ELİFLE 5 DAKKA İZİN VERİRMİSİN DİYE GİRDİM EVİNE SOKTUM ELİFİ ŞEYMANIN ODASINA KİTLEDİM KAPIYI YATIRDIM YATAĞA ÖPMEYE BAŞLADIK SOYDUM BUNU BAŞTA ZORLASADA BENİ KIZI HÜKMETMEYİ BAŞARDIM GÖBEĞİNİ YALADIM ÖPTÜM SONRA YUKARIYA DOĞRU ÖPEREK ÇIKTIM DUDAĞINI ISIRDIM EMDİM ONDAN SONRA PANTALONUNU ÇIKARDIM ODA BENİM PANTALONUMU ÇIKARDIM BOXERIN İÇİNDE YARRAĞIM ZOR DURUYOR PATLIYACAK BOXER SONRA BUNUN ÜSTÜNE ÇIKTIM HAZIRMISIN DEDİM EVVET DEDİ VE YALAMAYA BAŞLADIM GÖBEĞİNİ ONDAN SONRA AŞŞAĞIYA İNDİM ORAYIDA YALADIM AZMIŞTI BELLİ TUZLU Bİ TAT VARDI AMINDA YALADIM YALADIM DOYAMADIM SONRA YETERR GELİYORUM DEDİ BEKLE AZCIK DEDİM AĞZINA VERDİM BUNUN SANKİ 40 YILLIK SAKSOCU GİBİ SAKSO ÇEKİYO DİŞLERİNİ DEĞDİRMİYOR BEYLER İNANAMAZSINIZ HARİKA BİŞEYDİ ONDAN SONRA ASIL KISMA GELDİK İLK KEZ İÇİNE GİRİCEKTİM BAŞKA SADECE KAFASI GİRSEDE İYİCE SOKTUM KAN GELDİ BAKTI KORKTU SONRA DEDİMKİ BİTİNCE TEMİZLERİZ DİYE DUDAĞINA YAPIŞTIM ÖPTÜM GÜLDÜ ONDAN SONRA GİTGELLERLE 5-10 DAKKA SİKTİM VE BOŞALACAĞIMI HİSSETİM GELİYORUM DEDİM NEREYE YAPAYIM DEDİM ODA OFF Bİ YERE YAP İŞTE YA DEDİ İÇİNE SOKTUM BEYLER SİKİYORUM SONRA TAM BOŞALICAKKEN ÇIKARDIM GÖBEĞİNE ATTIRDIM VE PANTALONUMU GİYİP EVE GİTTİM AKŞAMDA MESAJ ATTIM NASIL SİKTİM AMA OROSPU O 11 AYIN BÖYLE ACISINI ÇIKARDIM DEDİM VE KIZ AĞLIYARAK ARADI ALLAH BELANI VERSİN DİYE BENDE DEDİMKİ İYİ SAKSO ÇEKİYORSUN ALLAH SENİ BİDAHA BANA VERSİN DEDİM VE KAPATTI O GÜNDNE SONRA ASLA KONUŞMADIK BEYLER VE ŞU AN BOŞALDIM AMK
submitted by hornedhypnotist to kopyamakarna [link] [comments]


2019.04.27 12:52 namazsitesi Salli ve Barik Duaları

Allahümme salli duası ve Allahümme barik duasının okunuşu, meali ve faziletleri nelerdir. Salli Barik olarak geçen bu dualar için bilgileri yazımızda bulabilirsiniz.

Namazlarda oturuşlarda Salli Barik dualarının okunması gerekir. Bu dualar kısaca Salli ve Barik duaları olarak bilinen Allahümme Salli ve Allahümme Barik dualarıdır.

Hz. Peygamber'e:
"Biz sana nasıl selâm getireceğimizi biliyoruz, fakat nasıl salât getireceğiz? bunu bilmiyoruz." diye sorunca Peygamber Efendimiz'de (sav) bu duaları öğretmiştir. (Buhari)

Allahümme Salli

Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.

Allahümme Barik

Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.

Bu dualar salavat olarakta geçer. Peygamberimiz'e edilen salavatlar O'na yani nübüvvet makamına olan bağlılığımızın da ifadesidir.
Peygamberimiz (s.a.v) için getirilen salavat, sadece Salavata olan ihtiyaç olarak değerlendirilmemesi gerekir. "Ey iman edenler! Sizler ona salat ve selam getirin, selamlayarak teslim olun." gibi dualarla onun üzerine Allah'ın salavatını, rahmetini ve bereketlerini niyaz edin. Salli Barik duaları da birer salavattır.

Salli Duası Anlamı

“Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.”

Barik Duası Anlamı

“Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.”

Faziletleri

– Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salavat getirenler olacaktır.
– Üzerime salavat getirirseniz Allah’ta sizin üzerinize salavat getirir.
– Allah’u Teâlâ buyurdu: “Bir defa salavat getirene ben ve meleklerim on defa salavat getiririz.”
– Cuma günü ve geceleri üzerime (100) defa salavat getirenin Allah’u Teâlâ otuzu dünyaya, yetmişi ahirete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder.
– Dua ile sema arasında bir engel vardır. Üzerime salavat getirilince engel açılır, dua yerine ulaşır.
– Sünnetimi ihya eden, üzerime salavat getiren, darda kalanlara yardımda bulunanlar kıyamet gününde arşın gölgesinde olacaklardır.
– Sırat üzerinde kalmış, hurma yaprağı gibi tir tir titreyen bir adam gördüm. O anda üzerime getirdiği salavat-i şerife gelip o durumdan onu kurtardı.
– Dün gece acayip bir şey gördüm. Adamın biri Sırat üzerinde düşüp kalkıyordu. O anda üzerime getirdiği salavat geldi. Elinden tuttuğu gibi Sırat ‘tan geçirdi.
– Kıyamet günü büyük ecir almak isteyen, üzerime salavat getirsin.

Namazların son oturuşunda "Allahümme salli barik dualarının okunması hadisle sabittir. Ashab-ı kirâm, Hz. Peygamber'e; "Biz sana nasıl selâm getireceğimizi biliyoruz, fakat nasıl salât getireceğiz? bunu bilmiyoruz."deyince, Allah elçisi bu duayı, öğretti." (Buhârî, Enbiyâ)
submitted by namazsitesi to u/namazsitesi [link] [comments]


2018.10.31 19:12 throwmefaway Arı Filmi Senaryosu

. Bilinen tüm havacılık kurallarına göre. bir arının uçabilmesi mümkün değildir . Kanatları şişko ufak vücudunu yerden kaldırmak için çok küçüktür . Arılar her şeye rağmen uçar. çünkü arılar insanların imkansız dedikleri şeyleri takmaz . Sarı siyah. Sarı siyah. Sarı siyah . Aaa siyah ve sarı! Haydi bugün biraz farklı takılalım . BAL. Barry! Kahvaltı hazır! Geliyorum! Bir saniye bekle . Alo? Barry? Adam? Bu olaya inanabiliyor musun? İnanamıyorum. Geçerken alırım seni . Çakı gibiyim . Merdivenleri kullan. Baban onlara dünyanın parasını verdi . Çok heyecanlıyım . Mezunumuz da geldi. Seninle gurur duyuyoruz oğlum . Notların da harika . Çok gurur duyuyoruz . Anne! Şekil yaptım o kadar ya . Üstün tüylenmiş. Ah! Beni yoluyorsun! El salla! 'ninci sırada olacağız. Hoşça kalın! Barry sana ne dedim? Evde uçmak yok! Merhaba Adam. Selam Barry . Tüy jölesi mi bu? Biraz. Bugün özel bir gün . Başaramam sanıyordum . Üç gün ilkokul üç gün lise . Lise günleri korkunçtu . Üç gün üniversite. İyi ki bir gün ara verip otostopla kovanı dolaşmışım . Döndüğünde farklı biriydin . Merhaba Barry. Artie bıyık mı bıraktın? Yakışmış . Frankie'yi duydun mu? Duydum . Cenazesine gidecek misin? Hayır gitmeyeceğim . Birini sokarsan ölürsün . Bu hakkını da bir sincapta kullanmazsın. Asabi herif . Yoldan çekilmeyi akıl edebilirdi . Yollarımızdaki bu lunapark uygulamasını çok seviyorum . Tatile ihtiyaç duymamamızın nedeni de bu . Vay be çok heyecanlı. Yani bu koşullar altında . Adam bugün erkek oluyoruz. Aynen! Arı beyler. Süper! Yaşasın! Öğrenciler fakülte ve değerli arı mensupları. karşınızda dekanımız Sayın Vızvızoğlu . Hoş geldiniz güzide Kovan Şehri'mizin sevgili. MEZUNLARI. mezunları . Mezuniyet törenimiz sona ermiştir . BALYAP şirketindeki kariyeriniz başlamış bulunmaktadır! İşimizi bugün mü seçeceğiz? Sadece eğitim dönemi diye duydum . Dikkat! İşte başlıyor . Lütfen ellerinizi ve antenlerinizi her zaman vagonun içinde tutunuz . TEBRİKLER İYİ ŞANSLAR. Acaba nasıl olacak? Biraz ürkütücü . Balyap'a hoş geldiniz Balsan Şirketi'nin. ve Baltıgen Şirketler Grubu'nun bir parçası . İşte bu! Vay canına . Vay canına . Siz arılar ömrünüz boyunca çok çalışacağınız. bu noktaya gelebilmek için bir ömür boyu çabaladınız . Bal gözüpek Polen Gücü ekibinin kovanımıza getirdiği nektarla başlar . Çok gizli formülümüz. renklendirilip koku ayarı ve baloncuk ayrıştırma işlemi yapılarak. altın gibi parıldayan. tatlı şuruba dönüşmesiyle oluşur ki biz buna. Bal deriz! Çok seksi. O benim kuzenim! Öyle mi? Hepimiz kuzeniz . Haklısın. Balyap arı halkının varlığının. her açıdan korunması için durmaksızın çabalar . Bu arılar yeni kasklarımızın dayanıklılık testini yapıyorlar . Ne kadar kazanıyor acaba? Ne kadar alsa az . Ve işte en son icadımız Krelman . Ne işe yarıyor bu? Balı döktükten sonra. kenarda kalanları toplar. Milyonlar kazandırıyor bize . Krelman'da çalışmak mümkün mü? Tabii ki. Birçok arı işi küçük işlerdir. Ancak arılar bilir ki. her iş küçük de olsa eğer iyi yapılıyorsa çok önemlidir . Fakat mesleğinizi dikkatli seçin. çünkü seçmiş olduğunuz meslekte ömrünüzün sonuna kadar kalacaksınız . Ömrümün sonuna kadar aynı işi mi yapacağım? Bunu bilmiyordum . Ne fark eder ki? Şunu bilmek sizi çok mutlu edecektir arı halkı tam milyon yıl boyunca. bir gün bile izin yapmamıştır . Ölümüne mi çalıştıracaksınız bizi? Deneyeceğiz . Balyap. Vay be! Aklımı başımdan aldı! "Ne fark eder ki?" Nasıl böyle bir şey dersin? Sonsuza dek bir tek iş. Bu yapılabilecek en çılgınca seçim . Ben rahatladım. Hayatımızda tek seçim yapacağız . Nasıl olur da bunu bize söylemezler? Barry neden her şeyi sorguluyorsun? Biz arıyız . Yeryüzünün en mükemmel işleyen topluluğuyuz . Burada her şeyin biraz fazla iyi işlediği hiç mi aklına gelmiyor? Bana bir örnek ver . Ne bileyim ben ama neden bahsettiğimi biliyorsun . Kapıyı boşaltın. "Kraliyet Balözü Kuvvetleri" inişe geçiyor . Dur bir dakika . Hey bunlar Polen Gücü! Vay canına . Hiç bu kadar yakından görmemiştim . Kovanın dışını biliyorlar . Ama bazıları geri dönmüyor . Selam! Merhaba Polenciler! Nektar. Harikaydınız beyler! Sizler canavarsınız! Göklerin kralısınız! Bayılıyorum size! Acaba neredeydiler. Bilmem . Onların günleri planlı değil . Kovanın dışında nerelere gidip neler yapıyorlar kim bilir? Pat diye Polen Gücü'ne katılamazsın. Ona göre yetiştirilmelisin . Haklısın . İkimizin ömür boyu göremeyeceği kadar polen var burada . Alt tarafı bir itibar göstergesi. Arılar bunu biraz fazla önemsiyor . Belki. Üzerinde varsa ve kızlar bunu görüyorsa işler değişir . Şu kızlar mı? Onlar da kuzenimiz değil mi peki? Uzaktan. Uzaktan . Şu ikisine bakın . İki tane kovan miskini. Şunlarla biraz dalga geçelim . Polen Gücü'nde olmak tehlikeli olmalı . Evet. Bir keresinde bir ayı beni bir mantara sıkıştırdı . Bir pençesi boğazımdaydı. Diğeriyle sağlı sollu tokatlatıp duruyordu beni! Vay canına! Yenebileceğimi tahmin etmezdim . Bunlar olurken sen ne yapıyordun? Yetkililere haber veriyordum . İmzalayabilirim . Bugün dışarısı sarstı değil mi beyler? Evet . Yarın buradan km. Uzaklıktaki ayçiçeği tarlalarına gidiyoruz . kilometre mi? Barry! Bizim için kısa mesafe ama belki sana uygun değildir . Belki de uygundur. Hayır değildir! J Kapısından sıfır dokuz sıfır sıfır'da kalkıyoruz . Ne dersin vızvız çocuk? Yeterince güçlü müsün? Olabilirim. Sıfır dokuz sıfır sıfır'ın ne demek olduğuna bağlı . Hey Balyap! Beni korkuttun baba . Hangi işi istediğine karar verebildin mi? Bir sürü seçenek var. Ama sadece birini seçebilirsin . Her gün aynı işi yapmaktan sıkıldığın oldu mu hiç? Karıştırmanın ne olduğunu anlatayım . Sopayı tutarsın şöyle bir gezdirirsin güzelce karıştırırsın . Bir ritim tutturursun kendine. Çok güzel bir şeydir . Düşünüyorum da. belki de bu bal alemi bana göre değildir . Ne düşünüyordun baloncu olmayı mı? İğnesi olan biri için kötü bir meslek . Janet oğlun bal işine girmek istediğinden emin değilmiş! Barry bazen çok komik oluyorsun. Olmaya çalışmıyorum . Bal işine giriyorsun. Oğlumuz Karıştırıcı olacak! Karıştırıcı mı olacaksın? Kimse beni dinlemiyor! Senin için özel sopalarım var . Şu anda ne istersem söyleyebilirim. Dövme yaptıracağım! Haydi taze bir bal açıp bunu kutlayalım! Belki burnuma da küpe taktırırım. Antenlerimi kazıtırım . Bir çekirgeyle çıkarım. Altın diş taktırıp önüme gelene "kanka" derim! Gurur duyuyorum . Bugün işe başlıyoruz! Büyük gün . Haydi! Bütün iyi işleri kaptıracağız . Evet. Tabii . Polen Sayma Dublör Arı Boşaltma Karıştırıcı Danışma Masası Saç. Hala boş mu? İki kişi kaldı! ÇERÇÖP TOPLAMA. Ve bir tanesi de sen oldun! Hangisini aldın? Çerçöp toplama . Vay canına! Çaylak mısınız? Evet efendim! İlk günümüz! Hazırız! Seçiminizi yapın . İstersen sen başla. Hayır sen . Tanrım. Neler müsait acaba? Tuvalet görevlisi her zaman açık ama düşündüğün nedenden değil . Krelman olabilir mi? Elbette. Krelman senin . KRELMAN DOLU. Üzgünüm az önce dolmuş . Balmumu tamiri açık . Krelman tekrar açıldı . Ne oldu? Bir arı öldüğünde onun yeri açılır. Gördün mü? Ölmüş. Ölü. Bir ölü daha . Bu da ölü. Ölümcül ölü. İki ölü daha . Baş üstü ölü. Baş altı ölü. Hayat böyle! Bu çok zor! Isıtma Soğutma Dublör Arı Boşaltıcı Karıştırıcı. Uğultucu Tuvalet Müfettişi İplik Koordinatörü Şerit Amiri. Larva terbiyecisi. Barry sence hangisini Barry? Barry! Pekâlâ dokuzuncu bölgede bir ayçiçeği tarlası bulunuyor. Neredesin? Dışarı çıkacağım. Nereye dışarı? Kovandan dışarı. Olmaz! Ömrümün sonuna kadar çalışmadan önce buna mecburum . Öleceksin! Delirmişsin sen! Biri arıyor . Eğer kendini cesur hisseden varsa . Caddedeki çiçekçiye. yeni güller gelecek bugün . Selam millet . Şuna bakın. Bu dün gördüğümüz çocuk değil mi? Kalkış pistine girmek yasak evlat . Sorun yok Lou. Bizimle gelecek bugün . Ballı çocuk seni . Burayı imzala burayı. Şuraya da paraf at . Teşekkürler. Tamam . Bugün yağmur ihbarı aldık ve. hepinizin bildiğiniz üzere arılar yağmurda uçamaz . O yüzden dikkatli olun. Ve her zamanki gibi süpürgelere. terliklere köpeklere kuşlara ve ayılara dikkat edin . Bazı evlerde üzerimize enerji içeceği döküldüğü rapor edildi . Murphy bu yüzden şu an revirde ve çekirge gibi durmadan zıplıyor! Bu korkunç. Kuralı hatırlatayım. kesinlikle insanlarla konuşmak yok! Pekâlâ kalkış pozisyonu! Vızz vızz vızz vızz! Vızz vızz vızz vızz! Vızz vızz vızz! Siyahla Sarı! Alemin Kralı! Hazır mısın Cesur Çocuk? Evet. Tabii ki . Rüzgar Tamam . Telsizler Tamam. Balözü takım Tamam . Kanatlar Tamam. İğne Tamam . Altına kaçıranlar Tamam . Pekâlâ kızlar. haydi kalkıyoruz! Sömürün o sardunyaları çizgili canavarlarım! Emrediyorum kurutun o çiçekleri! Vay canına! Dışarıdayım! Kovandan çıktığıma inanamıyorum! Ne kadar da mavi . Hızlı ve özgür hissediyorum kendimi! Uçurtma! Vay be! Çiçekler! Burası Mavi Lider. Güllerle görsel temas var . derece dönün . Güller! derece tamam. Dönüyoruz . Kenara çekil ufaklık. Geri tepebilir . Nektar. İşte buna "Nektar Toplar" denir . Polenleme görmüş müydün hiç? Hayır efendim . Buradan biraz polen alıp şuralara serpiyorum. Biraz da buraya. bir tutam da şuraya. Biraz sihir gibi . Bu inanılmaz. Peki niye yapıyoruz bunu? Polen gücü. Ne kadar polen o kadar çiçek o kadar balözü o kadar bal . Harika . Parlak bir sarılık görüyorum. Papatyalar olabilir . Ben de gördüm tamam . Durun. Çiçeklerden biri hareket ediyor . Tekrar et. Hareket eden bir çiçek mi rapor ediyorsun? Olumlu . O top içerdeydi! En güzeli bu. Nedir bu? Bilmiyorum ama bu renge bayılıyorum . Güzel kokuyor. Çiçek gibi değil ama hoşuma gitti . Evet tüylü . Kimyasal da . Dikkatli olun çocuklar. Biraz yapışkan . Arı Maya aşkına! Mankafa buraya gel çabuk! Eyvah! Çocuklar! Bu hiç iyi değil . Olumlu . Ucuz kurtulduk . Canım yanacak . Ana kuzusu . Pozisyonunu kaybettin çaylak! Füze gibi geri yollayacağım sana! Yardım edin! Galiba bunlar çiçek değil . Ona söyleyelim mi? Bence biliyor . Bu da nesi? Maç sayısı! Toparlanmaya başlasan iyi olur tatlım çünkü birazdan kafana yiyeceksin! İmdat! KLİMA KONTROL. İğrenç . Arabada arı var! Bir şey yap! Direksiyondayım! Merhaba Arı. Arkaya geldi! Beni sokacak şimdi! Kimse kıpırdamasın! Kıpırdamazsanız hiçbirimizi sokmaz. Kıpırdamayın! Göz kırptı! Sprey sık ona! Ne yapıyorsun? Vay. Dışarıdaki gerginlik katsayısı inanılmaz . Eve dönmeliyim . Yağmurda uçamam . Yağmurda uçamam . Yağmurda uçamam . İmdat! İmdat! Arı düşüyor! Ken pencereyi kapatır mısın? Yeni hazırladığım özgeçmişime bak. Katlanabilir bir broşür seklinde . Gördün mü? Katlanıyor . Oh hayır gene insanlar. Yeter artık ama . Bu da ne böyle? Bu kez olacak. Bu kez. Bu kez. Bu kez! Perde! Şeytani bir şey bu . Harika oldu. Tüm özel yeteneklerim. hatta en sevdiğim on film bile var . İlki hangisi? "Yıldız Savaşları mı"? Hayır Ben sevmiyorum öyle. filmleri . Konuşmamıza neden izin verilmediği belli. Delirmiş bunlar . İş görüşmesine gittiğimde şaşırıyorlar. Söylediklerime inanamıyorlar . İşte güneş orada. Belki oradan çıkabilirim . Güneşin üstünde yazıyor muydu? Küresel ısınmayı ben tahmin etmiştim . Sıcaklığı hissediyordum ama önceleri benim ateşim sandım . Hey! Dur! Arı! Geri çekilin. Kışlık bot bunlar . Dur! Öldürme onu! Arılara alerjim var. Bu arı beni öldürebilir! Onun hayatı neden seninkinden değersiz olsun? Onun hayatı niye benimkinden değersiz? Söyleyeceğin bu mu? Her hayatın bir anlamı var. Onun neler hissedebileceğini bilmiyorsun . Broşürüm! Haydi bakalım ufaklık . Korktuğumu sanmayın. Alerjim var . Özgeçmişine bunu da yaz . Yüzüm balon gibi şişebilirdi . Bunu da "özel yeteneklerine" eklersin . Birini bir yumrukta indirmek de özel bir yetenek . Hoşça kal Vanessa. Teşekkürler . Vanessa haftaya yoğurt yemeye? Tabii Ken. Nasıl istersen . Üzerine keçiboynuzu koyabilirsin. Güle güle . Kalorisi daha azmış. Güle güle . Bir şey söylemeliyim . Hayatımı kurtardı. Bir şey söylemeliyim . Haydi bakalım . ARIGE DİYET TON. Olmaz . Ne diyeceğim? Başım belaya girebilir . Arı yasası. Bir insanla konuşamazsın . Bunu yaptığıma inanamıyorum . Yapmalıyım . Yapamam. Haydi ama! Yapamam. Haydi ama! Yap şunu. Yapamam . Lafa nasıl gireceğim? "Jazz sever misin?" İyi fikir değil . İşte geliyor! Konuşsana salak! Merhaba! Affedersin . Konuşuyorsun. Biliyorum . Konuşuyorsun! Çok özür dilerim . Önemli değil. Rüya görüyorum. ama yatağa gittiğimi hatırlamıyorum . Eminim bu biraz sinir bozucudur . Benim için sürpriz oldu. Yani sen bir arısın! Ben bir arıyım. Aslında bunu yapmamalıydım ama. beni öldürmeye çalıştılar . Sen olmasaydın. Sana teşekkür etmeliydim. Ben böyle yetiştirildim . Bu biraz garip oldu . Bir arıyla konuşuyorum. Evet . Bir arıyla konuşuyorum. Ve bir arı benimle konuşuyor! Minnettar olduğumu söylemek istedim. Gideyim artık . Bekle! Bunu yapmayı nerede öğrendin? Neyi? Konuşma olayını . Senin öğrendiğin gibi. "Anne. Baba. Bal" Öyle başladım . Bu gerçekten komik. Evet . Evet. Arılar komiktir. Gülmüyorsak ağlarız böyle başa çıkıyoruz hayatla . Neyse . Acaba. bir şey içer miydin? Ne gibi? Bilmem. Belki Kahve? Sana zahmet vermek istemem . Ne zahmeti canım. İki dakikamı alır . Alt tarafı kahve. Zahmet olmasın . Saçmalama lütfen! Aslında bir fincan alırım . Romlu kek de ister misin? Almasam. Bir parça al . Yok almayayım. Haydi ama! Birkaç mikrogram vermeye çalışıyorum da . Nerede? Çizgiler şişman gösteriyor . Harika görünüyorsun! Modadan anlıyor musun emin değilim . Sen iyi misin? Hayır . Kravatını takside bağlayıp uçarak gitmiş Manhattan'a . Sonunda oraya varmış . Kilisenin merdivenlerini koşarak çıkmış. Düğün başlamış bile . Sonra da demiş ki "Mısır mı?" Ben de "Mısırlı" dedin sanmıştım . "Bir mısırla neden evleneyim ki?". Arı fıkrası mı bu? Biz arılara ait bir tarz bu . Evet farklı . Peki ne yapacaksın Barry? İş konusunda mı? Bilmiyorum . Kovandaki görevimi yapmak istiyorum ama onların istediği şekilde değil . Ne hissettiğini anlıyorum . Öyle mi? Elbette . Ailem avukat ya da doktor olmamı istiyordu. Ben çiçekçi olmak istedim . Sahi mi? Benim bütün hayatım çiçekler . Yeni kraliçemiz de aynı slogan sayesinde seçildi . Neyse şuraya bakarsan. benim kovanım tam şurada. Görüyor musun? Sen Central Park'ta yaşıyorsun! Evet! Kaplumbağa Köprüsü'nün yanında! Biliyorum orayı. Orada ayağıma taktığım yüzüğümü kaybetmiştim . Neden kızlar ayağına yüzük takar? Niye takmasınlar? Dizine şapka takmak gibi bir şey bu. Bunu bir denemeliyim . İyi misiniz bayan? Evet. İyiyim . Öyle iki kahve birden içeyim dedim! Her neyse bu harika oldu. Kahve için teşekkür ederim . Önemli değil . Özür dilerim bitiremedim. Bitirseydim ömür boyu uyuyamazdım . Sen ee. Bir parça yanıma alabilir miyim? Tabii! Haydi bir kırıntı al . Teşekkürler! Bir şey değil . Pekâlâ o zaman ee sanırım görüşürüz . Ya da görüşmeyiz . Tamam Barry . Ve tekrar çok teşekkür ederim. Hayatımı kurtardın . Hiç önemi yok . Önemsiz değildi ama Her neyse. DENEY SÜRECİ DEVAM EDİYOR. KASIRGADAN KURTULMA DENEYİ. Bu işe yaramayacak . Hazır. Deneyebiliriz . Pekâlâ Dave paraşütü çek . İnanılmazmış. İnanılmazdı! Hayatımın en korkunç en mutlu günüydü . İnsanlarla olduğuna inanamıyorum! Korkunç dev insanlar! Nasıllardı? Büyük ve deli. Deli gibi konuşuyorlar . Deli gibi yiyorlar. Deli gibi kullanıyorlar . Öldürmeye çalıştılar mı seni? Bazıları evet ama bazıları değil . Nasıl döndün? Kanişe bindim . Gittin ve buna sevindim. Ne görmek istiyorsan gördün. ve çok istediğin "tecrübeyi" yaşadın. Artık işini seçip normal olabilirsin . Ama Ama? Biriyle tanıştım . Biriyle mi tanıştın? Arıgillerden mi peki? Eşek arısı mı? Annenler seni öldürür! Hayır . Örümcek mi? Örümceklerden hoşlanmıyorum . Biliyorum seksiler sekiz bacakları var . Ama yüzleri çok çirkin . Kim peki? O bir ee insan . Hayır hayır. Arı yasası bu. Bunu da çiğnemiş olamazsın . Adı Vanessa. Tanrım . O kadar güzel ki. Üstelik çiçekçi! Olamaz! Çiçekçi bir insanla çıkıyorsun! Çıkmıyoruz . Kovandan dışarı uçuyorsun. Ellerinde tazyikli hortumlar maytaplarla. evlerimize saldıran insanlarla konuşuyorsun. Dinamitten farkı yok! Hayatımı kurtardı! Üstelik beni anlıyor . Bu iş bitecek! Ye şunu . Bu iş bitmeyecek! Neydi bu? Buna kırıntı diyorlar. Bu ne güzeller güzeli bir şey! Üstelik bu yedikleri değil. Yediklerinden yere dökülenler! Cinnabon ne biliyor musun? Hayır . Ekmeği tarçını şekeri alıyorlar. Üçünü birden iyice. Otur şuraya! ısıtıyorlar! Beni iyi dinle! Biz onlar değiliz! Biz biziz. Biz ve onlar! Evet ama arzu dolu bu kalbi kimse görmeyecek mi? Arzulamak yok. Bırak arzulamayı . Artık biraz arı gibi düşün dostum. Arı gibi düşün! Arı gibi düşün. Arı gibi düşün . Arı gibi düşün! Arı gibi düşün! Arı gibi düşün! İşte orada havuza girmiş . Senin sorunun ne biliyor musun? Arı gibi düşünmeye mi başlamalıyım? Daha ne kadar devam edecek bu? Üç gün oldu! Niye hala çalışmıyorsun? Hayatımla ilgili almam gereken önemli kararlar var . Ne hayatı? Bir hayatın yok ki! İşin yok. Sadece bir arısın işte! Biraz bal yapsan ölür müsün? Barry çık havuzdan. Baban seninle konuşuyor . Martin konuş onunla . Barry seninle konuşuyorum! Geliyor musun? Her şeyi aldın mı? Her şey hazır! Sen önden git. Ben yetişirim . Çok geç kalma . Bak şimdi! Vanessa! Hala buradayız. Sana ona bağırma demiştim . Bağırdığın zaman cevap vermiyor sana! Sen niye bağırıyorsun? Çünkü dinlemiyorsun . Bunu dinlemeyeceğim . Çıkmalıyım . Nereye gidiyorsun? Arkadaşımla buluşacağım . Bir kızla mı? Bu yüzden mi karar veremiyorsun? Görüşürüz . Umarım kız Arıgillerdendir . VANESSA'NIN ÇİÇEKÇİSİ. Her yıl Pasadena'da çiçeklerle dolu bir geçit töreni mi yapıyorlar? Güller Turnuvası'nda olmak her çiçekçinin hayalidir! Arabanın üstündesin. Her yer çiçek dolu. İnsanlar seni alkışlıyor . Bir turnuva. Güller spor müsabakalarına katılabiliyor mu? Hayır. Pekâlâ sıra bende. Nasıl oluyor da her yere uçamıyorsun? Yorucu oluyor. Sen niye her yere koşmuyorsun? Daha hızlı değil mi? Tamam anladım. Sıra sende . Video. Televizyonda o an ne varsa kaydediyor mu? Bu çılgınlık! Sizde onlardan yok mu? Bizde Osteo var ama bir hastalık bu. Hem de korkunç bir hastalık . Olamaz . Aptal arılar! Eminim sokmak istiyorsundur böyle salakları . Aslında sokmamaya çalışıyoruz. Bizim için çok tehlikeli . Yani sürekli sinirlerine hakim olmalısın . Hem de çok. Duvarları tekmeler yürüyüşe çıkar. sinirle bir mektup yazıp çöpe atarsın. Duygularını bastırıyorsun işte . Öfke kıskançlık şehvet . Aman Tanrım! İyi misin sen? Evet . Derdin ne senin? Ama böcek o . Kimseyi rahatsız etmiyor. Çek git buradan gerizekalı! Neydi o? Mizah dergisi falan mı? Evet. Nereden anladın? On sayfalık falan bir şeydi. sayfaya kadar dayanabiliyoruz . Bu işin matematiğini çözmüşsün . Mecburen. Kuzenimi Vogue öldürmüştü. Hiç şaşmam . Gölgelerin Gücü Adına! Bu da ne böyle? BAL. Bu nereden çıktı? Tatlı arı. Altın Çiçek . Ray Liotta Özel Koleksiyonu mu? Şu aktör değil mi bu? Hiç duymadım . Bu niye burada? İnsanlar için. Yiyelim diye . Yeterince yemeğiniz yok mu? Şey var. Nereden buldunuz peki? Arılar yapıyor. Kimin yaptığını biliyorum! Ve yapması da çok zordur! Isıtmak soğutmak ve karıştırmak gerek. Bir de Krelman denen şey var! Organik bu. Bizim organımız! Alt tarafı bal Barry . Alt tarafı ne? Arılar bunu bilmiyor ama! Bunun adı hırsızlık! Evlerimizi okullarımızı hastanelerimizi alıyorsunuz! % İNDİRİM. İndirimde mi? Bunun hesabını soracağım! Hepsini soracağım! Hector . Bitti mi işin? Bitiyor . Buralarda. Hissediyorum . Eve gidebilirim artık . Şu güzel balı da açık bırakayım hazır kimse de yok . Yakalandın paketçi çocuk! Bir şey duyduğumu biliyordum. Demek konuşabiliyorsun! Evet konuşabiliyorum. Şimdi de sen konuş bakalım! Nereden getiriyorsunuz bu malları? Malları satan kim? Anlamıyorum. Dost değil miyiz? Yapmak isteyeceğimiz en son şey siz arıları kızdırmak! Çok geç kaldın! Bizim oldu artık! Siz bayım yanlış adama kılıç çektiniz! Siz de dostum iguanam Ignacio'ya öğle yemeği olacaksınız . Ballar nereden geliyor? Nereden dedim! Bal Çiftliği! Bal Çiftliği'nden geliyor! Bal ÇİFTLİĞİ. Seni manyak adam! Neler oldu burada? Şu suratlarına bak. Kamyon çarpmış gibiler. Ve şimdi de. bilinmezliğe sürükleniyorlar! Hareket etme . Sen ölü değil misin? Ölüye benziyor muyum? Hareket edeni temizliyorlar. Nereye gidiyorsun? Bal Çiftliğine. Çok büyük bir iş peşindeyim . Ben Alaska'ya gidiyorum. Geyik kanı manyak bir şey. Feci kafa yapıyor! Tacoma'ya gidiyorum . Ya sen nereye? O gerçekten ölü . Anladım . Eyvah! Nedir bu? Hayır! Silecekler! Üç bıçaklı! Üç bıçaklı mı? Atla haydi! Tek şansın var arı! Niye her şeyiniz bu kadar temiz olmak zorunda? Daha ne görmeniz gerekiyor? Gözünüzü açın! Kafanızı da çıkarın! Ben Washington Ulusal Radyo Haberleri'nden Carl Kasell . Böcek öldürmeye son verin artık! Arı! Geyik kanı manyağı! Bir ses duydun mu? Ne gibi? Minik çığlıklar gibi . Radyoyu kapat . Nasıl gidiyor arı çocuk? İyidir Geyik . Ve göz alabildiğince yan yana dizilmiş bal kavanozları duruyordu . Vay be! Bu kamyon nereye gidiyorsa balları oradan alıyor olmalılar . O ballar bize ait . Arılar omuz omuza. Öyleyiz . Kovanda birbirimize yakınız . Biz değiliz adamım. Biz tek takılırız. Her sivrisinek ayrı takılır . Ya başınız belaya girerse? Sivrisineksen sen belasındır . Kimse bizi sevmez. Vurmayı bilirler sadece. Bizi görünce Vur vur! En azından dışarıdasınız. Bir sürü kızla tanışıyorsunuzdur . Bizim kızların gözü yüksektedir. Güvelerle yusufçuklarla takılırlar . Sivrisinek kızları bize yüz vermez . Şaka yapıyorsunuz! KAN BANKASI. Geyikkan binayı terk ediyor! Görüşürüz arı! Selam millet! Geyikkan! Sizi burada ebeleyeceğimi biliyordum. Kamış getirdiniz mi yanınızda? Bal ÇİFTLİĞİ. Sonra kavanozlara doldurup etiket yapıştırıyoruz. Çok karlı bir iş . Burası da ne böyle? Bu arıların susam kadar beyni yok . Beyinsiz bunlar! Beyinsiz . Yeni körüğe bak. Çok güzel . Thomas modeli! Körük mü? Dakikada üfleme yarı otomatik. İki kat nikotin ve katran . Bir iki nefeste indiriyor bunları yere . Onlar yapar balları biz toplarız paraları . "Onlar yapar balları biz toplarız paraları" mı? Olamaz! Burada neler oluyor? Siz iyi misiniz? Evet. Fazla uzun sürmüyor . Sahte bir kovanda olduğunuzun farkında mısınız? Kraliçemiz buraya taşındı. Başka çaremiz yoktu . Kraliçeniz mi? Kadın kılığına girmiş bir erkek bu! Arıbeyi bu! Bu da nesi? Oh hayır . Yüzlerce kovan var burada! Arı balı . Bizim balımız yüzsüzce bir dalavereyle elimizden alınıyor! Ayıların bize yaptıklarından bile daha kötü. Bu konuda bir şeyler yapmalıyız . Ah Barry . İnsanların balımızı mı alıyor? Bu sadece bir söylenti . Bunlar söylentiye benziyor mu? Komplo teorisi bunlar. Bu resimler de montaj . Bütün bunları nereden biliyorsun sen? İnsanlarla konuşuyor . Ne? İnsanlar mı? İnsan bir kız arkadaşı var. Üstelik öpüşüyorlar! Öpüşmek mi? Öpüşmüyoruz . İstiyorsun ama. Kimden yanasın sen? Arılardan! San Antonio'da bir cırcırböceğiyle çıkmıştım. O bacaklar beni uyutmadı . Barry hayatın adına yapmak istediğin bu mu? Hepimizin adına yapmak istiyorum. Kimse arılar kadar çok çalışmıyor! Baba bazen o kadar çalışmış oluyordun ki. ellerin kendi kendine karıştırıyordu durduramıyordun . Hatırlıyorum . Balımızı almaya ne hakları var? Yılda iki kapla yaşamaya çalışıyoruz. Onlar balı dudak kremine bile koyuyor! Haklı bile olsan bir arı ne yapabilir? Onları en acıyacak yerlerinden sokacağım . Suratlarından! Gözleri! Çok can yakar. Hayır . Burundan mı? Ölürler acıdan . İnsanları sokabileceğimiz tek yerleri var. Onlar için önemli olan tek bir yer . "Kovan'da Olan" Her gün saat 'te bir saat boyunca kovandan haberler . Sakala hayır! Bob Yabanarı ile günün içinden . Bora Batıran'la hava durumu . Vızz Larva ile spor . Ve Jeanette Chung . İyi akşamlar. Ben Bob Yabanarı. Ve ben Jeanette Chung . Kovanşehir arılarından Barry Benson. insan ırkını ballarımızı çalmak suçundan mahkemeye vereceğini. balımızı yasadışı yollarla sattıklarını iddia etti! ARI LARRY KING. Yarın akşam Arı Larry King'de. Baltıgen yayınları tarafından çıkartılan. "Zarif Kadınlar" isimli kitap hakkında konuşacağız . Bu geceki konuğumuz Barry Benson . "Ben sıradan bir çocuğum başaramam." diye düşündün mü hiç? Arılar dünyayı değiştirmekten hiç korkmadı . Arıstoph Kolomb'a bakın. Arındıra Gandi'ye. Arı Terim'e . Geldiğim yerde insanları dava etmeyi düşünmezdik . Bizler daha çok çelik çomak ya da cirit oynardık . Kaç yaşındasın? Tüm arı halkı seni bu haklı davanda destekliyor. ki sanırım arılar için yüzyılın davası olacak bu . Biliyor musun insanların dünyasında da bir Larry King var . Çok kullanılan bir isim. Önümüzdeki hafta. Tıpkı sana benziyor ve onun da gömleğinde askılar arkasında renkli. Önümüzdeki hafta. Şişe dibi gözlükleri duymana rağmen konuktan yapılan altyazılar da aynı . Ayı Haftası gelecek hafta! Korkunçlar kıllılar ve haftaya canlı yayındalar .
submitted by throwmefaway to TurkeyJerky [link] [comments]


2018.03.13 17:17 Sohbetinadi Sohbet Odalarında Sohbet Etmek

Sohbet odalarında sohbet etmek istermisin
Sohbet odalarında sohbet etmek istermisin; Adı sohbet olunca tabiki herkez sohbet etmek ister. en azından o sohbeti izlemek ister. Neden sohbet etmek istemeyelimki, bir engelmi var insanız ve insanlar tabiki sohbet ihtiyacı hisseder. Sohbet etmezse insanlar nasıl olurdu, hayatları nasıl olurdu? suskunlugun sessizliğin içinde bir yaşam hayal etmesi bile zor ve agır. Kim susarak zaman gecirebilirdi, sessizce bekleyerek konusmadan sohbet etmeden, eglenceye dahil olmadan amaçsız ve gayesiz beklenebilirmiydi. Birileriyle paylaşımda olmak, insanlarla birşeyler paylaşmak bu paylaşımlar hisler duygular sözler, sizcede güzel değilmi. Sohbet etmek için sebep aramaya gerek duymayan biriyimdir. herbir konu üzerinden sohbet etme imkanı bulabiliriz. biz insanlar herşeyi paylaşarak çoğaltmaya inanırız. hani derler ya sevgi paylaştıkca çoğalır diye. işte sohbet te böyledir. Sohbette paylaştıkca çoğalır anlam kazanır bir şekle bir ifadeye bürünür. sohbette buldugumuz anlam ve ifadede hayatımızda bir yer edinebilir. Daha öncede söylediğimiz gibi sohbet etmek bir ihtiyactır. tıpkı yemek yemek su içmek nefes alıp vermek gibidir sohbet etmek. Şu konuyu incelemenizi isterim, Sohbet nedir? ne anlama geliyor bu sohbet kelimesi kökeni nedir nerelerde kullanılır bu sohbet kelimesi SOHBET NEDIR Bu konuyu inceleyip okuduğunuzda, inanıyorumki sizlerde sohbetin anlamının farkına varacaksınız. sohbet kelimesinin kelime anlamının bile önemini fark edeceksiniz. Adının bile büyük bir anlam ifade etmeside sizce, bu sohbetin cok anlamlı ve önemli oldugunun ve hayatımızda bir yeri olması gerektiğinin, bir kanıtı değilmidir? Sizlerinde sohbet etmek istemeniz için yada sohbet ihtiyacınıza karşılık olması için bir kaç konuyuda anlatmak isterim. Öncelikle sohbet nedir dedik ve okuduk anlamını kökenini içeriğini benimsedik farkına vardık, şimdi sohbet etmemiz için sebeblere bakalım. Sohbet etmek için sebep olurmu?
Başlıkta yazıldıgı gibi sohbet etmek için Bir sebeb ihtiyac duyulmaz. Sohbet bir iletişim yoludur, tıpkı telefonla konusmak gibi. Sohbet insanların bir birleriyle iletişimidir. paylaşımıdır kendini tanıtmak ve tanımak için bir yoldur, karşılıklı anlayıştır aslında. Birini tanımak için ne yapıyoruz? onunla konusmaya baslıyoruz bu konusma sadece selam nehaberle kısıtlı kalmıyor. Ve başlıyoruz anlatmaya dinlemeye, tanışmaya calısıyoruz. kendimizi karsımızdakıne tanıtmaya calısıyoruz. Yada tanıdıgımız bir insanla basladık sohbet etmeye. sonunun nerde biteceginin bir önemi yoktur amacımız birseyler paylaşmaktır. Bir dost bir arkadas bir aile biriye olabilir bu kişi. yasadıklarımızı anlatıyoruz. hayallerimizi paylaşıyoruz. umutlarımızdan bahsediyoruz, keza oda bize hayallerinden umutlarından bahsediyor. Bu değilmidir sohbet? Yıkılan umutlardan yada yeni insa edilen hayallerden bahsetmek, hayata dair beklentilerden söz etmek. Dünyaya bakışımızı dile getirmek için sohbet etmiyormuyuz. sevgimizi saygımızı anlatmakta bir sohbet değilmisir aslında. Sohbet birilerine hikaye anlatmakmıdır, ona roman okumakmıdır? Sohbet Dilimizle ifade edeceğimiz karsılıklı konusustugumuz her bir cümledir aslında. Düşüncelerin gün yuzune cıkması, hayallerin paylaşılması umutların sözlü olarak anlatılması. yaşadıgın bir anı bir gün bir anıyı karsındakıne dinletmektir sohbet. Sadece sizin söylediklerinizden ibaret degildir tabiki sohbet. karsılıklı dedikya hani, karsınızdakıde tüm bunlardan bahsedecektir. mutlulugunuzu paylaşmak, mutluluğunuza anlam katmazmı? tabikide anlam katacaktır ve paylaşmak sohbettir. sevincinizi birileriyle yaşamak ne demektir sizce? bu sevince birilerinin ortak olması. sizi anlaması sizinle sevinmesi, sevincinizin sebebini anlatmanız. Sizin bu sevinç sebebinizi dinlemesi ona bir yorum yapması, harikaymış demesi bu sevince eklenmesi sohbet etmek değilmidir işte. Sohbetin belli başlı bir sebebi yoktur aslında. sohbet etmek için oldukca fazla durum vardır bence. hersey bir sohbet konusudur ve sohbet etmeye degerdir. iki arkadasın kahvelerini yudumlarken yapmış olduklarıda sohbet değilmidir. gülmeleri eglenmeleri sevinmeleri, ya o yüzlerindeki gülümseyiş herseye değmezmi. tadıdık arkadasların sohbeti tabıkıde oldukca güzeldir ve keyflidir. sizi zeten anlayan biridir sohbet ederken her kelimenizde sonraki gelecek kelimeyide bilirler zaten. Birde tanımadıklarınız vardır, sizi tanımayan ve sizin tanımadıgınız yabancı diye adlandırdıklarımız. sizcede tanımaya deger değillermi. Tanımadığımız biriyle sohbet etmek. onu anlamak tanımaya calısmak, hayatını yasantısını öğrenmek sevdiği renkleri bilmek bence güzel olucaktır. Bu insanların hayat içinde basından gecenler tıpkı bir roman gibi, yada televizyonda bir film izler gibi gelecektir bizlere. Onlarla sohbet ederek anlamak tanımak sohbetin güzelliğinin farkına varmak bu durumdan keyf almak mutlu hissetmek oldukca güzel olucaktır. Biz insanlar bir filmden bile etkilenen birileriyiz. film ve kurgu oldugunu bildiğimiz halde heycanla izleriz dinleriz değilmi. olmamış gerceklikle alakası olmadıgını bildiğimiz halde bu filmi nasılda izliyoruz ve bu izlediğimizi hayatımıza bile yansıtabiliyoruz. Peki ya işte bu tanımadıgımız insanların yasantılarıda bir film gibi gelmezmi bzie izlemeye yani sohbet etmeye degmezmi. Gercek bir hayat hikayesi. gercek bir yaşanılmış olay. canlı kanlı bir hayat dilimi. kesinlikle kurgu deil göz önünde duran bir gercek. Sırf bu gerceklik yüzünden bile sohbet etmeye insanları tanımaya anlamaya arkadas olmaya yada sadece dinlemek anlamak amaçlı sohbet etmeye deger bence. Her insan farklı bir yasam, farklı bir hayattır aslında. kimi insanın yasamında kendi yasamımızıda bulabiliriz, aynı seyleride yaşamış olabiliriz. Kendi adıma ben sohbet etmek için bir sebeb aramam, herbir insan başlıca bir sohbet sebebidir diye düşünüp herkezle sohbet ederim. Sizlerinde sohet ederek hayata dair insanlara dair bir cümle fazladan bir kelime bir anlam bir kafiye bir deyiş bir kültürü öğrenmeniz için insanlarla sohbet etmenizi öneririm. Dogudan bir insanla tanıştım. merhaba nasılsın nerelisin, ne iş yaparsın, yaşın kaç gibi cümlelerin sonunda sohbeti ilerleterek hayata dair birsey öğrendim. Doguda küçük bir köyde yasamış olan bu arkadasım. bana doguda doğup buyumenin zorlukları ve iyi yanlarını anlattı. Orada yaşanan olaylardan bahsetti evlenme yaşlarından, kültürlerinden, dostluk anlayışlarından, arkadaslıgın onlarca anlamlarından. hayatta nelerle karsı karsıya kalıyor o yörenin halkı, iş imkanının olmadıgı bir yerde nasıl geçim kaygısına düştüklerini anlattı. sadece haberlerden izlemekle bazı gercekliklerinde farkına varamıyormuş insan. hayat sadece haberlerde anlatıldıgı gibi iki satırlık hayat zor sözlerinden ibaret değilmiş anlamama vesile oldu. ben bunun nasıl farkına vardım. oranın kültürünü nasıl anladım. yaşamlarındaki o farklılıkları nasılmı anladım? tabiki sohbet ederek tanıyarak kendımı tanıtarak hasbihal ederek. Kısacası arkadaslar sohbet etmek için bizlere herşey bir konu bir bahane bir sebebtir. Bol bol sohbet ederek farklılıkların farkına varabiliriz.
sohbet siteleri Nerede nasıl sohbet edebiliriz?
Nerede sohbet edebiliriz; tabikide her platformda heran her yerde sohbet edebiliriz. Nerde ve nasıl? bu sadece bizim secimimizdir nerelerde nasıl sohbet edebiliriz dedikya hani işte bir kaç örnek olsun bizlere kimlerle nasıl nerde sohbet imkanı bulucağız nelerden bahsetmeliyiz nasıl sohbet etmeliyiz. Tabiki bunlara bir örnek ve yazımız olmustur. Nasıl sohbet edilir? diye bir yazım var bunuda okuyarak fazlaca bilgi sahibi fikir sahibi olabilirsiniz. bu linkten ulaşıpta konuyla alakalı fikir edinin NASIL SOHBET EDILIR? Fazlaca detaylı bir konu olduguna inanıyorum. sohbet etmek için bir mekana üstü kapalı bir yeremi ihtiyac duymalıyız. sohbet etmek için kaç kişi olmalıyız gibi sorulara yanıt olarak bahsetmem gerekir. Sohbetin yeri mekanı zamanı yoktur aslında. sadece sohbetin tarzıyla alakalı değişklikler vardır. nelerdir bunlar. Bir düğünde kalkıpta ölmüş birinden bahsederek sohbet etmek pekte anlamlı olmaz diye düşünüyorum. yada bir cenaze evinde kalkıpta kahkaha atmamıza sebeb bir sohbet konusuyla sohbet etmekte oldukca anlamsız yersiz ve sacma olcaktır. iste tamda bu gibi alakasız bir duruma düşmemek için sohbet ederken belirli konular altında sohbet ortamı olusturmamız gerekır Bulundugumuz duruma uygun sohbet konularıyla sohbet etmek ideal olcaktır. arkadaslarla bir kafede otururken herseyden bır sohbet ortamı kurabiliriz. gelecekten gecmısten espirili konulardan bahsederek sohbeti sürdürebiliriz. komik olayları anlatarak sohbeti eglenceli ve komık bır havada yapabiliriz. Arkadaslarınızın kahkahasına sebeb olcak konuları secerek sohbet edebiliriz, bir videodan bir ilginc bir anınızdan bahsederek, şakalar yaparak sohbet edebiliriz. Diyelimki bir düğün evindeyiz eglencenin dibine vuruyo insanalr hayatlarındaki en mutlu anlardan birini yaşıyorlar. Yüzlede gülümseyiz mutluluk oldukca yuksek seviyede ve herkez pozitif bır durumda. o halde bizde bu duruma göre sohbet etmeliyiz. Burda kalkıp acılardan, kaybedişlerden. hayatın bize kattıgı kötü olaylardan, ölümden cenazeden cezaevinden bahsetmek olmaz. daha pozitif, daha sıcak daha samimi, daha eglenceli, ve insanların mutlulugunu benimseyecek hatta bu mutluluğu paylaşacak sohbet etmek daha güzel olucaktır. Birde bayanların cay saatleri kahve saatleri altın günleri olurya. burdaki sohbetlerde oldukca güzeldir yeterki sizlerde sohbete dahil olun Biraz dedikodu biraz onu bunu komsuyu ayşeyi fatmayı çekiştirmek. yediklerinden giydiklerinden bahsetmek kim kiminle ne yaşamış sohbet konusu olmustur. ilerleyen saatlerde edilen o güzel sohbetlerden sonra, içilen kahvelerin falına bakmakta ayrı bir sohbete konu olucaktır. Kimin falında ne göründü kime ne kısmetler cıktı, kimisi kaç vakte kadar zengin olcak koca bulcak diye devam edecektir bu sohbetlerde. Sizcede bu sohbetler güzel değillermi anlamlı ve oldukcada iyi değilmi. bize birşeyler katıyor insan oldugumuzu yaşadığımızı hatırlatıyor değilmi. Dostlugu arkadaslıgı yaşamı nasılda hatırlattı bize bu degişen yerlerdeki degişik sohbetler. Birde hayatımızın en acı dönemleri vardır Adına ölüm dediğimiz olay. hayatın ta kendisi ve gerceği, kader diye teselli aradığımız. Bakın burda şunu özellikle söyleme ihtiyacı hissediyorum. sohbet sadece eglenmek gülümsemek mutlu olmak sevinmek sevinçleri mutlulukları paylaşmak değildir. Acının, hüzünün, kederin, sızının, öfkeninde sohbeti vardır. bu duyguların bu anlarında sohbeti vardır tabiki. Dedikya hayatımızın acı yönleride vardır kayıplarımız kaybedişlerimiz. birinin ölümü gibi. bir cenaze evinde nasıl sohbet edilir Daha dini konuları konusarak sohbet etmeliyiz. dinimizden merhametten vicdandan yaradanımızdan bahsederek sohbet etmemiz gerekir. Sohbet odalarında sohbet etmek;Tüm bunların yanında hani dedikya evde düğünde kafelerde altın günlerinde sohbet ediyoruz diye. Birde internet üzerinde olusan mekanlarda sohbet imkanlarımız vardır. nerelerdir bu sohbet odalarındaki mekanlar. Bu sohbet etmemiz için açılmış olan platformlara sohbet siteleri diyoruz. diger adıylada sohbet odaları, mobil sohbet siteleri diyoruz ve birazda bundan bahsetmeliyim.
sohbet_etmek Sohbet odalarında sohbet
Sohbet odaları dediğimiz, sohbet siteleri dediğimiz platformlar, internet üzerinden erişim sağladıgımız görsel ve yazışmalı sohbet odalarıdır. Bu sohbet odaları kendi içinde farklı bölümlere ayrılmıştır. degişik konular altında sohbet etmenizi saglamak için odalar isimlerle ayrı tutlmustur. Nasıl ayrı nasıl farklı isimler derseniz şayet. Şu konuyu okumanızı tavsiye ediyorum detaylı olarak burada paylaşmıştım Sohbet sitelerini tanıyalım Bu sohbet odaları çeşitli şehir isimlerinden olusuyorlar, oyun ve radyo müzik amaçlı sohbet odaları diye sınıtlandırılmıştır. Şehir isimleri dediğimiz sohbet odaları sizlere kolaylık olması acısından oldukca faydalı ve önemlidir. Neden önemli derseniz, Yaşadıgınız şehirden biriyle yani sizinle aynı şehirde ikamet eden biriyle sohbet etmek isterseniz. bu şehir sohbet odalarını kullanırsınız. Tanışmak yada konusmak kısacası sohbet etmek istediğiniz kişileri sizler belirleyeceginmiz için oldukca önemlidir bu odalar. Aynı semtten aynı mahalleden aynı şehirden birileriyle sohbet etmek istediğinizde bu sohbet odalarını kullanarak istediğinizi elde ediceksiniz. Oyun için açılmış tamamen oyunlar oynamak için faliyet gösteren odalarada bizler oyun odaları diyoruz. bu oyun odaları sadece oyun oynamak içindir. Sohbeti amaçlayan kişiler ve sadece sohbet etmek için sohbet odalarını sohbet sitelerini kullanan insanlar pek fazla tercih etmezler bu oyun odalarını. Bu oyun odalarını daha cok oyun oynamak zamanını oyun oynayarak kültürünü geliştirmek isteyen kişilerce kullanılır. Farklı oyun tipleriyle istenilen ve amaclanan sunulmaktadır.Genel kültür içerikli oyun odaları matematik içerikli oyun odaları. ingilizce yazılı oyun odaları, birbirinden farklı cok fazla sayıda oyun odası mevcuttur. sizler neyi amaçlıyorsanız sizinde talebinizi karsılayacak bir oyun odası mutlakaki vardır. Müzik adına olusmus radyo odasıda bu sohbet odalarının sohbet sitelerinin olmazsa olmazıdır. amaçlanan sadece müziktir keyftir. Online yayın yapan djlerle istediğiniz zaman muzik dinleme imkanınız olucaktır. sohbetinizi yaparken bir yandanda müzik dinleyerek bu yaşadıgınız andan keyf almanız amaçlanmıştır. istek isteme ve bir arkadasınaza yada herhangi bir kişiye sizin istediğiniz kişi yada kişilere hitaben istek isteyebilirsiniz. Bu istekleriniz online dj lerce anında yayınlanacaktır özel olarak söylenmesini istediğiniz kelimelerde djler tarafından okunacaktır. tabikide en önemli olanda genel sohbet odalarımızdır. bu sohbet odalarında sadece sohbet vardır amaç sadece sohbet etmek ve sohbet ettirmektir. Bu sohbet odalarında daha öncedende bahsettiğimiz tüm konuları baz alarak sohbet edebiliceksiniz. doyasıya istediğiniz gibi ve istediğiniz sürece sohbet edebilirisniz. Sizler için bir kısıtlama kesinlikle söz konusu değildir. istediğiniz zaman istediğiniz bir konuda istediğiniz kişiyle sohbet etmek sizin elinizdedir. Hiç bir ayrım kesinlikle bu sohbet odalarında yapılmaz ve yapılamaz. adınız yaşınız sehrinizin bir önemi kesinlikle yoktur ve ayrımcılık, kesinlikle söz konusu bile olamaz. sohbet etmek istediğiniz kişiyi elbetteki sizler seciyorsunuz. kiminle sohbet etmek isterseniz onu kast ederek yazabilirsiniz. biriyle sohbet etmek istediğinizde, kullandıgı adı yazarak baslayabilirsiniz yada sohbet etmek istediğiniz kişinina dını yazmanız yeterlidir. genel olarak ortada bir sohbet isterseniz, bir isim soylemenize gerek yoktur. doğal olarak ortaya genele yazarak sohbetinizi sürdürebilirsiniz. Tabiki özel oalrak yazışmak istediğiniz olucaktır yada olabilir. bu gibi ihtiyaclarınızı karsılamak adınada özel sohbet bölümü vardır. kimsenin görmediği bilmediği erişemediği özel pencereniz olucaktır. sadece size ve karsınızdakıne görunen bu özel sohbet pencereside sadece siz ve karsınızdaki kısıye acıktır. sizden ikinizden baska hiçbir kimse bunu göremez okuyamaz yada dahil olmaz. boyle bir özel penceresinde özel konularınızı konusabilirsiniz. Elbette konusmak istemediğiniz sohbet etmek istemediğiniz zamanlarda olabilir. bu sohbet odalarına giripte sohbet etmeden bekleyebilirsiniz. Sadece sohbet edenlerin yapmış oldugu sohbeti takıp edebilirsiniz. onların sohbetini izleyerekte zaman gecirebilirsiniz. bu sadece ve sadece sizin seciminiz ve size kalmıstır. Bu secimlerin sizde olmasıda oldukca iyibirsey diye düşünüyorum tüm kontrol sizin elinizde olucak. istediğiniz zaman istediğinizi yapabiliceksiniz.
mobil_sohbet Mobil sohbet imkanı
Mobil sohbet imkanıylada sohbet etmek için bizlere bir fırsat sunulmustur. bu fırsatıda degerlendirmemiz gerekir. Bu mobil sohbet nedir ne işe yarar nasıl kullanabiliyoruz gibi sorularınıza yanıt olarak Şu konuyu inceleyerek MOBIL SOHBET fikir sahibi olabilirsiniz. Mobil arayüzden bu mobil sohbet imkanından, Biraz bahsetmekte fayda var. bu mobil sohbet dediğimiz telefonlarımızdan yada tablet üzerinden bizlere sohbet imkanı sunmasıdır. Telefonlarımızdan yada tabletlerimizden, sohbet sitelerine, sohbet odalarına baglanabiliyoruz, bunun adına mobil sohbet diyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerden 7/24 sizin isteginize kalmış dilediğiniz bir zaman diliminde kolaylıkla sohbet etmek için bu olusmus sohbet odalarına giriş yapabilirisniz. yıllar öncesine bakarsak bu sohbet odalarına baglanıpta sohbet imkanı bulmak oldukca zordu. internet kafeler olmasa buda olmuyacaktı. şimdilerde bu sohbet odalarında sohbet imkanı bulmak oldukca kolaylaştı. bu gelışen teknoloji sayesinde sohbette sınır kısıtlama kalmadı diyebiliriz. Akıllı telefonların ve tabletlerin hayatımıza girmesiyle hersey oldukca kolaylaştı istediğimiz an istediğimiz bir yere ulaşabiliyoruz. en basit şekilde bilmediğimiz bir cümlenin ne anlama geldiğini yada nerelerde ne sıfatla kullanıldıgını telefonlarımızdan googleye bakarak ögrenebiliyoruz. Bu olay kolaylık sohbet odaları içinde gecerli durumdadır. istediğimiz zaman sohbet odalarına mobil sohbet imkanıyla baglanarak sohbet imkanı buluyoruz. Bir zaman yada süre kısıtlaması olmadan, ışık hızında mobil sohbet imkanıyla sohbet sitelerine bağlanarak doyasıya sohbet imkanına erişebiliyoruz. Şimdilik sohbet adı altında konuyu tamamlayalım. diğer konumuzda sohbet odalarında aşk; sevgi; özlem; dostluk; arkadaslık; ve daha fazlasını konu alarak sizlerle paylaşacagım www.sohbetinAdi.Net sohbet odaları.. ger gecen gün biraz daha gelişen teknolojiyle sohbet sitelerine erişmek dahada hızlı ve kolay bir hale gelmiştir. internet adresi olan bu sohbet sitelerinde tabletlerden ve cep telefonlarında giriş yapmak oldukca kolay ve hızlıdır, sohbet arayüzü dediğimiz yani mobil sohbet imkanıyla herzaman baglanmak ve sohbet chat yapmak mümkündür. chat odalarında chat keyfini tatmamış olanlar sohbet odalarına hiç gelmemiş kişiler buraya basit ve kolayca giriş yapabilirler. sohbete baslamak cok daha kolay. bedava sohbet etmek için sizlerde mobil sohbet imkanıyla bu eglenceli ortama katılabiliceksiniz. chat sohbet hizmeti veren sohbet sitemizde istediğiniz zaman canlı sohbete baslayabilirsiniz. bedava ve üyeliksiz sohbet fırsatından faydalanın.
submitted by Sohbetinadi to chat [link] [comments]


Ersay Üner - Selam - YouTube Sadece açıqlama N niye sadece ona selam d diyo SADECE 1 SANİYE GÖRME ŞANSI OLDU ! Pubg Mobile Ahmed Muhammed Mustafa S.A.V (O'na Selam Olsun) Özgün - Sadece Arkadaşız (Official Video) - YouTube Tarkan - Selam Ver (Stereo) 1992  90'lar Müzik Video ... Üzgünüm www.youtube.com Efendimin Hasretiyle I Duygusal Klibiyle Muhteşem Bir İlahi

SeLaM?

  1. Ersay Üner - Selam - YouTube
  2. Sadece açıqlama
  3. N niye sadece ona selam d diyo
  4. SADECE 1 SANİYE GÖRME ŞANSI OLDU ! Pubg Mobile
  5. Ahmed Muhammed Mustafa S.A.V (O'na Selam Olsun)
  6. Özgün - Sadece Arkadaşız (Official Video) - YouTube
  7. Tarkan - Selam Ver (Stereo) 1992 90'lar Müzik Video ...
  8. Üzgünüm
  9. www.youtube.com
  10. Efendimin Hasretiyle I Duygusal Klibiyle Muhteşem Bir İlahi

Özgün’ün, Avrupa Müzik etiketiyle yayımlanan 'Sadece Arkadaşız' isimli şarkısı, video klibiyle MuzikPlay kanalında! Kanala Abone Olmak için: http://bit ... Salât ona selam ona can feda onun yoluna heder oldum yana yana Efendimin hasretiyle, **** Andım Muhammed Rasulü ondur Medine’nin gülü savruldu kalbimin külü Efendimin hasretiyle, Selam Dostlarım Bugün efsane bir gün bootcampe inip temizledikten sonra paradiseye çekildim orayı temizliyen kardeşimiz sıktı bomba attı ve ona sadece 1 saniye verdimmmm ve o ölümünü ... Ahmed Muhammed Mustasa S.A.V (Ona Selam Olsun) videolarını http://www.bakmadangecmeyin.com adresinden izleyebilirsiniz. Abraham Hicks 2020 - Only for ADVANCED Abraham's Listeners. Law of Attraction - Duration: 14:47. Abraham Hicks Foundation 180,482 views Bu korku dur busadece gacha life de ki korkudur aslında bu video şarkı yapan lar hepsi yalandır ama ben hiç bişey yapmadığı görünüz. Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Selam peaçyler Ben Zoey Gacha ytmı geir aldım BURÇİN sayesinde ona bol peaçylı günler Artık o ytdan devam etmem linkini koyarım Bays peaçyleerim. Tarkan - Selam Ver Yine Sensiz (1992) - Satın al http://goo.gl/w60AFp Gözlerin geçmişi sorguluyor Anılar sanki hesap soruyor Seni bırakıp gitmem hataymış Del... Ersay Üner'in, SM Production & DMC etiketiyle yayınlanan 'Nokta' albümünde yer alan 'Selam' isimli şarkısı, video klibiyle netd müzik'te. Söz & Müzik: Ersay ...